Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BELLİ ki Taksim projesi diyaloga açılmayacak.

        Kadir Topbaş proje için, "İstanbullulara meydan keyfi yaşatacağız" demiş.

        Kadir Bey'in keyfi yerinde görünüyor, çünkü Taksim için hazırlanan proje

        Anıtlar Kurulu'nun onayından geçmiş.

        Projenin bu haliyle geçmesine gerçekten çok üzüldüm. Çünkü:

        ■ Taksim'in yayalaştırılmasına karşı değilim.

        ■ Ama proje bu haliyle bir beton deryası gibi duruyor. Meydanda beton döşemelerden başka hiçbir şey yok. Başkanın meydan keyfinden kastı, betonlar üzerinde umarsızca dolaşmak galiba.

        ■ Sivilleşme yolunda önemli adımlar atılan bir hükümet döneminde, Taksim'in göbeğine bir kışlayı yeniden ve adını da muhafaza ederek (Topçu Kışlası) kondurmanın mantığını anlamıyorum.

        ■ Taksim'e baş döndürecek, her köşesine keşfedecek ve keyif yapacak ilginç özellikler ekleyebilecek bir meydan tasarlanabilecekken üzerinde hiç çalışılmadığı, estetik veya yaşamsal bir kaygının gözetilmediği hissi veren projedeki ısrar gerçekten çok tuhaf.

        ■ Taksim'deki yegâne yeşillik olan Gezi Parkı'nın kışla içine hapsedilerek görüntü dışı kalacak olması ve artık Taksim'de derli toplu bir yeşil alan kalmayacak olması saçımı başımı yolduracak gibi hissettiriyor bana.

        ■ Topçu Kışlası'nın altına çok katlı otopark yapılacak olması Gezi Parkı'ndaki onlarca yıllık ağacın kesileceği gerçeğini şimdiden kabullenmemiz gerektiğini anlatıyor.

        ■ Yayaların otomobiller ve toplu taşıma araçlarına ulaşabilmek için inmek zorunda kalacağı tünelvari yapılarda gece güvenlik sıkıntısı yaşayacağımızdan endişe ediyorum. Bu duyguya kapılmamda en önemli etken, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi etrafında iki kez otoparka inip çıkmamdır. Bu tasarım da tıpkı o tasarım gibi yayalar için tasarlanmadığını o kadar açık ediyor ki.

        ■ Bu haliyle proje sanki sadece Topçu Kışlası'nı geri getirmek ve içine de AVM koymak için tasarlanmış gibi duruyor.

        Bu ülkede Taksim'i dünya çapında ve gerçekten keyifli bir yer haline getirebilecek onlarca mimar varken ve Taksim bu kentin yaşam kültüründe bu denli önemli bir yere sahipken kusura bakmayın ama ben bu beton yığını projeyi kabullenmekte zorlanıyorum!

        Haydi eller havaya yandan!

        TAM olarak başlıktaki kelimelerle anlatılması zor olsa da geçen hafta çok eğlendiğim bir oyunla tanıştım.

        DanceStar Party adını taşıyan oyun, Playstation 3'ün Move adı verilen yeni hareket

        dedektörleriyle oynandığı için daha da ilginç geldi bana.

        Move ekipmanını daha önce kullanmamıştım.

        Nintendo Wii ile tüm dünyayı saran ve hareketlerinizle birebir dahil olduğunuz oyun kavramı çok tutunca diğer konsol üreticileri de buna kayıtsız kalamamışlardı.Xbox Kinectve Playstation Move bu akımın sonuçları.

        DANSLA EŞLİK EDİN

        DanceStar Party oyununun çok basit bir amacı var. Oyunu çalıştırdıktan sonra ekranda beliren 40 şarkı arasından birine dansla eşlik etmek.

        Eşlik edeceğinizi seçtiğiniz şarkının ardından zorluk derecesi seçiyorsunuz. Ki eğer kalabalık bir ekiple oynuyorsanız en profesyonel seviyeyi seçip "maymun olmak" limitsiz bir eğlence vaat ediyor.

        Move sisteminde hareketlerin bir kamerayla takip ediliyor olması hassasiyeti artırıyor. Siz deli gibi ekranda beliren dansçının hareketlerini taklit edip karizmanızı yerle yeksan etmeye çalışırken, görüntüleriniz de ekrana yansıyor. Üstelik cihaz arada fotoğraflar da çekiyor. Eğer yerse,

        bunları internette paylaşma şansınız da var. Ama bunun ülkemizde çok rağbet göreceğini düşünmüyorum:)

        Beni en çok şaşırtan şey, oyunda yer alan şarkıların kalitesi ve her müzik türünden çok eğlenceli örneklerin toplanması oldu.

        FİYATI YÜKSEK

        Mesela dilerseniz 80'lerin büyük hiti Snap'ten Power, Rihanna'dan Rude Boy, Lady Gaga'dan Born This Way, Elton John'dan I'm Still Standing, Billy Idol'dan Dancing With Myself ya da Barry White'dan You're The First, The Last, My Everything ile dans edebiliyorsunuz.

        Wii'deki karton adamlar yerine gerçek insanlara bakarak dans etmeye çalışmak çok daha eğlenceli.

        Oyun, 70 lira gibi PS3 oyunları için makul sayılabilecek bir fiyatta ve internetten ekstra şarkı yüklemek mümkün.

        Ancak asıl sıkıntı Move kontrol cihazlarının fiyatının yüksekliği. Bir kamera ve iki kontrolör yaklaşık 250 liraya geliyor. En mantıklısı bir oyunla birlikte başlangıç setini paket halinde

        almak.

        Oyun güzel, çok da eğlenceli ama insanın canı arada bir Mezdeke filan da oynamak istiyor hani:)

        Diğer Yazılar