HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
[javascript protected email address]
06 Ocak 2012 Cuma, 10:45:50
Yüce Allah, adam öldürmenin hem dünyevi hem de ahiretteki cezasını tespit etmiştir. Şırnak Uludere'de hata sonucu öldürülen 35 kişinin diyetleri, ailelerine ödenmelidir
GEÇENLERDE Uludere'de hata .sonucu 35 vatandaşımız hayatını kaybetti. Yüce Allah, kasten ve hata sonucu ölüm olaylarını asırlar evvel gündeme getirmiş, çözümünü de göstermiştir. Bu konudaki temel ayetler şunlardır:
"Yanlışlık dışında bir mümin bir mümini öldüremez. Yanlışlıkla bir mümini öldürenin, mümin bir köle azat etmesi ve ölenin ailesine de bir diyet vermesi gerekir. Eğer ölenin ailesi bağışlar ve diyetten vazgeçerse başka! Öldürülen mümin, düşmanınız olan bir topluluktan ise mümin bir köle azat etmek gerekir. Ve eğer sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine verilecek bir diyet ve mümin bir köle azat etmek gerekir. Bunları bulamayan kimsenin, Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay art arda oruç tutması gerekir. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. Her kim bir mümini kasten öldürürse onun cezası, içinde sürekli kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, lanet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır." (Nisa, 92-93) Mümin birinin bir Müslüman'ı kasten öldürmesi mümkün değildir. "Böyle bir öldürme ancak hatayla olabilir" esasını getiren Allah, hatayla öldürmenin hükümlerini koymaktadır. Allah önce Tevrat'ta, sonra da Kuran'-da insanın insanı öldürmesini yasaklamıştır. Maide Suresi'nin 32. ayetinde "bir cana kıymayı, bütün insanlığı öldürmeye denk tutarak" eylemin ne kadar kötü olduğuna işaret etmektedir.
Onun için birisi kalkıp da, "Nisa Suresi'nin 92. ayetinde Allah müminin mümini öldürmesi meselesini hükme bağlıyor da, diğer insanların durumuyla ilgilenmiyor" diyemez. Çünkü Furkan Suresi'nin 68. ayetinde Rahman'ın kullarının yapamayacağı üç davranıştan biri "haksız yere bir cana kıymaktır". Oradaki can meselesi
bütün insanları ifade ettiği gibi hayvanları ve tabiatı da kapsamına almaktadır.
1- "Bir mümin bir mümini kasten öldüremez de, hata sonucu öldürürse ne olur?" sorusu çeşitli şartlar altında değerlendirilmektedir.
Öldürülen kimse, Müslüman bir topluluktan ise, yanlışlıkla öldüren kimse ceza olarak bir köleyi hürriyetine kavuşturur, öldürdüğü kimsenin ailesine de diyet öder. Fakat öldürülenin ailesine, diyetten vazgeçme seçeneği tanınmaktadır. Aile affetme yetkisini kullanırsa diyet düşer.
2- Öldürülen mümin, Müslümanlara düşman olan bir topluluktan ise, mümin bir köleyi hürriyetine kavuşturmak ceza için yeterlidir. Böylece ayet, düşmana diyet ödenmeyeceği hükmünü devreye sokmaktadır.
3- Öldürülen mümin, Müslümanlarla aralarında saldırmazlık paktı olan bir toplumdansa, öldüren kişi hem köle azat edecek hem de diyet ödeyecektir. Çünkü o toplum Müslüman olmayan bir toplum olsa bile, saldırmazlık paktına bağlı olduğundan mümini korumak zorundadır.
4- Yüce Allah, bazı insanların köle azat edip diyet ödeyecek kadar imkânı olamaması durumunu da ele almaktadır. Bunlar iki ay peş peşe, ara vermeksizin oruç tutarak tövbe etmiş olur. Yüce Allah alim ve hakim sıfatlarını ayetin sonuna koyarak, hükmün dayandığı sıfatları gündeme getirmiş olmaktadır. Diyet için aile seçeneğine başvurmakla modern hukukun temelleri atılmıştır. "Köle azat etmek" cezasıyla, hürriyet için çalışmaya ne kadar önem verildiği, köleliğin kaldırılması uğruna çalışıp kamu görevi yapması hükme bağlanmıştır. Diyet ödeme de karşı tarafın kan davası gütmesini önleyici bir tedbir olarak konulmuştur.
