• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Hande Şarman

Hande Şarman

[javascript protected email address]

Tamamen yanlış anlıyor olabilir miyiz?

31 Ocak 2012 Salı, 10:48:54

Kar yağıyor, yollar tıkanıyor, elektrikler kesiliyor, sular gidiyor, evsizler donuyor; biz bağırıp çağırıyoruz: "Lanet olası kar! Allah kahretsin bu karı kışı!" Birazdan biri çıkıp diyor ki: "Ama kar da yağması lazım, mikroplar kırılır iyidir". Susuyoruz.
Bir memur, iki çocuklu ailesini zor geçindiriyor. Bir de arkadaşları gaza getirince kredi alıyor. Ödeyemiyor. Tefecinin eline düşüyor. Onu da ödeyemiyor. Tehdit ediliyor. Baskıların altında ezildikçe eziliyor. Eşini, çocukları kör bıçakla doğruyor. Kendisi de intihar ediyor. "Cinnet getirmiş yazık" diyoruz. Birisi çıkıp "Borç yiğidin kamçısıdır ama adamcağıza ağır gelmiş. Yazık" diyor. Susuyoruz.
Deprem oluyor, evler yıkılıyor, insanlar ölüyor; biz bağırıp çağırıyoruz: "Depremden nefret ediyorum. Deprem diye bir şey hiç olmasa! Perişan etti bizi!" Biri çıkıp diyor ki: "Deprem de doğal bir afet. Allah'ın işi işte... Geçmiş olsun". Susuyoruz.
Bir kadın, minibüse binerken şoför aniden, hızla hareket ediyor. Kadın düşüp yollarda sürünüyor. Hastaneye yetiştiriliyor. Hastane "Burada yoğun bakım ünitesi yok" diyor. Kadın başka hastaneye nakledilirken ölüyor. "Ahhh" diyoruz. "Talihsiz kadın!" Biri çıkıp "Allah rahmet eylesin" diyor. Susuyoruz.
Bir kadın, eşinden işkence görüyor. Boşanıyor. Ama işkence bitmiyor, boşandığı adam tarafından sürekli hakarete uğruyor, şiddet görüyor. Darp raporuyla devlete başvuruyor. "Can güvenliğim yok" diyor. Hiçbir şey değişmiyor. Bir gün o adam gelip kadını öldürüveriyor. "Ahhh ya" diyoruz, "Belliydi!" Biri çıkıp "Ne pis adamlar var. Yazık kadına Allah rahmet eylesin" diyor. Susuyoruz.

ÇÖZÜMÜM BİRAZ ÜTOPİK
Bir şeyleri tamamen yanlış anlıyor olabilir miyiz? Yani kar yağdığında olan biten için kara kızmak, deprem olunca yaşananlar yüzünden depreme sövmek, insan ihmali veya hataları yüzünden olanlar için boşluğa haykırmak ne kadar akıllı insan işi?
Biraz ütopik olacak ama lisede bizlere verilen mantık, felsefe ve psikoloji derslerini önemsesek, artırsak, ilkokuldan başlatsak, acaba kelimelere kızmaktan ötesini becerebilir miyiz? Kavramlarla karışan kafamızı biraz netleştirip, yeri geldiğinde elimizi taşın altına sokmayı, yeri geldiğinde adil bir biçimde hakkımızı aramayı öğrenebilir miyiz? Bütün bu yanlış anlamalardan bir gün kurtulabilir miyiz? Ne dersiniz?

