Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Helali bırakıp harama yönelmek, toplumsal hayatı temelinden sarsar. Günah işledikten Sonra tövbe eden insan ise hayatında büyük bir değişim meydana getirir

        SOSYAL hayatın en büyük meselesi, "kötülüktür". Kötülüğü iyiliğe çevirmek ve bu değişimi gerçekleştirmekteki önemli dinamikler insanın iradesine bağlı olmakla beraber, bunların pratiğe geçmesi ilahi iradeye bağlıdır.

        Çoğu zaman insanlar "kötülüğü", "iyilikten" fazla görür ve kötümserliğe kapılırlar. Yüce Allah, bu kötümserliğin yersiz olduğunu ve değerlendirmenin doğru olmadığını Maide Sûresi'nin 100. ayetinde açıklamaktadır. Ayet şöyledir: "De ki: Kötünün çokluğu sizi hayrete düşürse bile, kötü iyiye denk değildir. Öyle ise akıl sahipleri, Allah'tan sakının ki, kurtuluşa eresiniz."

        NANKÖRLÜK YAPMAYIN

        Kötü, sosyolojik bakımdan süratle yayıldığı ve kokusunun etkisi fazla olduğu için, insanlar onu iyiden daha fazla gibi zannederler. Bu zannediş doğru değildir. Yüce Allah ayette, aklımızı kullanarak değerlendirme yapmamızı istemektedir. Toplumsal hayatta iyi ile kötünün değerlendirilmesi ve bu konuda gerçekçi önlem alınması, toplumu kurtuluşa götürecektir. Kötülükle iyiliğin değişiminin toplumsal boyutunu, Araf Suresi'nin 95. ayetinde görüyoruz.

        Ayet şöyledir: "Sonra, kötülüğü değiştirip yerine iyilik getirdik. Nihayet çoğaldılar ve 'Atalarımız da böyle sıkıntı ve sevinç yaşamışlardı' dediler. Biz de onları, kendileri farkına varmadan ansızın yakaladık." Ayette geçen "kötülük", sıkıntı veren ve kötü gelen; "iyilik" ise insan tabiatı ile aklın hoş ve güzel gördüğü şeylerdir.

        Ayetten anlıyoruz ki, kötülüğü iyiliğe döndürme eyleminin arkasında ilahi irade vardır. Bu değişimden sonra insanların şımardığını söyleyen yüce Allah, tekrar bir değişimle onları cezalandırdığına dikkat çekmektedir. İyiliği kötülüğe götüren en büyük dinamik, bu değişimin arkasındaki ilahi gücü görmemek ve şımarmaktır.

        Nimetin değerini bilememek, yani nankörlük yapmak, toplumda kötü değişimlerin olacağına bir işarettir. Neml Suresi'nin 11. ayetinde, insanın kötüyü iyiyle değiştirebileceği işareti vardır. Ayet şöyledir: "Ancak kim zulmeder, sonra işlediği kötülük yerine iyilik yaparsa, bilsin ki ben çok bağışlayıcıyım, çok merhamet sahibiyim."

        Ayette, kötülüğün yerine iyiliği getirme eylemi için "beddele" fiili kullanılmaktadır. Kötülüğü iyiliğe çevirme manasını ifade eden bu kavramı eyleme döken, insandır. Demek ki insan kendi kötü fiillerini iyiye dönüştürebilir. İnsan kendi davranışlarında bu değişimi meydana getirince, Allah da af ve merhamet sıfatlarını harekete geçirmektedir.

        ÜÇ KÖTÜ DAVRANIŞ

        İnsandaki bu değişim, ilahi gazabın affa ve merhamete dönüşmesinin dinamiği olmaktadır. Değişim kendiliğinden başka bir değişimi meydana getirmektedir. Yüce Allah'ın insanları bağışlaması ve onlara acıması gibi, insan için en büyük nimetlerin meydana gelmesi, insanda kötüden iyiye doğru olan bir değişimi beklemektedir.

