Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Eğitim psikoloğu ve yazar Dr. Michele Borba’ya göre, selfie kültürü, diğerlerinin dışlanıp bireye bu şekilde odaklanılması, çocuklarımız açısından zararlı. Sorun fotoğraflardan çok, bunların temelinde edinilmiş fikir: ‘Dünyanın merkezinde ben varım.’

...ve beraberinde gelen empati eksikliği.

Dr. Borba, düşük empati düzeyinin kültürlere yerleşmeye başladığını ve zorbalık, aldatma, zayıf ahlaki muhakeme ve zihinsel sağlık sorunları ile ilişkilendiğini söylüyor. Borba, ebeveynler ve öğretmenler gibi bakım veren kişilerin de, çocuklarda, diğer insanlara karşı empati ve cömertlik becerilerini geliştirmelerine yardımcı olmaları gerektiğini söylüyor. 

İşte size Dr. Borba’dan çocuklarda empatiyi geliştirme üzerine birkaç öneri:

1) Çocukların ahlaki kimliklerini geliştirmelerine yardımcı olun

Yapılan araştırmalara göre, 3 ila 6 yaş aralığındaki çocuklar söz konusu olduğunda, daima yardımsever olduğu için övülen çocuklar, başkalarına yardım ettiğinde övülen çocuklara kıyasla, gelecekte daha cömert insanlara evriliyorlar. Dr. Borba’ya göre, çocukları yalnızca iyi bir şeyler yaptıklarında övmektense, ahlaki bir kimlik kazanmalarına yardımcı olmamız gerekiyor.

“Çocuklar, empati kurmak için kendilerini, insanların duygu ve düşünceleri ile ilgilenen ve bunlara değer veren insanlar olarak görmeye ihtiyaç duyuyorlar.” diyor Dr. Borba. “Bu elzem parça gözden kaçırıldığında, çocuğun empati kapasitesinde büyük bir boşluk oluşuyor.”

2) Çocuklarınızı ‘baştan yaratın’

Elbette çocuklara başka bir perspektif kazandırmak kolay değil. Duyarsızca konuştuklarında ya da davrandıklarında, basitçe cezalandırma yöntemine başvurmak yerine, çocukları ‘baştan yaratmak’ daha etkili. Dr. Borba, çocukların empati kurmasına yardımcı olabilecek dört adım öneriyor:

a) Umursamaz davranışlara dikkat çekin.
b) Umursamaz davranışlarının diğer insanları nasıl etkilediğini anlamalarını sağlayın.
c) Davranışlarının sonucunda incinen kişiyi onun önünde iyileştirin ve durumu telafi edin.
d) Gelecekte ilgili davranışlara dair beklentilerinizi vurgularken, umursamaz hareketlerin yarattığı hayal kırıklıklarını ifade edin.

3) Empatiyi hikayeler aracılığıyla teşvik edin

Dr. Borba, yetişkinlerin, rol yapma oyunları oynayarak, karakterlerin zihinlerine girmeyi sağlayan kitaplar okuyarak ve ilham veren filmler izleterek, çocukların empati kaslarını geliştirmelerine yardımcı olmalarını öneriyor. Belirli bir durumda insanların çeşitli hislerini yansıtan aktiviteler, ahlaki eylem için gereken becerilerin inşa edilmesini sağlar.

“Doğru kitaplar, bir çocuğun empati yeteneğini, herhangi bir dersin yapabileceğinden çok daha etkili bir şekilde destekler.” diyor Dr. Borba. “Doğru kitap doğru çocukla buluştuğunda, kalbi açan anahtar ele geçirilmiş olur.”

4) Okulda empati eğitimini destekleyin

Dr. Borba, okullarda iyilik ve empati eğitimi üzerine de birkaç öneride bulunuyor. Örneğin sınıflarda iyilik temalı hareketlerin listelendiği bir iyilik tablosu oluşturulabilir, empati öğretilebilir ya da Jizzsaw gibi öğrenme programları ile öğrencilerde önyargının düşürülmesi ve sınıf ortamında nezaketin artması sağlanabilir.

5) Kendi değerlerinizi sorgulayın

Dr. Borba’ya göre sorunun diğer kısmı, aşırı derecede rekabetçi olan kültürlerle ilişkili; çocukların büyük çoğunluğu, daha iyi insanlar olmaktan çok, akademik açıdan başarılı kişiler olmaya itiliyor. Ebeveynler iyiliğe ve merhamete değer verdiklerini söyleseler de yalnızca başarıya övgüyle yaklaştıklarında, çocuklarına yanlış izlenimler kazandırıyorlar.

“Eğer iyilik ve şefkat dolu bir nesil yetiştirmek istiyorsak, beklentilerimiz, çocukların gözünde daha net olmalı.” diyor Dr. Borba. “İyiliğin çocuklara nasıl faydası dokunduğunu, başarılı ve mutlu bir hayat için ne kadar gerekli olduğunu anlayabilmek, kendi metotlarımızı değiştirmeyi sağlayacak motivasyon kaynağı haline gelebilir.”

6) Sosyal medya kullanımı konusunda duyarlı olun

Dr. Borba, empatiyi ortaya çıkaran yüz yüze iletişimi ortadan kaldıran sosyal medya kültürü konusunda da üzgün olduğunu belirtiyor. Ebeveynlere, çocuklarının online ortamda ne kadar zaman geçirdikleri konusunda dikkatli olmalarını ve bu zamanın, yüz yüze konuşmalarla mutlaka dengelendiğinden emin olmalarını tavsiye ediyor.

7) Çocuklara içlerindeki kahramanı bulmalarında yardımcı olun

Çocuklarda kahramanca davranışları da, zorbalara karşı dik durabilme cesareti gibi, tartışmak gerekiyor. Birçok çocuk, zorbalıktan uzak durmaya çalışıyor; çünkü kendilerini güçsüz hissediyorlar, ne yapacaklarını bilemiyorlar, bir başkasının müdahale edeceğini varsayıyorlar ya da yetişkinlerden destek alamayacaklarından endişeleniyorlar.

Çocuklarımıza örnek olarak içlerindeki kahramanı bulmalarına yardımcı olmamız gerekiyor. Zorbalara hayır demeyi öğreterek ya da akranların birbirlerini destekleyebileceklerini fark etmelerini sağlayarak mesela. Araştırmalara göre, zorbalığı durdurmanın en iyi yolu, çocukların seyirci kalmayı bırakıp harekete geçmelerini sağlamak. Bu şekilde durumu tersine çevirmeyi başardıklarını göstermek.

“Empati çok önemli bir konu. Diğer insanların hislerini anlayabilme becerisi, beslenip geliştirilebilir.” diyor Dr. Borba.

Yetişkinlere kalan ise çocuklarının her zaman yanında olduklarını hissettirmek ve onları asla yüz üstü bırakmamak.