Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        KADINI şüphelendiren 20 "kusurlu" hareket...

        Araştırma ABD'de yapılmış fakat kusurlu hareketlere bakarsanız anlaşılan "kıllanma" sınır, milliyet falan tanımıyor. Ve kadın kısmının, kıllanmadığı tek bir durumu yok erkeğin... Baksanıza 5 değil, 10 değil tam 20 hareket!

        "Daha çok sarılmak"tan tutun, "sık sık sevdiğini söylemek"e; "sık sık aramak"tan "daha kibar davranmak"a kadar düşünün artık!

        Oysa hangi kadına sorsanız "Erkekten ne bekler, ne istersin?" diye, bu "kusurlu" hareketleri sayar.

        Yahut "boşanma nedenleri" hakkında bir araştırma yapılsa, kadının gerekçeleri arasında mutlaka bu 20 "kusurlu" hareketten üç-beşi "eksik" olarak yer alır. "İltifat etmiyordu" yahut "Duygusal davranmıyordu" falan filan.

        Demek istiyorum ki kadının ne kadar "anlaşılmaz" bir varlık olduğunun ispatı gerekirse bu "20 kusurlu hareket" pekâlâ "belge" sayılabilir.

        Fakat bir yandan da araştırma kadının yanılmadığını da ortaya koyuyor; erkek aldatınca hakikaten "kusurlu" denilen hareketleri yapıyormuş.

        Kadın "malını biliyor" yani.

        Fakat bana sorarsanız "aldatan erkek aldatmayandan daha iyi"!

        Bana daha kibar davranacak, beni daha çok dinleyecek, hafta sonu tatilleri ayarlayacak, uzaktan kumandayı elime verecekse, aldatsın abi!

        Biten ilişki başlasa da yürümez

        BUNDAN yıllar önce Kıvanç Tatlıtuğ ile Azra Akın'ın "birinci ayrılığın ardından ikinci beraberlikleri" başladığında "Olmaz" demiştim, "Yürümez".

        Herkes çok sinir oluyor bu övünme haline ama n'apayım ki "Ben demiştim" durumu hasıl oldu ve ayrıldılar.

        Fakat yenilen pehlivanın güreşe doymaması gibi 3 yıl aradan sonra tekrar bir araya geldiler ve şimdi duyuyoruz ki yine ayrılmışlar.

        Bakın, şunu bilir şunu söylerim: "Yeniden" başlayan beraberlikler eski sorunların üstüne binmiş yeni sorunlara gebedir!

        Taraflar birbirine saatlerin hatta dakikaların hesabını soruyorken ve büyük ihtimalle ilişkinin bitmesinin ana nedeni buyken araya giren 3 yıl "hazmedilir mi" sanıyorsunuz?

        Üstelik "şüphe" de değildir artık içi kemiren... 3 yıl içerisinde iki taraf da göz önünde ilişkiler yaşamıştır.

        Onların hesabı sorulmaz mı?

        O 3 yılın her dakikası "fitil fitil" burundan getirilmez mi?

        Hadi diyelim, bilinen duyulan bir şey yok, karşı taraf da yemin billah 3 yıl "sap gibi" yaşadığını söylüyor... Ayol burnunuzun dibinde, gözünüzün önünde otururken güvenmediğiniz insanın beyanına nasıl inanacaksınız?

        Üstelik "mantık" denen bir şey var; genç bir erkek/kadın neden 3 yıl "sap gibi" otursun?

        Bu daha da beter bir durumdur. Çünkü "senaryoyu yazmak, karakterleri bulup çıkarmak" size kalmıştır ki özellikle kadınlar bu hususta "ustalıkta sınır tanımaz".

        Yani... Olmaz arkadaşlar!

        Her ayrılık, istediği kadar kısa olsun, iki tarafa da "yeni şüpheler, güvensizlikler" yükler. Olmaz.

        MIŞ-MUŞ

        **Erzurum’da hava sıcaklığı eksi 35 dereceymiş.

        Öyle anlamayız; İstanbul üzerinden belirtilsin sıcaklıklar!

        **İstanbul’da çarşambaya kadar yalancı bahar yaşanacakmış.

        Geçen haftaki infiale bakarsanız esas o karlı günler “yalancı kış” idi!

        Diğer Yazılar