DryNites ile çocuklar gülerek uyansın
Alt ıslatma sorunu, çocukların ve ailelerinin hayatını olumsuz yönde etkileyen önemli bir sorun. "DryNites ile Çocuklar Gülerek Uyansın" projesi bu konuya dikkat çekme amacını taşıyor...
Türk Çocuk Ürolojisi Derneği önderliğinde, Prof. Dr. Serdar Tekgül ile "DryNites ile Çocuklar Gülerek Uyansın" adında bir sosyal sorumluluk Projesi yapıyoruz. İşin içine girdikçe ve konuları Prof. Dr. Serdar Tekgül'den öğrendikçe bir de proje için görüştüğümüz çocukluğunda bu sorunu yaşayan kişilerden dinledikçe inanılmaz duygulu anlar yaşıyorum. İnsana gerçek gibi gelmiyor ama tam 1 milyon çocuk bu sorunu yaşıyor! 1 milyon çocuk sabahları altını ıslatmış olarak uyanıyor. Yaş grubu küçük olan da var büyük olan da... Alt ıslatma sorunu olan çocuklar ve aileleri için neler yapılabilir, neleri bilmemiz gerekiyor bunun için yaptım bu röportajı.
Prof. Dr. Serdar Tekgül'e konuyla ilgili okuyucularımdan gelen soruları ve merak ettiklerimi sordum.
■ Alt ıslatma problemini nasıl tanımlarsınız?
Enürezis nokturna. Doğumsal veya kazanılmış sinir sistemi hastalığı olmayan beş yaş ve üzeri çocukların, haftada 3 kereden fazla olacak sekilide uykulannda istemsiz olarak işenmesi tanımlayabiliriz.
■ En çok hangi yaş aralısında rastlanıyor?
Beş yaşındaki çocuklarda her 100 çocuktan yaklaşık 15'i uykuda altını ıslatıyor. Bu sayı yaş arttıkça her sene yaklaşık bir azalarak 18 yaşına gelindiğinde 100 kişiden birinde görülen bir sorun halini alıyor.
■ Daha büyük yaşlarda da görülüyor mu?
Gece kaçırmaları, ilerleyen yaşla azalsa da karşımıza çıkabiliyor. Genellikle eşlik eden diğer işeme fonksiyon bozuklukları ile gördüğümüz bu hastalar, sorunlarını gece uykularını programlayarak veya sıvı alımlarını kısıtlayarak çözmeye gayret eden hastalar oluyor. Ancak bu grup hastaların tedavi süreçleri zor olabiliyor.
■ Peki alt ıslatmanın başlıca görülme sebepleri neler?
Gece idrar kontrolünün sağlanması için, uyku sırasında idrar hissinin algılanması, gece üretilen idrar miktarının uygun düzeyde tutulması, merkezi sinir sisteminin olgunlaşması, mesane ve ilgili kasların gelişmesi ve vücutta üretilen bazı maddelerin yeteri kadar salgılanması ile ilişkilidir. Yatak ıslatma sorununun ortaya çıkmasında birden fazla nedenin rol oynadığı biliniyor. Çoğunlukla bu faktörlerin her birinin değişen oranlarda bu durumun gelişmesine katkıları var.
■ Basit olarak bu sorunları sıralasak nasıl tarif edersiniz?
Birinci grup; altını ıslatma sorunu olan çocukların önemli bir bölümünde uyku sırasında idrar kesesinin doluluğu ve idrar yapma ihtiyacı hissedilemiyor. Bu çocuklar birçok dış uyarıyı da algılamakta zorluk çekiyorlar ve uyanma güçlüğü çekiyorlar. Bu çocukları tarif ederken anne babalar sıklıkla yatağını ıslatan çocukların uykularının ağır olduğundan söz ederler. Çişi gelen çocuk uyanamıyor. Bunun sonucu olarak çocuk uykusunda sıkıştığını hissedip uyanmadan refleks olarak çişini yapıyor.
İkinci grup; bazı altını ıslatan çocuklarda ise gece üretilen idrarın normalden fazla olduğu saptanmış durumda. Gece üretilen idrarın fazla olması durumunda mesane kapasitesi aşılıyor ve uykuda çiş yapma ihtiyacı ortaya çıkıyor. Bu durum uykunun ağır olması faktörü ile birleşince gece altını ıslatma oluyor.
