HABERTURK.COM

Konferansla ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz? Konferansın geneli sizin açın nasıl geçti?

Türkiye'de olmak çok güzel. Benim açımdan konferans harikaydı. Çünkü, birçok liderle buluşabiliyorsunuz, birçok farklı şirketten insanlarla görüşebiliyorsunuz. Ve onlardan enerji zirvesi başlığıyla ilgili görüşlerini alabilmek çok heyecan vericiydi. Şuan da enerjide bir geçiş dönemindeyiz ve bu çok önemli. Birlikte çalışmamız, fırsatların neler olduğunu görmemiz önemli ve bunlardan bir çoğunu bugün duyabildim.

Başlıklar ve manşetler nelerdi? Global olarak Türkiye için bahsedilen en fazla bahsedilen konu veya konular nelerdi?

Tabi ki öncelikle karlılık her zaman dünya sınıfındaki yatırımlarda çok önemli. Ortaklarımız için kar payı yaratabilmemiz lazım bu da çok önemli. Diğer bir başlıkta enerji geçişimiyle ilgiliydi. Biz Shell olarak daha fazla ve daha temiz enerji üretmekle ilgiliyiz. Enerji talebi arttığı için daha üretilmeli ama emisyonları düşürmek için ahlaken de bir sorumluluğumuz var, ayrıca bu hepimizin karşısındaki bir sorun. Bu yüzden enerji geçişinde nasıl ilerleyeceğimizi , gelişeceğimizi konuşmamız lazım. Ve biz Shell olarak toplum lehine nasıl bunu yapabiliriz? Bunları konuşmak gerekiyor.

Birebir görüşmeleriniz oldu mu? Bunlar nasıl geçti?

Evet, birebir görüşmelerim çok oldu. Buraya gelmenin en önemli faydalarından birisi de bu. Hem ulusal hem de uluslararası firmaların üst düzey yöneticileriyle görüşebiliyorsunuz, sunumlar elbette ilginç ama bunların yanında diğer kişilerin yanında görüşme imkanları bulmakta burada olmanın güzel yanlarından biri.

Biraz da sizin gelecek planlarınızdan bahsedelim, Downstream (petrol endüstrisi) ile ilgili Türkiye'de ne gibi planlarınız var?

Öncelikle Shell gruptan bahsedeyim isterseniz, pazar payından bahsedelim daha sonra Türkiye'ye geçelim. O zaman hepsinin nasıl örtüştüğünü göreceksiniz. 2016 Shell için çok dönüşümlü oldu. Çünkü BG grupla birleştik ve burada da dünya sınıfında bir yatırım imkanı oluşturduk. Hem nakit akışı üretimini hem de istediğimiz getirileri grupta oluşturabildik. Shell grup olarak çok güçlü 3 çeyrek geçirdik, ve bu üç çeyrekte elde ettiğimiz nakit akışından 19 milyar dolar yıllık gelir ürettik. Bu da varil başına 50 dolarlık bir rakam. Ham petrol fiyatlarının uzun bir süredir düşük gittiğini biliyoruz. Bu da bizi maliyetlerimizi düşürmeye itti. Shell grup olarak maliyetlerimizi son iki yılda %20 düşürdük ki bu da 10 milyar dolara tekabül ediyor. Bazı varlıklarımızı da elimizden çıkardığımızı muhtemelen duymuş olabilirsiniz. Shell grup 30 Milyar dolar değerindeki varlıklarını 2016 ile 2018 yılları arasında elinden çıkarma kararı aldı. Bu 30 milyar doların şimdiye kadar 20 Milyar dolarlık kısmını tamamladık ve bir kısmını daha çıkaracağız, o yüzden bu yolda ilerliyoruz. Sizin sorunuz sanırım daha çok Downstream ile ilgiliydi. Varil başına 50 dolarlık bir miktarla tabi ki zor zamanlar yaşıyoruz. Ama Dowstream ile ilgili iyi olan şey şu: Bize, düşük ham petrol fiyatlarına karşı iyi bir imkan sağlıyor.  2017'nin ilk çeyreği bunun çok iyi bir örneği. Shell Downstream olarak birinci çeyrekte 2,5 Milyar Dolar kazanç yarattık ki grubun toplam kazancı 3.8 Milyar dolardı. Yani, çok ciddi bir katkı olduğunu söyleyebiliriz. 0.8 milyarı kimyasallardan geldi, 0.9'u bizim pazarlama organizasyonlarımızdan geldi. Bana kalırsa pazarlama ciddi bir şekilde önem arz ediyor. Çünkü çok güçlü bir nakit akışı yaratıyor. Ham petrol fiyatları yüksekte olsa düşükte olsa, biz oradan çok güçlü bir nakit akışı sağlıyoruz. Tabi ki Türkiye'de ki pazarlama da bizim için çok önemli.

Sizin Türkiye ile ilgili 2017 sonuna kadar ki planlarınız nelerdir? İlk çeyrek nasıl geçti? Downstream ve Shell grubun planları ne yönde?

