Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        “Çocuğum kitap okumuyor!” sözü annelerin hep söylediği bir şey. Fakat artık çocuklara kitap okutmak zor ve her geçen gün daha da zorlaşıyor. Onlarca televizyon kanalı, bilgisayar oyunları, internet derken çocukların dikkatini çekecek o kadar çok şey var ki. Yine de kitap okumak bence hâlâ dünyanın en güzel şeylerinden birisi ve bu yüzden de çocukların kitap okumasını çok önemsiyorum. İşte bu nedenle karşıma çıkan her uzmana ara sıra sorduklarımdan derlediğim benim de bire bir uyguladığım, çocukları kitap okumaya teşvik etmek için tüyolar...

        Kendi sevdiğiniz kitapları paylaşın

        Çocuklar bizim sandığımızdan çok daha fazla anne babalarına yakın olmak ve onları tanımak isterler. Özellikle erken yaşlarda örnek aldıkları hep anne babalarıdır.

        Çocukluğunuzda çok sevdiğiniz ve okurken neler düşündüğünüz, neden sevdiğinizi anlattığınız kitaplar çocuğunuzun emin olun daha çok ilgisini çekecektir.

        Çocuğunuzla paylaşmak emin olun size de bambaşka duygular yaşatacak.

        Önce kitap, sonra film kuralına uyun

        Kitaptan uyarlanan filmleri ya da çizgi filmleri izlemeden önce çocuğunuza kitabını okutun. Çocuğunuzdan önce kitabı istemesini ve karakterleri kafasında canlandırmasını isteyin, filmden sonra da ona hayal ettikleri ile gördükleri arasında nasıl benzerlikler ve farklılıklar olduğunu sorabilirsiniz.

        Kitapla ilgili programlar yapın

        Çocuğunuz bir kitabı okuduktan sonra kitapla ilgili bir program yapabilirsiniz. Örneğin Charlie’nin Çikolata Fabrikası’nı okuduktan sonra beraber çikolatalı pasta yemeye, Bremen Mızıkacıları’nı okuduktan sonra hayvanat bahçesine götürebilirsiniz.

        Bir süre sonra zaten okuduğu kitaplara göre kendi aklına fikirler gelecektir. Aynı zamanda bu yöntem kitap okumayı içselleştirmesini de sağlayacaktır.

        Biyografi okutun

        Çocuğunuzun çok sevdiği bir sporcu, oyuncu, şarkıcı var ise onun biyografisini de çocuğunuza okutabilirsiniz. Okutmadan önce söz konusu olan kişinin bulunduğu yere nasıl geldiğini, nasıl başardığını, neler yaptığını öğreneceğini söylemek ona çok ilginç gelecektir.

        Bunu benim için oku!

        Günlük hayatınızda okumak zorunda kaldığınız şeyleri çocuğunuza okutun. Örneğin tariften yemek yaparken, yeni aldığınız bir cihazın kullanma kılavuzuna bakarken bunlar için çocuğunuzdan yardım isteyin. Bu hem paylaşımınızı hem de çocuğunuzun pratiğini artıracaktır. Bazı şeylerin çözümünün okuyarak bulunacağını da yaşayarak anlamasını sağlayacaktır.

        E-kitap veya online kitap okutun

        Şurası kesin ki çocuklar teknolojiye bizden daha düşkün, bizden daha hızlı keşfedip bizden daha çok vakit geçirmek istiyorlar. En azından bilgisayar başında geçirdiği zamanı bazen de bu şekilde değerlendirmesini sağlamak için böyle bir yol bulabilirsiniz. Ayrıca kitapları gelecekte nasılsa elektronik ortamda okuyacaklar. Bunu da ilk yapanlardan olması onu emin olun çok heyecanlandıracaktır.

        Onun mektup arkadaşı olun!