Üçüncü grup ise; gece altını ıslatan çocukların bir kısmında idrar kesesinin çalışması ile ilgili bozukluk saptanıyor. Çiş yapma ihtiyacı uyandıracak kadar idrar biriktirmiyor ama mesanenin dolması sırasında ani olarak ortaya çıkan sıkışma hissi ile zamansız çiş yapma, yatağı ıslatmaya neden oluyor.
■ Ülkemizde tahminen kaç çocuk bu sorunu yaşıyor?
Bu sayı yaklaşık 1 milyon olarak hesaplanabilir. 6-16 yaş grubunda görülme sıklığını % 7-12 arasında gösteren veriler var. Bu durum bölgelere ve sosyo-ekonomik yapıya göre değişiyor tabii. Dünyadaki dağılımdan çok farklı olmasa da gelişmiş ülkelere göre bizim ülkemizde biraz daha fazla.
■ Kaç yaşa kadar sürebiliyor? Aileler size hangi yaşlarda gelebiliyor?
Gece ıslatmalarının çocuk yaşta başlayıp ergenlik dönemine hatta erişkin yaşlara kadar uzanabilmesi mümkün. Bu aralıktaki herhangi bir dönemde başvuran hastalarımız olsa da asıl yoğunluk kreşe veya okula başlama dönemlerindeki çocuklarda oluyor. O güne kadar, aile içinde ve kendi çabaları ile geçiştirilen bu durum çocuğun sosyalleşmesine engel olduğundan aileler kendilerini doktor yardımı almaya mecbur hissediyorlar.
■ Okurlarım en çok bunu soruyor: Bu sorunu olan çocukların gece yatmadan önce yemesi veya içmemesini önerdiğiniz şeyler var mı?
Gece ıslatmaları olan çocuklarda sıvı alım alışkanlıkları ve işeme düzenleri mutlaka gözden geçirilmeli. Metabolizma için çok önemli bir ihtiyaç olan su ve sıvı alımının bilinçsiz kısıtlanması da oldukça yanlış bir davranış. Çocuğun ihtiyacı olan toplam sıvı miktarı azaltılmadan gün içerisine yayılarak verilmeli. Bu şart sağlanarak akşam yemeğinden sonra sıvı tüketimi kesilebilir. Böylelikle gece oluşan idrar miktarı ve işeme sıklığı azaltılmış olur. Vücudumuz için en önemli sıvı kaynağı su. Bu nedenle çocuğun sıvı ihtiyacının çok büyük kısmı su ile karşılanmalı ve çocuk bu yönde özendirilmeli. Çay, kahve, meşrubat gibi sıvı alımlarının yararlanımı suyun çok altında. Ayrıca bu maddelerin, her yaş grubunda, mesaneyi irrite edip sık işemelere neden oldukları biliniyor.
■ Alt ıslatma problemi konusunda genel kanı ailelerin olumsuz etkisi? Ne düşüyorsunuz bu konuda?
Bu durum ne çocuğun tembelliği ne de ailenin verdiği eğitim veya ilgisizliğin sonucu olarak gelişmekte. Mutlaka altta yatan ve tanımlanmış fiziksel sebepler vardır. Gece ıslatmalarının nedeni hormonal ve/veya yapısal olgunlaşmanın tam oluşmaması olarak tariflenebilir. Bu sürecin aile davranışı ile başladığı söylenemez. Ama iyileşme sürecinin şiddeti ve süresi aile tutumuna ve bu durumu önemseyip gerekli tedavi seçeneklerini araştırıp araştırmadığına bağlıdır.
■ Eğer çocuk okuyorsa, okuldaki yetkililerle paylaşılmalı mı?
Genel olarak bu sorunun sık görülen bir sorun olduğu ve çok sayıda öğrencinin bu sorunu çektiğinden haberleri olması faydalı olabilir. Durum uygun bir dille okuldaki yetkililere anlatılabilir. Kazandırılmak istenen işeme alışkanlığının okuldaki devamlılığı kontrol edilip uygun şartlar okulda da sağlanırsa tedavi için muhakkak olumlu olur tabii.
