Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        MADDİ durumu çok iyi olan bir işadamı, gün gelip de vefat ettiğinde bıraktığı mirasın değerini oğlunun anlaması ve şükürcü olması için ne yapması gerektiğini düşünüyormuş. "Varlık içinde büyüyenin darlıktan haberi olmaz" sözünden yola çıkarak oğluyla birlikte ülkesinin en fakir bölgesinde bir köye bir haftalık gezi yapmaya karar vermiş.

        Lüks arabalarıyla yaptıkları yolculuklarında varmak istedikleri köye yaklaşırken asfalt yol bitip toprak yol başlamış. Uzun süre devam eden tangır tungur sarsıntılı yolculukları, duvarları çamurla sıvalı, dökük bir köy evinin önünde son bulmuş.

        Köylülerin günlük rutini neyse tam bir hafta boyunca onlar da kulübelerinde aynı şeyleri yaparak yaşamışlar. Süre dolup da baba ve oğul köylülere veda ederek lüks villalarına geri dönerken ikisi de sessizce camdan dışarıya bakıyormuş.

        Baba sessizliği bozmak için sormuş: "Nasıl, ziyaretimiz hoşuna gitti mi?" Oğlu "Evet" dercesine başını sallamış. Babadan ikinci soru gelmiş: "Peki bu yolculuktan ne öğrendin?" Oğlu cevap vermiş: "Bizim evde bir köpek var, onlarda dört. Bizim bahçede bir fıskiyeli havuz var, onların arka bahçesinde çağlayan. Bizim bahçe ampullerle aydınlanıyor, onlarınki yıldızlarla. Bizim bahçe bir duvarla son buluyor, onlarda duvar yok... "

        Babanın şaşkın bakışları altında oğlu konuşmasını tamamlamış: "Aslında cebimiz dolu olduğu halde bizim ne kadar fakir olduğumuzu göstermeye çalıştığın için teşekkürler baba."

        Gerçekten yaşanmış bu olaydaki gibi bir konuyu irdelerken aynı manzaraya farklı pencerelerden bakmak gerek. Değişik bakış açıları sayesinde çözümü hiç yokmuş gibi görünen nice problem sabun köpüğü gibi yok olup gidebiliyor.

        İngiltere'de geçen hafta düzenlenen The Royal Society panelinde bir araya gelen ekonomi uzmanları, dünya genelinde gözlenen ekonomik rahatsızlıklara bambaşka açıdan bir yaklaşım göstererek tüm dünyaya bir uyarı belgesi hazırladılar. Bu belgede altı çizilen uyarı: "Kemerleri sıkın!"

        Biz ülkemizde bu uyarıyı kendimizi bildiğimizden beri duyuyoruz, ama bu uyarı bir öncekilerden çok daha farklı. Çünkü bu uyarı evde zaten kıt kanaat geçinen halk kesimine değil, tam tersine "para musluklarının" başında oturanlara, geliri çok yüksek olduğundan kemerleri sıkma öğüdünü kulak ardı edenlere. Neden mi? İşte size uyarı belgesinde sıralananlar:

        Dünya nüfusu şu anda 8 milyara yakın ve her yıl ortalama 80 milyon artıyor. Bu nüfus patlamasını durdurmak imkânsız. Hızla artan tüketim ihtiyacını ne kadar üretim yaparsak yapalım karşılamak da imkânsız. Teknoloji geliştikçe hayat kolaylaşıyor, insanlar da bu kolaylıktan daha çok faydalanabilmek için büyük şehirlere göç ediyor.

        Bu arada büyük paralar kazananlar bu göç sayesinde tüketim arttığından daha da büyük paralar kazanıyorlar. Herkes para kazanmak ve harcamakla meşgulken tarım ve hayvancılık ölüyor, doğal kaynaklar suyunu çekiyor. Kişi başına düşen gelirler hesaplanırken köşeyi birkaç kez dönenlerin gelirleri de işin içine giriyor ve çıkan sonuç herkesi yanıltıyor.

        İngiltere'de düzenlenen paneldeki açıklamalara göre, dünya genelinde 10 yıl sonra geri dönülemeyecek bir ekonomik kaosun içine girilecek. Bunu engellemek için şimdiye kadar önerilen çözümler her ne kadar bilimsel ve mantıksal açıdan uygun görünse de gerçek anlamda uygulanabilirlik ihtimali çok düşük. Yapılacak tek şey, yüksek gelirlilerin aşırı harcamalarını zapturapta almaktır. Zira dünyayı uçurumun eşiğine iten asıl tüketim, orta ve düşük halli toplum bireylerince değil "parayı ne yapacağını şaşırmışlarca" yapılmaktadır.

        Panel yöneticisi Sir John Sulston'un dediği gibi, dünyanın ekonomik açıdan kurtuluşu ancak cüzdanı kalın olanların kemer sıkmasıyla olacaktır. Aksi takdirde tüm insanlarla birlikte cepleri dolu ama karınları aç olarak öleceklerdir.

        G-8 ülkelerinin global açlık için savaşı

        DÜNYADA ekonomik düzeyi yüksek 8 ülkenin (Amerika, Kanada, Rusya, Fransa, İtalya, Japonya, Almanya ve İngiltere) bir araya gelerek oluşturduğu G-8 grubu, dünyadaki açlıkla savaş için yeniden harekete geçti.

        Geçen hafta cuma günü açılan kampanyada, politik sebeplerden dolayı yavaşlayan çalışmaların tekrar hızlandırılmasına karar verildi. G-8 ülke liderleri 2009 yılında İtalya'da toplanarak 20 milyar dolarlık bir birikimi 3 yıl içerisinde açlık sorunu olan ülkelerde kullanma kararı almışlardı.

        O tarihten bu yana verilen sözlerin hiçbiri global açlığa temel bir çözüm getiremediyse de 30 Afrika hükümetini özellikle tarımda harekete geçirmek için motive etti. Bu yılın başlarından itibaren köylüler çiftçilik üzerinde eğitilmeye başlandı.

        VVashington'da yapılması planlanan G-8 toplantısına Afrika ülkeleri de katılarak çalışmaları sırasında karşılaştıkları sıkıntıları dile getirecekler. Bu yılki toplantının amacı, açlıkla verilecek savaşta gençleri ön plana çıkarmak.

        Diğer Yazılar