Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Günümüzde âlimlerin yazdığı kitaplar Kuran'ın önüne geçirilmektedir. Müminlerin gönüllerine Kuran'a karşı kilit vuranlar, Kuran'a karşı çok büyük saygısızlık yapmışlardır

        GÜNÜMÜZDE İslam âleminin en .önemli sorunlarından biri Kuran'dan uzak kalınması, Kuran'ın öğrenilmemesi, akıl ile buluşturulmaması ve hayata akıtılamamasıdır. Bu konuda yüce Allah şu şekilde emir vermektedir: "Sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Şüphesiz sen, doğru yoldasın. Doğrusu Kuran, sana ve kavmine bir şereftir. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız." (Zuhruf, 43-44).

        Kâfirler ve müşrikler seninle alay etse de, Allah ın vahyine sırtlarını dönüp onu dinlemeseler de sen sana vahyolunana sımsıkı sarılmalısın. Yani Kuran ı iyi anlayıp insanlara anlatmalı, onlara tebliğ etmeli ve onu hayatında tatbik etmelisin. Çünkü sana vahyedilen Kuran, Allah'a giden doğru yolu oluşturmaktadır.

        ŞEREF KAZANIN

        Demek ki doğru yolda olabilmek için Kuran'a sımsıkı sarılmak gerekiyor. Bundan günümüze ve geleceğe şu çıkarımı yapabiliriz: Yüce Allah, Hz. Peygamber'e, kendisine vahyolunana sımsıkı sarılmasını emrediyor. Aynı emir bizimle alakalıdır. Çünkü Hz. Peygamber vefat etti; bu ayet ise canlılığını kıyamete kadar devam ettirecektir. O zaman bu emir bize de verilmiş demektir. Şimdi Müslümanlar Kuran a yani Allah ın vahyine mi sımsıkı sarılıyorlar, yoksa âlimlerin fetvalarına mı? İşte bütün hatalar bundan kaynaklanmaktadır.

        Zamanımızda âlimlerin yazdığı kitaplar Kuran ın önüne geçirilmekte, Kuran gölgede bırakılmakta, görüşler, fetvalar ve düşünceler Kuran dan ışık alamamakta, âlimlerin kitapları onun ışığına engel haline getirilmektedir. "Kuran'ı anlayamazsın", "Sen kimsin ki Kuran'dan hüküm çıkaracaksın", "Eski âlimler onu anlamışlar, sen onların görüşlerini nakledebilirsin" gibi çağdışı düşünceler, görüntüde Kuran a saygı gereği yapılmaktadır.

        Bu anlayış Kuran düşmanı olan kâfirlerin veya başka din mensuplarının işine yarıyor; çünkü müminleri Kuran dan uzak tutmayı sağlıyor. Bu durum, Yüce Allah ın şu sorusuna ters düşmektedir: "Onlar Kuran'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalpleri kilitli mi?" (Muhammed 47/24).

        Müminleri Kuran' la irtibat kurdurmayan, onun üzerinde düşündürtmeyen, aslında onların gönüllerine kilit vurmaktadır. Müminlerin gönüllerine Kuran a karşı kilit vuranlar, Kuran a karşı çok büyük saygısızlık yapmışlardır. Onların gönül ve hayatlarını Kuran ın rahmetinden mahrum bırakanların dünya ve ahirette yatacak yerleri yoktur ve olmayacaktır.

        Kuran'a sımsıkı sarılırsanız, o size şeref kazandıracaktır. Peki Kuran dan şerefi nasıl alacağız, neyimizle ona sımsıkı sarılacağız? Bu sorunun cevabını şu ayetlerle verebiliriz:

        a) "Andolsun, size içinde sizin şerefiniz olan bir kitap indirdik. Hâlâ akıllanmaz mısınız?" (Enbiyâ 10). Demek ki, Kuran ın şerefiyle şereflenebilmek için aklı kullanmak ve Kuran a akılla yaklaşmak gerekiyor.

        b) "Ben, bana vahyolunandan başkasına uymam." (Yunus 15). Din adına neye tabi olacağını bilmek ve o bilgiyi hayata geçirmek şeref getirecektir. Kuran'a sımsıkı sarılabilmek için ona tabi olmak, onu hayata geçirmek gerekiyor.

        Din âlimleri ve eğitimcileri akıllarını ve hayatlarını Kuran ile buluşturmalı ve halka Kuran kaynaklı bilgiler ve fetvalar vermelidirler. Onun için beşeri fıkhı öğrenmeden, Kuran fıkhını, ilahi fıkhı öğrenmelidirler. Beşeri fıkhı sorgulayabilmeleri için, Kuran fıkhını bilmelidirler. İlahiyat eğitimi Kuran merkezli, Kuran eksenli olmalıdır.

        Bu Kuran merkezli, Kuran eksenli eğitim ve öğretimde DNA testleri yapılmalıdır. Bir babanın, çocuğunun kendisinden olup olmadığını anlamak için DNA testi yaptırdığı gibi din âlimleri de kucaklarına konan bir bilginin İslami olup olmadığının DNA testini yapmalıdırlar. Bu testlerini de Kuran laboratuvarında yapacaklardır.

        KURAN LABORATUVARI

        Bilgilerin DNA testini yapabilmek için de Kuran ı iyi bilmek gerekiyor. İlahiyat fakülteleri birer Kuran okulu ve Kuran laboratuvarı olmalıdır.

        Netice olarak diyebiliriz ki, Kuran ı iyi öğrenir, iyi anlar, iyi anlatır, insanların gönlüne ve hayatlarına iyi akıtırsak onlara Allah ve insanlık katında şöhret, nam, ün, onur, şeref ve itibar kazandırmış oluruz. Bu görev, din eğitiminin olmazsa olmazını teşkil etmektedir. Kuran ı beyinden beyine, gönülden gönüle, hayattan hayata aktarmak ve akıtmak için yollar açmak din eğitiminin amacı olmalıdır. İnsanları Kuran ile buluşturmak, onları şerefin kaynağına getirmek demektir.

        ***

        Bayraktar Hoca Yanıtlıyor

        ■ Hocam, ben bir rock müzisyeniyim. Bir insanın bu müzik tarzıyla ilgilenmesi doğru mudur? İnsan sadece dini musiki mi yapmalıdır? Ö.Ç.

        Musikinin her çeşidi yapılabilir. Musiki bütün dünya insanlığının dilidir. Dili bilmeseniz dahi çalgı ve ondaki ahenk size bir anlam verir, insanlık için müşterek bir duygu yaratır. Musikinin milleti yoktur, tüm insanlığın malıdır. Kendin

        sanat zevkin için müzik dinleyebilir ve yapabilirsin.

        ■ İmam namazda Fatiha Suresi'ni okuduktan sonra cemaat "Amin" diyor. Bu doğru mudur, yoksa dine sonradan mı girmiştir? M.Y.

        Amin denmesinde bir sakınca yoktur.

        ■ Kadınlar cennette bu dünyadaki kocalarıyla mı evlenecek? Eğer dünyadaki kocasını istemiyorsa, istediği başka kişiyle evlenebilir mi? R.O.

        Ahirette cennete hak kazanmış insanlar, yani karı-kocalar bir arada olacaklardır. Bu dünyada birbiriyle didişen, kavga eden, birbirinin gönlünü kıran insanlar orada nasıl bir arada olabilirler ki! Oradaki evliliği bu dünyadaki evlilik gibi düşünme. Orada cinsel ilişki yok. Orada manevi zevk duyma vardır.

        Diğer Yazılar