1- Karşıyaka'nın son haftalardaki başarılı çıkışına bakarsak, Play-Off dörtlüsüne aday mı?
Karşıyaka'nın ikinci yarıdaki performansı aynı seviyede devam ediyor. Ve bu, hiç de sıradan bir performans değil. İç sahaya oranla deplasmanda çok daha etkililer. Kiminle oynadılarsa rakiplerine üstünlük kurdular. Geçenlerde de söyledim, KSK'yi yenmek kolay bir iş değil. Kasımpaşa maçı şanssız bir kazaydı. Onun dışında sahadaki her şey dediğimi doğruluyor.
Mustafa hoca elindeki oyuncuları verimli kullanıyor. Takım tertibindeki istikrar ise KSK'ye ayrı bir olgunluk getiriyor. Organize olmuş, takım görüntüsü veriyor. Her şey eskisinden çok çok farklı. Mesela bu hafta yeni oyuncular dahil oldu, yadırgamadık. Takımın genel karakterinde bir değişiklik olmadı. Öğrenilmiş, kabul görmüş bir sistemin göstergesidir.
Oyuna veya takıma giren futbolcu, ne yapacağını, nasıl oynayacağını biliyor.
Karşıyaka’da fiziksel
bir düşük olmadığı sürece Play-Off ile ilgili herhangi bir sorun yaşayacağını düşünmüyorum. Buna göre en büyük adaydır. Ancak bu arada galibiyetlerden de uzaklaşmamakta fayda var. Aynı ciddiyetle, devam...
2- Manisaspor için işler iyi gitmiyor, rakipleri kazanırken, kaybediyor. Tehlike büyük mü?
Manisaspor tarif edilemez bir düşüş içerisinde. Gerçekten inanmak mümkün değil. Derece beklerken küme düşmemeye oynamak fahiş hataların göstergesi. Ancak gidişat hiç de iyi değil. Teknik direktör değişikliği hiçbir işe yaramadı. Bence kan değişikliği şart. Hastayı daha da kötüye götüren doktoru değiştirmekte fayda vardır. Her zaman istikrarı savunmama rağmen, söylediğim şey hem Manisa hem de Göztepe için geçerli. Teknik direktör çaresiz, oyuncuların ise inancı kırılmış. Bu enkaz başka türlü kalkmaz. Yönetim, "kritik dönemde at değiştirilmez" derse Manisa küme düşer. Mevcut durum Ümit hocanın yetersizliği ile ilgili değil. Kan uyuşmazlığını gördüğüm için böyle bir ısrarda bulunuyorum. Bu arada Manisasporlu oyuncular da puan cetvelini kesip, cüzdanlarının arasında taşısınlar. Sık sık çıkararak da baksınlar.
3- Göztepe için de tehlike çanları çalıyor. "Kurtuluş reçetesi" olarak ne yazarsak, doğru olur?
Manisaspor için söylediğim her şey Göztepe içinde geçerli. İyi oynayarak kazanamamak işin daha da kötü tarafı. Göztepe'de de sıkıntı büyük. Cihat Hoca'ya karşı inancın azaldığını düşünüyorum. Bu saate kadar düzelmeyen şeyler , bundan sonra da düzelmez. Göztepe takımı yetersiz olabilir. Ne olursa olsun kendi sahasında Giresunspor'u yenemiyorsa şapkasını önüne alıp düşünmeli. Yönetimin yerinde olsam acilen teknik direktör değişikliğine giderdim. Bu ligi bilen bir hocayla anlaşırdım. Aksi takdirde, mevcut durumun devam edeceğini ve Göztepe'nin lig sonunda kadar taraftarına ciddi endişeler yaşatacağını düşünüyorum.
4- Altay, sahasında çok hovarda, dışarıda daha başarılı. Bu grafik şampiyonluk için yeterli mi?
Altay'da inişli–çıkışlı grafik devam ediyor. Şampiyonluktaki en büyük rakip, istikrarsızlıktır. İstikrarsızlık ise, Altay'ın yaşam biçimi oldu. Ciddi bir tehlike...
Kendi sahasında yeniliyor, avantajları yok ediyor. Sonra gidip deplasmanda kazanarak, kaybı sıfıra çekiyor. Mesafe almanın yolu bu değil ki... İdareyi maslahatla sonuca ulaşmaya çalışıyor. Olmaz...
Bundan sonra Altay içeride her maçını kazanmalı, dışarıda ise yok denecek kadar puan kaybı yaratmalıdır. İşin doğrusu budur, yakışanı da...
5- A.Ordu kendini iyi idare eden ender takımlardan biri. Daha başarılı bir ivme için ne yapmalılar?
Mütevazi kimliğiyle Altınordu, İzmir'i olabilecek en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyor. Şampiyonluk maddi güç isteyen bir olgu. Bunun sağlanması da oldukça zor.
Altınordu'nun yapacağı tek şey gençleri bulup, onlarla şansını denemek olmalıdır. İyi bir bileşim kendilerini bir anda uçurabilir. Şuan idare eder konumdalar. Beklentimiz, en azından heyecan yaşayacak, yaşatacak olmaları yönünde. Mevcut şartlara baktığımızda başarılı buluyorum. Profesyonel bir kulübü idare etmek gerçekten güç. Özveriyle kulübü ayakta tutmaya çalışıyorlar, tebrik ediyorum. Formül belli... Altyapı ve gençler, gençlerin keşfi ve idealist antrenörler...