        Mektup yazmak artık nerede ise kaybolmaya başlayan bir alışkanlık. Ama nasıl çocuğunuzun sizin için çizdiği bir şeyi getirip size vermesi hoşuna gidiyorsa sizden alacağı mektup da onu çok mutlu edecektir ve o da cevap yazmak isteyecektir. Kendi ev adresinize mektuplar göndermenin ne kadar duygusal ayrıca romantik olacağını bir düşünsenize...

        Hem okusun hem sunsun!

        Çocuğunuzun ilgisini çekeceği bir kitap seçin ve oradaki kahramanlardan birisine uygun bir aksesuvar alın. Bir şapka veya oyuncak bir kılıç olabilir bu. Daha sonra çocuğunuzdan yüksek sesle kahramanın diyaloglarını size okumasını isteyin. Hem kısa süreliğine kahraman olmak hem de size bir gösteri yapmak emin olun onu çok mutlu edecektir.

        Tatil günlüğü tutsun

        Yazmak ile okumak elbette beraber gelişen süreçlerdir. Beraber bir şeyler yaparken ilginç bulduğunuz şeyleri ona not almasını isteyerek onu teşvik edebilirsiniz. Bir süre geçtikten sonra yazdıklarını görmek ve hatırlamak ise onun zaten hoşuna gidecektir. Yaz tatili geliyor, seveceği bir günlük defteri ve kalemler hazırlayın ona. Sonunda küçük ödüllerin olduğu bir program ile yazmaya alıştırabilirsiniz.

        Okuma geceleriniz olsun

        Hep söylüyorum bir daha söyleyelim, çocuklar aslında siz ne yaparsanız onu yaparlar, çocuğunuzla beraber kitap okuyun. İster yatmadan önce onun size okumasını isteyin isterseniz yaz akşamı bahçede, balkonda, yatakta, koltukta, mutfakta yan yana otururken hepiniz kendi kitabınızı okursunuz ama beraber bir şeyler yapmak ve örnek olmak her zaman en motive edici şeydir.

        Alüminyum folyo deyip geçme

        Yediklerimizin içtiklerimizin sağlıklı olmasına elimizden geldiğince dikkat ediyoruz, peki yediğimiz yiyeceklerin hangi kaplarda pişirildiğine hangi kaplarda saklandığına da dikkat ediyor muyuz? Belki "Her şeye nasıl dikkat edebiliriz ki" diye düşüneceksiniz ama etmek lazım işte. Uzmanlar, alüminyum kaplarda ve folyo kullanılarak pişirilen yiyeceklere sıcakla temas esnasında yüksek miktarda alüminyum geçtiğini saptadılar. Konuyu biraz araştırınca alışkanlıklarımı gözden geçirmek gerektiğinin farkına vardım. Ateşe dayanıklı olduğu için alüminyum folyo büyük kolaylık ama özellikle sıcak, sulu, asitli yiyeceklerin uzun süre alüminyum folyoya maruz kalması ve ısıyla beraber gıdanın alüminyumla temas etmesi halinde gıdalara alüminyumun nüfuz etmesi söz konusu olabiliyor. En azından limon sıkılmış et, yoğurt gibi asitli yiyecekleri, yüksek sıcaklıkta pişirilen ve uzun süre dondurarak muhafaza edilen gıdaları dondururken alüminyum folyoyu kullanmamak gerekiyor. Folyoya ısıtma işlemi uygulamayın. Benden söylemesi...

        Kanserden korunmak için...

        Teknoloji ve modern hayat getirdiği bütün rahatlıklara rağmen bir yandan alıp götürüyor.

        İstediğimiz insana istediğimiz zaman cep telefonuyla ulaşıyoruz, internetle istediğimiz her bilgi elimizin altında, canımızın çektiği meyveyi yemek için mevsimini beklemek zorunda değiliz ama işte bir yandan da bizden alıp götürdükleri var. Herkes daha sık hasta olur hale geldi, hele çocukların bağışıklık sistemi felaket, nerede ise herkesin ailesinde veya yakın çevresinde kanser olan biri var. Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Andaç Argon kansere karşı alabileceğimiz önlemleri bakın nasıl anlatıyor... İşte Argon'a göre dikkat etmemiz gereken noktalar;

        ■ Asla sigara içmeyin.

