Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Çocukların yaptıkları resimleri onların iç dünyalarını anlayabilmek açısından çok önemsiyorum. Konuşarak anlatabileceklerinden çok daha fazlasını anlayabilmek için çok güzel bir seçenek sunuyor. Bu yüzden de çocuklar için düzenlenen resim yarışmalarına da olabildiğince destek olmaya çalışıyorum. Yurtiçi Kargo'nun geleneksel 23 Nisan Resim Yarışması'nın sonuçları açıklandı. Facebook ile tüm Türkiye'deki çocukların katılımına açılan yarışmaya gönderilen resimler, aralarında dünyaca ünlü ressam İsmail Acar’ın da bulunduğu jüri üyeleri tarafından değerlendirildi. 7-15 yaş arası çocuklar yaşadıkları şehri anlattılar resimleriyle... Çocukların hayalleri ile şehirlerinin iç içe geçtiği resimler çocukların nelere dikkat ettiğini, neleri nasıl algıladığını göstermek açısından da çok önemli. İnsan düşünmeden edemiyor; keşke her şey çocukların gördüğü gibi olsa, değil mi?

        Anneler dikkat!

        Biliyorsunuz “DryNites ile Çocuklar Gülerek Uyansın” adıyla bizi çok heyecanlandıran bir sosyal sorumluluk projesi yapıyoruz. Prof. Dr. Serdar Tekgül’ün özenle her soruya tek tek yanıt verdiği proje içinde çocukluğunda alt ıslatma sorunu yaşayanlardan aldığımız geri dönüşler var ya en çok onlar etkiliyor beni. Demek ki doğru bir şey yapıyoruz. Burcu adında bir okurumuz aynen şöyle demiş: “Anlatılan hikâyenin bir benzerini de ben yaşadım. Hatta evlendikten sonra bile eşim tarafından hastalıklı olarak alay konusu olmaktan utandım. Annemin gece kalktığında söylediği sözlerse beni yerin dibine sokuyordu. Şu an 35 yaşındayım, anlatacak çok şey var ama neyse... Gazetede projeyi okuyunca çok duygulandım, ben de herkese duyuracağım...” Bakınız işte uğraştığımız konu tam da budur. Çocuklarımız küçükken “Amaaaaan nasılsa geçer!” dediğimiz şeyler ciddi hasarlar bırakabiliyor.

        Benim canım kardeşim

        “Normal”in ne olduğu bizim için bile çoğu zaman muammadır. Öyle şeyler yaşıyor öyle şeylerle karşılaşıyoruz ki kaç yaşına gelirsek gelelim, çevremizdeki insanların ya da yaşadıklarımızın “normal” olup olmadığını sorgularken bulabiliyoruz kendimizi.

        “Kardeşimm Benim” de küçük bir çocuğun normallik üzerine sorgulamalarının olduğu bir kitap. Otizmli kardeşine duyduğu sevgi ile onun ihtiyaçlarının verdiği bunaltı arasında gidip gelen abla Catherine’nin yaşadıklarını anlatan kitap bizi tekrar ve tekrar düşünmeye götürüyor. Farklı olanların bir arada yaşamasının zorluklarını, engelli birinin yakını olmanın zorluklarını, çelişkilerini, duygusal iniş çıkışlarını gerçekçi bir şekilde ele almış. Hem çocuklar hem de yetişkinler için bir roman. Ara ara hüzünlendirse de bize düşündürdükleri göz önüne alınınca okumaya değer diye düşünüyorum.

        Ünlü ressamlardan sanat dersleri

        Çocuğunuz resim yapmayı seviyorsa bu elbette çok güzel bir şey çünkü hem kendini ifade etmesi, duygularını ortaya koyması hem de bir hobisi olması çocuk için çok önemlidir. Herhangi bir konu ile uğraşırken heves, ilgi ve coşku ilk planda çok önemli olsa da ikinci adımda en az onlar kadar belki de daha fazla önemli olan bir şey varsa o da çocuğu doğru yönlendirebilmektir. Çocuk tek başına bir yere kadar ilerleyebilir ve tekrara düştükten sonra da sıkılmaya başlar. Çocuk öğrenmeyi, şaşırmayı ve oyun oynamayı sever. Bu yüzden resim yapan çocuğu konu ile ilgili kitaplarla tanıştırmak ve kendini geliştirmesi için ilham almasına yardımcı olmak çok önemlidir. “Ünlü Ressamlardan Sanat Dersleri” kitabı biraz da bu ihtiyaca yönelik. Van Gogh’tan portre çizmeyi, Monet’den suluboya tekniğini, Cezanne’dan deseni, Matisse’ten renklerin uyumunu öğrenebilir bu kitaptan.

        Bırakın kendi düzenini bilsin

        Güneşin kendini biraz daha göstermeye başlayıp günlerin uzamaya başlaması ile tatille ilgili hayaller kurulmaya da başlandı. Artık vitrinlere bakarken gözümüz hep tatilde giyebileceğimiz şeylere takılıyor ister istemez. Samsonite’ın çocuklara özel tasarlanmış renk renk kelebekli, ayılı türlü desenli valizlerini görünce çok hoşuma gitti çünkü belli bir yaştan sonra çocukların kendilerine özel valizleri olmasını ben çok önemsiyorum. Bu hem bireysel gelişimleri ve kendilerine ait eşyaların sorumluluğunu taşımaları açısından hem de kendi düzenlerini oluşturmayı ve korumayı öğrenebilmeleri açısından çok önemli. Biliyorsunuz çocuğa ne verirseniz erkenden veriyorsunuz, öyle büyüyüp üniversiteye gideceği zaman valiz toplamak öğretilmiyor. Sonra da özellikle erkek çocukların eşleri ve sevgilileri biz anneleri güzel güzel anıyor. Gelecekte gelinler tarafından iyi şekilde anılmak için özellikle erkeklere tertip düzenin öğretilmesi açısından bu tarz kişisel düzen sağlayan ürünler önemli birer araç bence...

        Diğer Yazılar