Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        DÜNKÜ yazımızda duanın önemini anlattık. Bugün ise duanın yapılış tarzını ve kabulü konularını ele alacağız.

        Dua nasıl yapılmalıdır? Araf 55'te Yüce Allah bu hususta şöyle buyurmaktadır: "Rabbinize alçakgönüllülükle ve gizlice yalvarınız." Bu ayette duada bulunması gereken iki hususiyete dikkat çekilmektedir: Alçak gönüllülük ve gizlilik. Diğer bir ayette ise "En güzel isimler, Allah'ındır. O halde Allah'a o güzel isimlerle dua edin" (A'raf, 180) buyurulmaktadır. Demek ki, duanın Allah'ın isimleriyle yapılması gerekir. Allah'ın isimlerinden hangisi istenirse o seçilebilir ama onlarsız dua edilemez. Yüce Allah, "De ki: İster Allah deyin, ister Rahman deyin. Hangisini deseniz olur. Çünkü en güzel isimler O'na aittir. Namazda yüksek sesle okuma; sesini fazla da kısma, ikisi arası bir yol tut" (İsra, 110) buyurmaktadır. Diğer taraftan duanın sadece Allah'a yapılması da bir zorunluluktur. Yüce Allah, En'am 41 'de, "Hayır, sadece Allah'a dua edersiniz" buyurmaktadır. Duanın sadece Allah'a edilmesinin zikredilmesi, duada şirk koşma ihtimalinin olduğuna işaret etmektedir. Secde 16'da ise gece vakti yataktan kalkarak, korku ve ümit içinde Allah'a dua etmekten bahsedilmektedir. Gece vakti yapılacak olan duanın insan ruhunda meydana getireceği ferahlık, insanın korku ve ümit arasında, dengeli bir ruh hali içinde olmasını sağlar.

        Duanın kabulü:

        "Bana dua ettiği vakit dua edenin dilediğine karşılık veririm." (Bakara, 186).

        Yukarıda zikredildiği şekilde dua edenin duasına icabet edeceğini vaat etmekle yüce Allah, duanın kabul edilip edilmeyeceği istifhamını ortadan kaldırmaktadır. Duanın kabulü, kişinin samimiyetine, alçakgönüllülüğüne, gizlilik içinde yapılmasına ve şirkten uzak olmasına bağlıdır. Ayrıca kişinin konumunun da duanın kabulünü etkileyeceği bir gerçektir. Nitekim Hz. Nuh ile Hz. İbrahim'in bazı duaları kabul edilmemiştir: "Nuh, Rabb'ine dua edip dedi ki: Ey Rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir. Senin vaadin ise elbette haktır. Sen hâkimler hâkimisin." (Hud, 45). Bu duaya karşılık yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Ey Nuh! O, asla senin ailenden değildir. Çünkü onun yaptığı kötü bir iştir. O halde hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme! Ben sana cahillerden olmamanı tavsiye ederim." (Hud, 46).

        Görüldüğü gibi bilinmeyen bir konuda Allah'a dua edip bir şey istemek, duanın kabul edilmemesine sebep olmaktadır. Bilgi ile duanın kabulü arasında bir bağ vardır. Çünkü İsra Suresi 11. ayetine göre insan hayır için dua ettiğini zannederek şer için dua edebilir. Bu yanılgıyı ortadan kaldıracak olan şey bilgidir. Hz. İbrahim, Hz. Lut'un kavminin helak edilmemesi için dua yaparak mücadele verdi (Hud, 74). Onun bu yalvarışına karşılık yüce Allah şöyle buyurdu: "Ey İbrahim bundan vazgeç. Çünkü Rabb'inin emri gelmiştir. Ve onlara geri çevrilmesi mümkün olmayan bir azap mutlaka gelecektir." (Hud, 76).

        Demek ki, Allah'ın emrinin geldiği bir konuda yapılacak dua kabul olmayacaktır. Adabına riayet edilmişse, Allah'ın takdirine aykırı değilse ve o konuda kesin bir bilgi varsa, yüce Allah dualara icabet edeceğini bildirmektedir: "Hayır sadece Allah'a dua edersiniz, O da dilerse, dua ettiğiniz şeyi, yani belayı giderir" (En'am, 41); "Darda kalan kendine dua ettiği zaman karşılık veren ve sıkıntıyı gideren, sizi yeryüzünün hâkimleri kılan mı? Allah'tan başka bir tanrı mı var? Ne kadar da kıt düşünüyorsunuz" (Neml, 62). Bu ayetlerde, şirk karışmayan duanın kabul edileceği bildirilmekte ve zaten Allah'tan başka duaya icabet edecek birinin olmadığı vurgulanmaktadır.

        ***

        Bayraktar Hoca Cevaplıyor

        ■ Hocam, ben futbolcuyum. Öğle antrenmanlarım oluyor. Birkaç gün oruç tutarak gittim ama dayanamadım. Antrenman zamanları tutmayıp sonra kazasını yapabilir miyim? E.Ç.

        Dayanamıyorsan tutmayabilir, sonra da kazasını yapabilirsin.

        ■ Televizyonda bazı hocalar "Şu duayı veya sureyi şu sayıda okursan sıkıntın gider; bu duayı bu sayıda okursan sağlığına kavuşursun" falan diyorlar. Bu doğru mudur? O.C.

        Böyle bir şey yoktur. Bu tamamen hurafedir.

        ■ Hocam, bir tanıdığım dayanamadığı için orucunu bozmak zorunda kalmış. Güne gün mü tutması lazım yoksa bilerek bozduğu için 61 gün mü? T.T.

        Güne gün tutması yeterlidir.

        Diğer Yazılar