Öne Çıkanlar
Son Dakika
14.11.2017 - 07:10 | Güncelleme:

Amerika-Türkiye ilişkisi iyi olabilir mi?

 

BAŞKAN Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “Yakın dostum” diye hitap edip, “Aramızdaki ilişki hiç bu kadar iyi olmamıştı” diyor. Bunun yanında yönetimin ikinci adamı Başkan Yardımcısı Mike Pence, Başbakan Binali Yıldırım’la Beyaz Saray’da yaptığı görüşmede “iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da iyileştirilmesi gerektiğini, stratejik ortaklığın çok önemli olduğunu” söylüyor.

Ama zirvede bu iyi niyetlerin ifade edilmesine rağmen iki ülke arasındaki ilişki daha da bozulma yolunda yürüyor. Hatta son görüşmenin en somut sonucunun, “iki ülke arasındaki ilişkinin serbest düşüşünün altına bir güvenlik ağı çekilmesinden ibaret olduğu” bile söylenebilir.

NİYET VARSA NEDEN OLMUYOR?

Peki bu neden böyle oluyor? Niyet olsa dahi Amerika ile Türkiye arasındaki ilişki neden iyiye gitmiyor? Bu soruyu, yönetimin iç işleyişini iyi bilen uzmanlara ve usta gazeteci dostlarıma sordum. Hepsinden aldığım cevapların ortak noktalarından çıkardığım sonuçlar şöyle:

1- İlişkilerin düzelmesindeki en sorunlu nokta, Başkan Trump’ın yönetim üslubundan kaynaklanıyor olabilir.

2- Trump öncesindeki yönetimlerde ABD’nin Türkiye ilişkilerinin çerçevesini çizen bir devlet politikası vardı.

3- Bu devlet politikaları şu şekilde oluşuyordu: Washington’da IAG (Interagency), yani birimler arası koordinasyon denilen, aynı zamanda PCC (Policy Coordination Committee) olarak da ifade edilen bir süreç muhakkak işletilirdi.

Yönetim kademelerindeki her birimin Türkiye’yle ilgili kendine has problemleri olabileceğinden, bu birimler kendi çözüm önerilerini her raporun bir araya getirileceği merkeze yönlendirirdi. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı ve Özel Kalemi, ilgili ülkeye bir tavır alınmadan önce kendilerine her birimden gelen raporları birleştirir ve diğer birimlerin raporlarındaki önerilerle uyumlu hale getirirdi.

Uyumlu olmayan yanlar varsa, politika belirlenip Başkan’ın önüne sunulmadan önce bu uyumsuzlukların giderilmesine çalışılırdı.

Sonuçta Başkan’ın önüne Türkiye’yle ilgili nihai tavır önerisi konulur ve Başkan isterse bunun açılmasını ve daha da geliştirilmesini isterdi.

4- Sonuçta Türkiye’yle ilgili Amerikan devletinin yaklaşımı hakkında genel çerçeve çizilir ve Başkan onaylarsa bu da devlet politikası olarak her birim tarafından benimsenip ilgili birimler kendi tavırlarını buna uydururlardı.

5- Ama Trump’ın başkanlığında artık bu süreç tam çalışmıyor. Trump tüm yetkileri ve gündelik kararları ilgili birimlere bıraktı. Örneğin, eskiden DEAŞ’la mücadele edilecekse, ilk önce bunun kiminle birlikte yapılmasının devletin genel çıkarları açısından daha iyi sonuç vereceği tartışılır, sonra karar verilirdi.

Şimdi ise bu süreç işletilmediği için karar sadece Pentagon’a bırakıldı. Pentagon da “Bu savaş en etkin Kürtlerle birlikte yapılır” dediği için bu karar hemen uygulamaya koyuldu. Türkiye’yle ilgili diğer birimlerin, örneğin başta Dışişleri’nin fikri alınmadı.

6- Zaten durum bu şekilde olduğundan Dışişleri artık Türkiye’yle ilgili hiçbir kararın içinde yok gibi. Bu nedenle Türkiye’nin bölgedeki önemini anlatacak diplomatik tavırlar hiç görülmüyor.

7- Türkiye’yi ilgilendiren her karar artık böyle alındığından Fethullah Gülen’in iadesi hakkında sadece FBI ve CIA’nın sözü dinleniyor. Bu birimler de meseleye kendi dar çerçeveleriyle baktıklarından aldıkları tavrın Türkiye’yle uzun vadeli ilişkileri daha da bozacağı düşünülemiyor.