        ■ Doğru beslenin; haftada yarım kilodan fazla et yemeyin, unlu ve şekerli gıdalardan olabildiğince uzak durun, zeytinyağı, fındık yağı, mısır yağı gibi sağlıklı yağlar kullanın. Sebze ve meyve tüketin, organik ürünler tercih edin, yatarken yemeyin.

        ■ İdeal kilonuzu korumak ve bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için düzenli spor yapın.

        ■ Gece on ikiden sonra ışıkları kapatıp uyuyun, ışıksız bir ortamda uykuya geçmemiz lazım ki bizi kanserden koruyan melatonin hormonu salgılanmaya başlasın. Gündüz telafi uykuları aynı faydayı sağlamamaktadır.

        ■ Her sabah evimizi, işyerlerimizi, çocuklarımızın saatlerce vakit geçirdiği okullarımızı ve sınıflarımızı 5-10 dakika havalandınp, gece boyunca biriken başta radon olmak üzere kanserojen gazlardan kurtulmamız lazım.

        ■ En azından 13 yaşına kadar çocuğunuzu cep telefonundan uzak tutun. Odasında kablosuz modem ve cep telefonu bulundurmayın.

        ■ Güneşten korunmayı öğrenin. Yazın saat 10-15 arasında asla denize girilmemeli; sokağa çıkarken de güneşten korunacak şekilde giyinmeliyiz. Özellikle sarışın, çilli ve vücudunda 20'nin üzerinde beni bulunan insanların güneşten korkmaları gerekir. Güneş kremlerinin asla gerçek koruma sağlayamayacağını unutmayın.

        ■ Check-up yaptırın, erken teşhis çok önemli. Meme, kalınbağırsak, rahim ağzı, akciğer ve prostat kanseri gibi bazı kanserlerin rutin tarama programları vardır; hekiminizle bu konuyu konuşun.

        ■ Kimyasallardan uzak durun. Giydiklerinizde, çocuklarınızın oyuncaklarında ne tür boyalar kullanılıyor dikkat edin. Saç boyasının masum olmadığını bilin. Çok fazla egzoz dumanına maruz kalmamaya çalışın.

        ■ Yaşamınızda ciddi stres kaynağı olan şeylere çözüm üretin. Spor yapmak ve hobi edinmek gündelik stresinizi dağıtmaya yardımcı olabilir.

        Çocuk alışverişinde çılgınlık

        Bir alışveriş sitesi 4 milyonu aşkın üyesinin alışveriş eğilimlerini incelemiş. Bebek büyüdükten ortalama 6 aydan sonra ebeveynlerin online bebek alışverişinde daha çok harcama yaptıklarını gösteriyormuş rakamlar. Tabii bu e-ticaretten yapılan alışverişin verisi. Çünkü aslında genelde tam tersi. İnsan bebek beklerken bir sürü şey satın alıyor, son derece bilinçsizce alışveriş yapıyor. Bu araştırma bence gösteriyor ki bebekler 6 aylık olduklarında aileler anne ve baba olmaya alışıyor, çocuğu ve ihtiyaçlarını da analiz ediyor. Site ayrıca tekstil, ayakkabı, aksesuvar gibi kategoriler arasında önceliği tekstil ürünleri alırken, 18-24 ay çocuk giyim ürünlerine talebin yoğun olduğunu ve en aktif alışverişin bilinen online alışveriş kullanıcı alışkanlıklarının gösterdiği gibi salı değil, perşembe ve cuma günleri 13.00-15.00 arasında gerçekleştiğini tespit etmiş. Bu arada en çok satılan ürünlerin başında ayakkabı geliyormuş.

        Diğer Yazılar