Roboski out Predator in
ROBOSKI-Uludere out, Predator in. Asıl mesele Roboski değil, Türkiye'nin Amerika'dan istediği uçan robotlarmış. Madem öyle, bırakalım Roboski'yi de uçan robotları konuşalım. Malumunuz, anlı şanlı Hellfire füzeleri atabilen insansız hava aracı Predator'u, Allah'ın emri peygamberin de kavliyle istemek için Amerika'nın kapısına dayanmışız.
Onca İHA'mız, milli Heronlarımız(!) varken, neden şimdi de elin Predator'una sardık anlamadım. İşin orasını bilemem ama çok istediğimiz bu kuşların namını çokça duymuşluğum vardır.
Amerikan ordusu Predatorları, askerlerin karadan girmesi zor bölgelerde keşif ve saldırı amacıyla kullanıyor. Yüksek görüntüleme ve analiz teknolojisinin, kumanda başında oturana BBG Evi'ni izliyormuş hissi verdiğiniyse, eski Genelkurmay Başkanımız Sayın Büyükanıt'ın hatıratlarından biliyoruz.
İstediğimiz Predator, ABD'nin elindeki 90 farklı İHA programından sadece biri. Amerika'nın elinde farklı türlerde 100'ü aşkın İHA'nın bulunduğu söyleniyor. Türkiye'nin istediği Predator'u farklı kılan başlıca özelliğiyse Hellfire füzesi atabilme kabiliyeti. Böylece anlık keşfin yanında, ani müdahale imkânı da veriyor.
Müstakbel demir kuşumuz, insansız hava aracıgillerden olsa da fazlasıyla insana bağımlı bir uçak aslında. O havadayken bir ordu asker de karada ona hizmet ediyor. Keşif analizcilerinden, sensör operatörlerinden ve yönetim ekibinden oluşan 168 kişilik koca bir ekibe sahip. Buna karşılık bir F-16 ekibinde yaklaşık 100 kişi görev yapıyor.
Şu an Amerikan ordusunun elinde 7500 civarında İHA bulunuyor. Envanterindeki uçaklarının yüzde 35'i İHA'lardan oluşan ABD, sektörde yalnız değil. Yaklaşık 40 ülkenin daha kendi İHA programları var.
İHA üretiminde en başarılı ülkeyse İsrail. Amerikalılar bile işi İsrail'den öğrendi. İsrail, 1982'deki Lübnan Savaşı'nda kullandığı İHA'larla ABD ordusunu kendisine hayran bıraktı. ABD, bugünkü teknolojisine İsrail'in yardımıyla ulaştı.
İran'ın da hakkını yememek lazım. 1982'den beri işin içindeler. Ahmedinejad, "Ölüm Elçisi" adını verdiği bomba taşıma kapasitesine sahip yeni İran İHA'sını geçen yıl tanıttı. İran geçtiğimiz yıl RQ-170 tipi bir Amerikan İHA'sını kendi havasına girdiği gerekçesiyle düşürdü. Şimdilerde de RQ-170'in teknolojisini çözmekle meşguller.
Gelgelelim bu kuşlar, İran'ın düşürmesinden de anlaşılacağı üzere pek mükemmel ve masum sayılmazlar. Son 10 yılda yaklaşık 80 Amerikan İHA'sı düştü. Meselenin en vahim tarafıysa İHA'ların sebep olduğu katliamın bilançosu.
ABD'nin Irak ve Afganistan gibi fiili savaş bölgelerinde kullandığı İHA'ların ölümüne sebep olduğu sivil sayısı gizli tutuluyor. Ancak savaş halinde olmadığı Pakistan'da bile son 10 yılda öldürülenlerin sayısı 2000'in üzerinde. Üstelik öldürülenlerin 500'ü yani 4'te 1'i de kesin olarak sivil. Savaş olmayan bir ülkede bu kadar masum sivil öldüğüne göre, Irak ve Afganistan savaşlarında katledilen sivillerin sayısı da 10 binden aşağı olmasa gerek. Filistin kaynaklarına göre; İsrail'in son 6 yılda Gazze'de düzenlediği İHA saldırılarında ölenlerin sayısıysa 825'in üzerinde. Bu saldırılarda ölenlerin çoğunluğu yine siviller.
Rakamların ortaya koyduğu tablo net. Hiçbir istihbarat karadan edinilen, insani merkezli istihbaratın yerini tutmuyor. Bakın ABD, Pakistan'da Ladin'i 7 yıl boyunca İHA'larla aradı ama nafile. Sonunda Ladin'i bulan da vuran da İHA'lar değil karadaki CIA ajanları ve askerler oldu.
Havadaki robotun gözüyle elde edilen istihbarat bazı zamanlarda yanıltıcı oluyor. Ve ne yazık ki o bazı zamanlarda olan da masum sivillere oluyor. İnanmayan Gazze'deki, Pakistan'daki yetimlere sorsun. "Oralar çok uzak" diyenler, Roboskili analara ve yetimlere de sorabilir tabii.