■ Alt ıslatmanın tedavisi nasıl oluyor?
Tedavide kullanılan iki temel yöntem alarm cihazları ve ilaç kullanımı ile oluyor.
■ Alarm tedavisi nedir?
Alarm tedavisi bir şartlandırma tedavisidir. Alarm tedavisinde iç çamaşırına yerleştirilen bir elektrot gece altını ıslatma sırasında ilk damlalar belirdiğinde çocuğun pijamasına iliştirilen alarm cihazının çalmasını sağlıyor. Çocuk uyanmasa bile anne baba alarmın çalmasıyla uyanıp çocuğu uyandırarak tuvalete götürüp çişini yapmasını sağlayabiliyor. Tedavinin etkili olup olmayacağı ortalama 6 haftada anlaşılır.
■ Peki ya ilaç tedavisi?
Altını ıslatan çocukların bir bölümünde geceleri idrar üretimini azaltmakla görevli maddeler yeteri kadar olmadığından ilaç kullanılarak vücuttaki ilgili maddenin eksikliği gideriliyor, böylece gece boyunca mesanenin idrar hissini ortaya çıkaracak kadar dolmasının önüne geçilebiliyor. Bu tedaviyle çocukların %60-70'inde gece kuru kalma sağlanabiliyor. Tabii bu tedavi kullanıldığı sürece etkin ilaç kesildikten sonra durum tekrarlayabilir, bu durumda ilacı daha sonra kullanma gerekliliği oluşabilir. Tedavi sürecinde ise "Çocuklar Gülerek Uyansın" kampanyasını ortaya koyan DryNites, çocukların ve ailelerin hayatını kolaylaştıran bir destek ürün olarak öneriliyor. Dikkat; gerek alarm tedavisi gerek ilaç tedavisi mutlaka konusunda uzman özellikle çocuklar üzerinde tecrübeli uzmanlar tarafından yapılmalı! Sözü edilen bu iki ana tedavi yöntemi yapılan bilimsel çalışmalarda etkinliği ve önerilebilirliği en yüksek tedavi yöntemleri, konvansiyonel bilimsel bir skalada kanıt ve önerebilirlik düzeyi en üst düzey olan 1A düzeyindedir. Bunun dışındaki uygulanan veya önerilen hiçbir tedavi yöntemi bu düzeyde bir bilimsellik değerine sahip değildir.
■ Bu problemi yaşayan çocukların ailelerine ilk öneriniz ne oluyor?
Bilinçsiz olarak düştüğü bu durum yüzünden çocuğa tepki gösterip, onu cezalandırarak üstesinden gelmeye çalışmak ailelerin en sık düştüğü hata. Bu yolla çözüm sağlanamaz, tablo daha da derinleşir ve hatta çocukta kişilik sorunlarına yol açabilir. Ailelere en önemli uyarımız bu konuda ilgili doktorlardan tercihen çocuk ürolojisi uzmanlarından profesyonel destek almaları ve çocuğu tedaviye ortak etmeleri yönünde.
■ Son yıllarda size gelen ailelerin sayısında artış var mı? Bunu neye bağlıyorsunuz?
Başvurularda artış var. Bunun nedeni altını ıslatan çocuk sayısının artması değil. Aileler doktor yardımı almak istemeli. Eskiden yaygın olan “Çocuktur altını ıslatır, büyüyünce geçer”, “Ben de çocukken altımı ıslatmıştım” yaklaşımları veya bu durumun aile içinde örtbas edilmesi gereken bir sır olduğu görüşü gitgide azalmakta. Okul öncesi dönemdeki eğitmenlerin bu iyileşmedeki payı oldukça büyük. Ayrıca sağlık medyası, internet ve sosyal paylaşım ağlarındaki bilginin ve bunlara ulaşanların artması da önemli katkı sağlıyor. Çocuk Ürolojisi Derneği ile DryNites’ın birlikte gerçekleştirdiği “Çocuklar Gülerek Uyansın” kampanyası da farkındalık konusunda önemli katkı sağlıyor.