Mucize gibi kurtuluş hikayesi!
"Ya beraber öleceğiz ya da buradan beraber çıkacağız!"
Şefik DİNÇ / HT GAZETE
13 Mayıs 2014... Soma Eynez maden sahalarında sıradan bir gündü. Sabah yüzlerce madenci “karaelmas” için ilk vardiyayla yerin yüzlerce metre altına inmiş, çalışmıştı. Mesai bitiminde yeryüzüne çıkmaya hazırlanırlarken bir patlama, ardından da savrulup gelen zehirli gaz dumanıyla bölündü sohbetleri. Önceden kararlaştırılan bölmelere doğru yöneldiler. Koşuyorlardı... Ölüme mi yaşama mı koştuklarını bilmeden. Tam 787 kişilerdi. Kiminin yolunu gaz, kiminin yolunu kesif bir duman, kiminin yolunu alevler kesti. Tam 301 madenci oracıkta can verdi.
HABERTÜRK BULUŞTURDU
25 yaşındaki Erdal Bıçak o cehennemden kurtulan 486 madenciden biri. Kurtuluş hikâyesini bölük pörçük öğrenince, eksik kalan, anlatılmayan kısmın peşine düştük. Patlamanın ardından temiz havanın bulunduğu “nefeslik”e kaçarken yarı yolda kendinden geçen Erdal’a yaşamı adeta hediye eden kahramanı bulup ikisini bir araya getirmek ve eksik kalan parçayı tamamlamak istedik. Armağan Tunçel’di adı. 32 yaşındaydı. Bitişik madende vardiya amiri olan maden teknikeri Armağan Tunçel ile hayatını kurtardığı Erdal Bıçak faciadan tam 6 ay sonra bir araya geldi. HABERTÜRK’ün buluşturduğu iki madenci önce sanki yıllardır tanışıyormuşçasına sarıldılar birbirlerine. Sonra tanıştılar. Erdal onu kurtaran kişiyle buluşturmak istediğimizi söylediğimiz anı aktardı heyecanla: “Ne diyeceğimi bilemedim. Kelimeler boğazımda düğümlendi. Ben de aylardır beni kurtaran kişiyi merak ediyordum.”
‘TERS TARAFA GİTMİŞİZ’
Armağan Tunçel’e dönerek nemli gözlerle, “Allah razı olsun. Hayattaysam senin sayendedir” diyen Erdal Bıçak, ölümü çok yakınında hissettiği ve artık umudunu yitirdiği o anları şöyle anlattı: “İşi bitirdik, dışarı çıkmaya hazırlanıyorduk. Ancak birden zehirli gaz geldi. Platformdan atladım. Ayağım burkuldu. Bir süre sonra şef geldi. ‘Yollar tehlikeli, geri kaçın’ dedi. Mekanize ayağına gideceğimize ters tarafa gitmişiz. Orada çok duman yedik. Geri geldik, şef bizi görünce ‘Siz hâlâ burada mısınız?’ dedi. Yanlış yere gitmişiz. Bu kez tarif ettiği yöne doğru giderek, ‘kaçamak’a gittik. Orada 2-3 saat kaldık. Oraya da pis hava gelmeye başladı. İbrahim şefimiz geldi. ‘Bir-iki kişi gitsin, pis havanın geldiği yere baraj yapsın’ dedi. 2 arkadaşımız gitti ama pis hava gelmeye devam ediyordu.
‘DUA EDİP HELALLEŞTİK’
Kaçamak duman dolunca ayak içine çekilmeye başladık. Herkes dua etmeye başladı. ‘Buraya kadarmış, bundan sonrası bizim için yok, biz buradan çıkamayacağız’ dedik. İçerisi iyice ısınmaya başladı. Arkadaşlarımla helalleşip kelime-i şahadet getirdim. Bir süre sonra kendimden geçmişim. Beni ambulansa bindirdiklerinde kendime geldim. Arkadaşlarım beni yerde yatarken görmüşler. Bir arkadaşım ‘Sen ölmedin mi? Seni yerde yatarken gördüm’ dedi. Ben de ‘Niye yardım etmedin?’ diye sordum. ‘Gücüm yoktu’ dedi. İçerisi gazla doluydu.”
