Tanıştırıyorum: En baba blogger: Cesur Doruk
ONA babaların kralı veya blogger'ların en babası demek daha doğru olur. Eşi hamile, birlikte bebek bekliyorlar. Bir öğle saati arıyor ve "Biraz sancım var doktora gidiyorum" diyor. Henüz 30 haftalık bebek. Gittiğinde Cesur'u arıyor ve "Hastaneye yatırdılar beni, bugün kalma ihtimalimiz varmış" diyor. O gün doktor erken doğum riski olduğunu, o gece orada kalmaları gerektiğini söylüyor ve daha önce hiçbir sıkıntı ve sancısı olmayan eşi ile birlikte hastaneye giriyor. Giriş o giriş. Tam 35 gün kıpırdamadan yatıyorlar birlikte hastanede. Yatıyorlar diyorum çünkü Cesur da eşiyle birlikte yanından bir saniye ayrılmadan günleri ve geceleri geçiriyor.
Hastaneye yattıklarında sadece 900 gr olan bebekleri 35 gün sonra bir gece yarısı gelmeye karar veriyor. Arada gelmek istediğinde hep doktorlar tarafından engellenen bebecik artık dayanamıyor çıkmak istiyor. Tam 35 haftanın içinde ise geliyor.
Tüm hastane bekleme sürecinde her anne adayı ve baba adayı gibi çılgın bir araştırmaya başlıyorlar. Çünkü okurlarımdan biliyorum prematüre bebek sahibi olan anneler ve babalar daima şu soruyu soruyorlar. "Neden bizim başımıza geldi?" Cesur da tabii uzun geceler ve günler süren hastane macerası içinde oda içinde bir alanı bilgisayar ile birlikte çalışma yeri haline getiriyor ve başlıyor yazmaya. Önceleri bir deftere elleri ile yazdığı yazılar sonra blog haline geliyor. Adını da "bir adam bir bebek" koyuyorlar eşi ile birlikte.
Anneler de babalar da bloğa ilgi gösteriyorlar çünkü Cesur yazılarını bir babanın araştırmacı kimliği ile birlikte bir annenin duygusallığını birleştirerek yazıyor. Örneğin puset alırken biz annelerin baktığı şeylerin dışında konulara da bakıyor. Ben nasıl yemekten zevk alıyorsam onu öyle yedirdim" diyen bir baba düşünebiliyor musunuz?
Benim eşim bir, Cesur ikidir bence... Erkeklerin baba olma halleri tartışılması gereken bir durum. Günlük hayat içinde maalesef annelere daha çok iş yükü düştüğü tartışılmaz bir gerçek. Ama Cesur Doruk gibi babaların çoğalması gerekiyor.
Eskiden bankacılık yapan Cesur, kızının doğumu ve eşiyle birlikte yaşadıklarından o kadar etkilenmiş ki hastanede yazdığı yazılardan ortaya çıkan blog hem anneler hem babalar tarafından çok ilgi görüyor. Yaptığı dijital dergiler her ay binlerce kişi tarafından okunuyor. Hep diyorum, çocukları anneler ve babalar dünyaya getiriyor gibi gözüküyor ama bence aslında bebekler anne ve babalarını baştan yaratıyorlar. "Hayatımda ilk defa sevdiğim ve keyif aldığım işi yapıyorum" diyen Cesur Doruk için de bebeği böyle bir mucize ile gelmiş
Benim ilk çocuğum Emre'min bana nasıl geldiğinin hikâyesi gibi bu hikaye...
İçimi sevinçle dolduran ve mucizelerin gözümüzün önünde olduğunu hatırlatan!
Mutluluklar ve bol bol okurlar diliyorum "Bir Adam Bir Bebek" bloğuna... Cesur Doruk'tan yeni baba olacaklara tavsiye: "Üçüncü olmaya alışmak." "Benden tecrübeli bir baba olan bir aile dostumuz şöyle demişti: 'Üç numara olmaya hazır ol! Eskiden eşinin gözünde ilk sen vardın. Artık onun hayatında ilk sırada bebeği, ikinci kendisi ve üçüncü sen geliyorsun.' Bu telkinlerle az hazırlıklı mı başladım babalık sürecine bilmiyorum ama bir sendrom yaşadığım pek söylenemez.
Ama artan fiziki ve ruhsal sorumluluklar olmuyor x değil tabii ki. Bunlar da miniğe duyulan aşk ile aşılıyor. Ben babalık sendromunun, babalığa hazır olmadan bu durum ile karşı karşıya kalma neticesinde ortaya çıktığı düşüncesindeyim. Siz eşinizle bilinçli olarak bu sürece başladıysanız zaten kendinizi hazırlamış oluyorsunuz. Tıbbi veriler de bu yönde zaten; babalık sendromu yaşayan babalar, doğumdan sonraki ilk üç ay içinde eğer psikopatolojik bir yatkınlıkları yok ise bilinçli babalığa doğru geçiş yapar. Sonuç olarak eğer üçüncü olmaya kendinizi iyi hazırlamış iseniz, yaşanacak tek sorun kış aylarında biberon yıkamaktan çatlayan eller ile sınırlı kalacaktır."