        Furkan Suresi'nin 70. ayetinde, tövbe, iman ve yararlı işler yapmanın meydana getirdiği büyük değişim, bir taraftan yüce Allah'ın insanların kötülüklerini iyiliğe çevirmesine, diğer taraftan da onları bağışlamasına neden olmaktadır. Günah işledikten sonra tövbe eden insan, hayatında büyük bir değişim meydana getirmiş demektir. Buradaki tövbe, kötüyü bırakıp Allah'a yönelmeyi ifade etmektedir.

        Furkan Suresi'nin 68. ayetinde üç kötü davranış anılmaktadır: Şirk, zina ve cana kıymak. Yüce Allah bunları en kötü davranışlar olarak takdim etmektedir. Bunları işleyenler günah batağına batmış ve ahirette de kat kat azap göreceklerdir. Bu kadar kötü bir durumu iyiye çevirmenin dinamiklerini ise yüce Allah 70. ayette, "tövbe, iman ve iyi amel" olarak vermektedir. Bu dinamikler kötülükleri iyiye dönüştürmekte ve Allah'ın affetmesini temin etmektedir.

        Kötülükleri bizzat yüce Allah iyiye çevirecektir. Dikkat edilirse zina ve cana kıyma, toplumsal olaylardır. Yüce Allah bu ayetlerde, toplumsal olayların kötüden iyiye dönüşümünün dinamiklerini anlatmaktadır.

        'TEMİZ'İ SEÇİN

        Allah, toplum hayatında iyinin yerine kötünün gelmesini istememektedir. İyiyi bırakıp kötüyü almak gibi çok ciddi bir değişim, toplumun asaletini bozar. Nisa Suresi'nin 2. ayetinde bu türden değişime dikkat çekilmektedir. Ayet şöyledir: "Yetimlere mallarını verin. Temizi murdara çevirmeyin, yani değişmeyin." Daha sonra Allah, bu değişimin büyük günah olduğunu söylemektedir.

        Yüce Allah, yetim hakkını yemeye "habis", yani "murdar" derken; helal yemeğe de "tayyib", yani "temiz" sıfatını vermektedir. Murdarı alıp temizi bırakmak kadar toplumsal hayatı temelinden sarsan ve toplumsal kaliteyi düşüren bir değişim yoktur.

        ***

        Bayraktar Hoca Yanıtlıyor

        ■ Cemaatleşme İslam'a aykırı mıdır? O.K.

        Toplumda birlik beraberliği yaralıyorsa, tefrika çıkarıyorsa, "bizden olan bizden olmayan" anlayışını körüklüyorsa cemaatleşmenin faydalı olmayacağı bir gerçektir. Ama birlik beraberliğe zarar vermiyorsa, tefrika çıkarmıyorsa bir zararı yoktur.

        ■ Hocam, arabayla mezarlık yanından geçerken radyoda müzik çalıyorsa kapatılıyor. Ayrıca ezan okunurken de televizyonun veya radyonun sesi kısılıyor veya kapatılıyor. Bunun sebebi nedir? S.E.

        Mezarlığın yanından geçerken arabanın radyosunu kapatmak dini bir hüküm değildir, sadece kültürel bir saygının gereğidir. Ezan okunurken televizyonun veya radyonun sesini kısmak dini bir saygıdır. Dinin temelleri olan kelime-i şahadet duyulunca susmak gerekir.

        ■ "Günahı çok olanlar ölüm anında çok acı çekerler, az olanlar da az çekerler" deniyor. Bu doğru mudur hocam? K.K.

        İnanan ile inanmayanların canlarının nasıl alınacağı Kuran'da anlatılıyor. Mesela Enfal Suresi'nde ve Enam 93'te, meleklerin, kâfirlerin canlarını sırtlarına ve yüzlerine vura vura alacağı yazıyor. Vaka Suresi'nin son sayfasında ise iyi olan insanların canlarının rahat çıkacağı belirtiliyor.

        ■ Bu dünyada evlenemeyenlerin ahirette durumu ne olacak? K.S.

        Evlenemeyen insan cennete gitmişse ona melekler hizmet edecektir. Orada, dünyadaki gibi bir cinsellik anlayışı yoktur.

        Diğer Yazılar