Gelecekteki kazançlarımızla ilgili bir şey söyleyemem. Sadece birinci çeyreği paylaşabildim. Ama Türkiye'de ki performansımızı anlatabilirim, Türkiye bizim için çok önemli bir pazar, perakende açısından bakacak olursak bin tane noktamız, bir milyona yakın müşterimiz var. Bunlarında bizim kazandığımız geliri kazanmasından çok memnunum. Biz burada çok güçlü bir konumdayız ve Shell markası kaliteyi temsil ediyor ve çok sağlam bir ismi ve itibarı var. Türk ekibi de bunları yerine getirdi, hem baz hem premier yakıtlara vb. eğildiler ki bunlar bizim için çok önemli. Bizim bin tane farklı noktamızdan 250 tanesinde, “Select” dediğimiz özel mağazalarımız var. Ve buralarda 1500 kalem petrol dışı ürün bulunuyor.

Temiz enerji konusuna tekrar geleceğim daha sonra ama yine lng'ye gelecek olursak sizin Katar'la bir iş birliğiniz var bu konuda bunu da biraz anlatabilir misiniz? İş birliği nasıl bir kapsamda ve neleri içeriyor?

Evet haklısınız. Yaklaşık 3 hafta önce biz bir anlaşma imzaladık. Ve ek bir hacim Katar gazın doğalgazından alınacak.Bu tabi ki başka seçenekler de sağlıyor bize. LNG'yi hem tedarik ediyoruz hem de ticaretini yapıyoruz global ölçekte. Ve bizim Katar'dan alacağımız LNG'de bizim global fırsat setimizi genişletecek. Çünkü giderek daha fazla ülke LNG ithalatı yapıyor. Yani size daha önce belirttiklerimin haricinde birçok ülke karbon yoğunluğunu azaltmak istiyor ve enerji geçişini dönüşümünü sağlamak istiyor ve LNG kömür yerine geçebilecek enerjilerden sadece bir tanesi.

Şu konuda da sizin görüşlerinizi almak istiyorum. Siz sektörün son derece tecrübeli, başarılı firmasısınız ve uzun yıllardır sektörün içerisindesiniz. Şu andaki jeopolitik durumu nasıl değerlendiriyosunuz? Enerjiyle ilgili olsun diğer arap ülkelerinin Katar'la olan çatışması olsun sizce bunlar gelecekteki enerji stratejisini nasıl etkileyecek? LNG'yi ve hepsini..

Katar'dan bahsedeceksek tabi ki orda Shell'n ciddi üretimleri var.

Onlar bir numara değil mi şu anda?

Katar önemli bir ülke bizim için ve şimdiye kadar orda önemli bir etkisini görmedik operasyonlarımız üzerinde. Ancak jeopolitik meselesine gelecek olursak Shell şu anda bir çok ülke de 100 yıldan fazla süredir faaliyet gösteren şirket ve gelecekte tabi ki yine jeopolitik inişler çıkışlar  olabilir. Biz bunlarla başa çıkmayı öğrendik bunca yıl içerisinde. Kısa vadede bunlar zorluk yaratsa da biz hep geleceğe bakan bir firmayız ve biz bu zorluklardan bazılarını bu bağlamda değerlendiriyoruz.

Yani çok büyük bir risk görmüyorsunuz.

Büyük bir risk görmüyoruz diyemeyiz. Tabi ki çok yakından takip ediyoruz olup bitenleri. Ancak geçmişimizde bütün bu zorlukları yönetebildiğimizi görüyoruz.

Peki, tekrar Türkiye'ye geri dönersek bir merkez bir enerji merkezi bu Türkiye hükümetinin de bir projesi siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz ? Görüşleriniz neler? Acaba kaç farklı şekilde Türkiye bir merkez olur dönüşüm de mi değişim de mi?

Bence bu çok mantıklı Türkiye'nin kendisini bir merkez olarak görmesi. Çünkü Türkiye bir takım ana üreticilerle petrol ve gazın ana üreticileriyle çok yakın olduğu gibi üreticiler ve tüketicilerle de çok yakın.

Evet kesinlikle. Bu yüzden son derece mantıklı, Türkiye'nin böyle bir merkez olması ve olmaya da başladı. Başarılı bir şekilde bu amacını yerine getirebilmesi için yasanın serbestleştirilmesi lazım ve bizim Türkiye'nin LNG piyasasına açılması bence bu anlamda çok olumlu bir işaret. Böylece Türkiye'nin kendisinin nasıl ana bir enerji merkezi haline getirebileceğini gösteriyor. Bu sadece doğalgaz olmayabilir başka enerji çeşitleri de olabilir. Ben aslında şunu duydum bu güneş enerjisi olabilir belki bütün bunları değerlendiriyor olabilir. Ama ben Türkiye'nin kesinlikle kendisini bu amaca doğru  yükseltmesi gerektiğini düşünüyorum.

Türk Hükümeti aynı zamanda piyasanın serbestleştirilmesi için de çok çaba sarfediyor. Bu çok önemli özelliklede yabancı yatırımcıları nülkeye çekmek için öyle değil mi ? Sizce ne kadar yol katettik bu serbestleştirme konusunda?

Bence bir takım çok önemli işaretler geldi. Daha az müdahale var piyasaya. Hükümette farklı enerji mesela LNG gibi farklı enerji çeşitlerini destekliyor. Burda müşterilerin tercihlerini yapmalarına izin verilmesi  gerekiyor. Benim felsefem şu piyasanın ve müşterilerin yakıtlar konusunda kendi kararlarını almalarına  izin vermek lazım.