8- Zarrab davasında da konu sadece FBI, özel savcı ve Hazine Bakanlığı arasında gidip geliyor. Siyasi ve diplomatik kararlar dışlanıyor.

9- Son zirvede Türkiye ile Amerika’nın ilişkilerinin düzeltilmesinin iki ülkenin de bölgesel çıkarları açısından hayati olduğu söylendi. Yani iki ülkenin de ortak menfaatler açısından mutlaka uyumlu çalışması gerekiyor.

DEVLET KARARI ALINMASI LAZIM

Ancak bunun olması için Amerika’nın, Türkiye’ye yönelik siyasi bir devlet kararı alması lazım, ama daha önce anlattığım IAG ve PCC süreçleri artık çalıştırılmadığından Washington, Türkiye’ye kısıtlı ve yetersiz düzeyde bakarak adımlar atıyor.

Genelde bir Suriye ve Irak politikası olmadan Kürtlerle ilgili kararlar alınıyor. Şimdi de Suriye’nin geleceği üzerine ne söyleyeceğini tam bilmeden Rusya’yla çalışmalar yapmaya başlayacak.

Washington’da bazıları biliyor ki, bundan Türkiye de ABD de uzun vadede kaybedebilir, ama Amerika kendi gücüne güvenerek bunun uzun vadeli sonuçlarını umursamıyormuş gibi hareket edebiliyor.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 15 Kasım 2017 Çarşamba 00:53
    ÇIKARLAR ÖRTÜŞMÜYOR AMA TÜRKİYEYİ DE BIRAKMIYORLAR DEMEK İÇİN KOCA BİR YAZI MI YAZMAK LAZIMDI TAAA ORALARDAN
  • Misafir 15 Kasım 2017 Çarşamba 00:13
    Turkiye ABD iliskilerinde problemin esasi geleneksel kurd inkari siyasetinde kaynaklanmakta. Son iki yil icinde turkiyenin akp-mhp ortak tutumuylada ABD iliskileri dahada karsi karsiya getirmistir.
  • Misafir 14 Kasım 2017 Salı 23:23
    Abd kimle nasıl çalışılacağını bilir. Dünyanın süper gücü olarak iyinin yanında kötü ile de çalışılması gerektiğinin bilincindedir. Yaşam standardının ve fırsatların yüksek olduğu bu ülkede yaşamak ve çalışmak her aklı başında insanın hayalidir.
  • Misafir 14 Kasım 2017 Salı 17:30
    amerika ile durumun düzelmesi çok zor çünki darbe girişiminden sonra milletin çoğunluğu yani yüzde sekseni amerikayı askıya aldı. amerika düş olmaktan dost olmaktan çıktı.
  • Misafir 14 Kasım 2017 Salı 16:47
    Yöneten, çalışana işi bırakmış mı bıraktırılmış mı?
  • Misafir 14 Kasım 2017 Salı 13:23
    Amerikanın dar görüşlü kararları yeni değil. Vietnam harbinden beri her giriştiği çatışmadan zararlı çıktı. Irak ve Suriye için de aynı dar görüşlü kararlarından dolayı sonunda zararlı çıkacaktır.
  • Misafir 14 Kasım 2017 Salı 10:41
    Trump'u sebepler arasina koymaniz hakikaten ilginc,
  • Misafir 14 Kasım 2017 Salı 10:34
    Türkiye ABD iliskileri hicbir zaman eskisi gibi olamaz. Siyasette bunu tasiyamaz, fakat en büyük sorun CHP Türkiyenin muhalefetimi yoksa arkadan vuran bir Projemidir, bunun mutlaka acikliga kavusmasi lazimdir. Cok fena oyuna gelecegiz gibi geliyor bana, yoksa halk bu dik durusun bir bedelide olacaginin farkinda, bu arkadan vurmalar bizi cok zor durumlara sokabilir ve hatta vesayet altinda ömür boyu kalabiliriz.
  • Misafir 14 Kasım 2017 Salı 09:49
    Türkiye'nin ABD ile ilişkileri Obama'nın ikinci döneminin başlarında bozuldu. Trump'un yönetim tarzı ile bir alakası yok. Çatışmanın nedeni usul değil esas. Çıkarlarımız artık ABD'nin çıkarları ile taban tabana zıt ve ABD ile sıcak vekalet savaşı halindeyiz. Bunları bilmiyor olamazsınız.
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Salı 18 MPH 10°
Kısmen Güneşli