5- Yüce Allah, diyetin miktarını tespit etmemiş, bunu beşeri hukukun belirlemesine bırakmıştır. Bu konuda Hz. Peygamber'den rivayet edilen hadislerin farklı olmasından şunu anlıyoruz: Diyet zamanın şartlarına göre değerlendirilebilir. Hz. Peygamber Yemen'e yazdığı mektupta deveden verilecek diyeti yüz deve; altından verilirse bin dinar olarak tespit etmiştir (Nesâî, "Kaseme", 47). Elbise ticareti yapanlara da iki yüz elbise vermelerini emretmiştir (Ebû Dâvûd, "Diyet", 16). Daha sonraları müçtehitlerin, diyetin fiyatlara göre azalıp çoğalacağı şeklinde içtihat ettiklerini görüyoruz. Demek ki diyeti zamanın hukukçuları belirleyecektir.
6- Bakara Suresi'nin 178. ayetinde genel olarak bir insanın kasten öldürülmesinin cezası kısas olarak belirlenmiştir. Aynı ayette diyet cezası da gündeme getirilmektedir.
7- Dünyada cezayı çekmiş olmak ahiretteki cezayı ortadan kaldırır mı? Kasten insan öldürmenin dünyevi boyutuna "suç"; uhrevi boyutuna da "günah" diyoruz. Kısas veya diyetle dünyevi suçun cezası yerine geliyor ama günahın cezası ahirete kalıyor. Nisa Suresi'nin 93. ayetinde de günahın cezasının ahirette nasıl verileceği açıklanmaktadır.
a) Mümin, mümini öldürürse Allah onu sürekli olarak cehenneme koymaktadır. Ama mümin, bir günah işlerse onun cezasını ahirette çekip cennete girmeyecek mi? Bu soruya "Evet" cevabını veriyoruz ama Allah kasten bir mümini öldürmeyi neredeyse şirke denk bir günah olarak takdim etmektedir.
b) Gazabın anlamları arasında "kesmek" de vardır. Kesmek anlamından hareket edersek Allah'ın o insandan alakasını, lütfunu ve ihsanını kesmekle meydana gelecek olan durumu ifade etmektedir.
Allah, ceza hukukunda adam öldürmenin hem dünyevi hem de ahiretteki cezasını tespit etmiştir. Bir insanı kasten öldüren, öleni belki bir kere öldürmüştür, ama kendisi bin kere ölmektedir. Kuran insan öldürmeye salt hukuk açısından bakmamış, ona manevi bir boyut kazandırarak, Allah ile olan ilişkilerini bozduğunu belirtmiş ve böylece cezanın caydırıcı özelliğini ve etkinliğini artırmıştır.
Bu açıklamalar ışığında hata sonucu öldürülen 35 kişinin diyetleri, ailelerine ödenmelidir. Öldürülen insanların diyet miktarını tespit etmek imkânsızdır ama hukukun belirleyeceği miktarı ödemek gerekiyor.
***
Bayraktar Hoca Yanıtlıyor
■ Maya takvimine göre bu yıl kıyamet kopacak deniyor. Kuran'da kıyametin ne zaman kopacağına dair bir işaret var mı? E.B.
Kuran'da kıyametin ne zaman kopacağına dair bir işaret yoktur. Araf Suresi'nin 187. ayeti kerimesinde Hz. Peygamber'e kıyametin ne zaman kopacağını sormuşlar, Allah da şu şekilde cevaplandırmıştır: "De ki kıyametin bilgisi Allah katındadır. Ondan başkası bunu bilemez. Kıyametin bilgisi göklere ve yere ağır gelmiştir. O size ansızın gelecek. Sana soruyorlar sanki sen onu biliyorsun..." Ayrıca Taha Suresi'nin 15. ayetinde yüce Allah şöyle buyuruyor: "Allah neredeyse kıyametin bilgisini kendisinden gizleyecekti." Bu ayeti kerimelerden hareket edersek "Kıyamet şu tarihte kopacaktır" demek insanı dinden çıkarır.
■ Kuran'da yenmesi yasaklanan hayvan sadece domuz mu? Onun haricindeki hayvanlar yenebilir mi? E.S.
Etobur ve pençeli hayvanların eti yenmez. Onun için eti yenecek hayvanları Allahu Teala, "enam" kelimesiyle açıklamıştır. Yani 4 bacaklı, çift tırnaklı otobur ve geviş getiren hayvanların eti helaldir. Bunun dışında tavuk, kuş ve balık cinsinden hayvanlar da helaldir.