***

Hepimiz engelleniyoruz

İstanbul sokaklarında topuklu ayakkabılarımla yürümeye çalışırken aklıma gelir: Ben sağlıklı halimle, ayağımda topuklu ayakkabı var diye yürüyemiyorum. Ya engelli olsaydım? Ya engelliler ne yapıyor? Nasıl sokağa çıkıyor?
Dik bir merdivenle karşılaşsam, gideceğim yere başka yol yoksa yine alır beni bir düşünce: Ya çok yaşlı veya engelli olsam? Nasıl olacak bu iş? Nasıl varacağım ben gideceğim yere?
Bir trafik ışığı ki, koşarak geçmezsem yolun yarısında kalacağım. Yine aklımda benzer sorular... Ya engelli olsaydım, ya çok yaşlı olsaydım?
O anlarda aklıma "Bu durumları bir yere bildirsem de gereği yapılsa" gibi düşünceler gelirdi. İşte şimdi bu imkan var. www.buradaengellendim.com işte tam da bu iş için! Lütfen zaman ayırıp siteyi inceleyin. Şahane bir iş yapılmış.

***

Mürekkebi Kurumadan

KIBRIS'TA NELER OLUYOR?
Doç. Dr. Mehmet Hasgüler ve Dr. Murat Özkaleli tarafından yazılan "Kıbrıs'ta Kimlik ve Değişim", Alfa Yayınları'ndan çıktı.

EĞER MALZEME AZSA...
En çok 4 malzemeyle neler pişirebilirsiniz? İşte "4 Malzemeli Yemekler" adlı kitap burada devreye giriyor. Pegasus Yayınları'ndan çıktı.

Diğer Yazıları

Er meydanında kadının İŞİ NE KARDEŞİM!

  • Yayın Tarihi: 22/05/12 10:46
  • [javascript protected email address]
19 MAYIS'TA tören yapılacak, yapılmayacak; çocuklar üşüyor, yoruluyor ne gerek var derken bayrama damgayı bambaşka bir olay vurdu. 8 yıldır güreş yapan, birçok madalya sahibi Nurcan Kılıç bir erkekle güreş tuttu. "Aaaa nasıl olur"du, ata sporumuz buna...
Devamını Oku

UYUYAN GÜZEL'in bütün derdi rüyaymış

  • Yayın Tarihi: 15/05/12 11:15
  • [javascript protected email address]
İNGİLİZLERİN tüm huysuzluklarını, suratsızlıklarını içtenlikle anlamaya başladığım bugünlerde herkesin "güneşli günler görmek"le ilgili isyanının içinde kendi küçük deliliğimizde eriyip kaldık resmen. Her şey "çok", her şey "hızlı"... Dolayısıyla her şey...
Devamını Oku

Ayasofya'nın sırrı çözüldü sıra temizlik kovalarında!

  • Yayın Tarihi: 08/05/12 10:53
  • [javascript protected email address]
HABERİ okudunuz mu bilmem ama dünya harikalarından biri olmaya aday gösterilmiş, dünyanın en eski katedrali olan "Ayasofya Müzesi"nin yeni bir "gizemi" ortaya çıktı. "Müze midir cami midir, nedir nedir" diye yıllarca oyalandığımız ve yıllar içinde...
Devamını Oku

Rüyamda Diablo’yu gördüm

  • Yayın Tarihi: 01/05/12 10:55
  • [javascript protected email address]
OYUN oynamayı severim. Bilgisayar oyunlarını daha çok severim. Kardeşim ve arkadaş çevrem hep "bilgisayarcıoyuncu-teknolojiden anlayan" adamlar, hep "geek"ler olduğu için de hayatımda daima oyun oynayan insanlar oldu. İyi ki öyle oldu. Bazı oyunları...
Devamını Oku

23 Nisan da olsa neşe dolamıyor insan!

  • Yayın Tarihi: 24/04/12 11:25
  • [javascript protected email address]
DÜN 23 Nisan'dı. Her yer bayrakla, çocuk kahkahasıyla doldu. Aynı zamanda "Çocuklar Gelin Olamaz" yürüyüşü vardı. 23 Nisan, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olması sebebiyle, "neden çocuklar gelin olamaz"ın gözle görülebileceği en güzel gün olduğu için...
Devamını Oku
Tüm Yazıları