‘KOPACAKTI’
Kendi vardiyasını tamamlamaya çalışan Armağan Tunçel, haberi aldığı anda facianın yaşandığı komşu madene koşmuş 3 arkadaşıyla birlikte. O da hâlâ o günü anlatıyor; karşılaştığı manzarayı, madenci arkadaşlarını ölümün kucağından koparıp almaya çalışırken verdikleri mücadeleyi: “Daha önce o madende çalışmıştım. 4 kişi aşağı indik. Süleyman arkadaşımla o madenin içini iyi biliyorduk. Derinlere doğru ilerledik. Yerlerde yatanlar vardı. Yarı baygın gibiydiler. Gazlı ortamdan nefesliğe, koltuk altlarına girerek taşımaya başladık. Yürüyemeyecek durumda olanları da sırtımızda taşıdık. Sonra geri döndüm. Yaşayan var mı diye yerde yatanlara bakıyordum. Sonra Erdal’a baktım. Yüzükoyun yatıyordu. Nabzı atıyordu. Bağdaş kurup kucağıma aldım. Tokatlamaya başladım. ‘Kalk, uyan’ diyordum. Bir süre sonra hırıltı sesi geldi. Kusması için parmağımı ağzına soktum. Dişleri kilitlendi. Parmağımı çıkaramıyordum. Parmağımın kopacağını düşündüm. Bu kez de burnunu sıktım, ağzından nefes aldı. Parmağımı bıraktı.
‘MASKEMİ ERDAL’A TAKTIM’
Kendi monoksit maskemi çıkardım. Gazlı ortamda gazı ayırır, saf oksijeni verir. Yanımdaki cihazla gaz seviyesine baktım. Maskemi Erdal’a taktım. ‘Ya burada beraber öleceğiz ya da buradan beraber çıkacağız’ dedim. Başka şansımız yok. Yarım saat, 45 dakika Erdal’la uğraştım. Sonunda kendine geldi. Adını sordum; ‘Erdal Bıçak’ dedi. Biraz daha oksijenden sonra sırtıma aldım. 300-400 metre nefesliğe kadar taşıdım ve kurtarma ekiplerine teslim ettim. Temiz su çeşmesi vardı. Ayılması için baretimi doldurup üzerine dökmeye başladım. Sonra geri döndüm. Artık kalanların hepsi ölmüştü. İbrahim usta; hani insan yorulur da oturur ya; aynı o vaziyette ölmüştü.”
KAZMA ILE GIRMIŞTI, MÜHENDIS OLACAK
KURTARMA çalışmalarının ardından yangın söndürme ve cenazelerin çıkarılması çalışmalarına da katılan Armağan Tunçel, 5 gün boyunca sadece birkaç saatlik uykuyla madende çalışmış. 7 yıllık madenci Tunçel bir yandan da İstanbul Üniversitesi Maden Mühendisliği’nde okuyor. Kazma işçisi olarak girdiği madende birkaç yıl içinde maden mühendisi olarak devam edecek olan 2 çocuk babası Tunçel, kurtarma çalışmaları hakkında önemli bilgiler de veriyor: “Kazanın ardından hava akımının yönü değiştirilmeseydi, yangından, gazdan kurtulanlar da sağ çıkamazdı. Kurtarma çalışması için madene bile inemezdik. Canlı kalmayınca cenazeleri çıkarmaya başladık. Son 17 cenaze yangın ile irtibat bölümü arasında kalmıştı. Onları çıkarabilmek için yangını söndürmek gerekiyordu. Hortumla yangını söndürmeye çalışırken, arkamdan da amirim 10 metre geriden hortumu bana tutuyorlardı, beni soğutmak için. Sıcaklık dayanılır gibi değil. 2 gün boyunca yangını söndürmek için uğraştık. Tüm cenazeleri çıkardık. En azından ailelere cenazelerini ulaştırabildik. 301 madenci arkadaşımızı kaybettik ancak kurtardığım canın sevincini yaşadım. Keşke herkesi kurtarabilseydik.”
BIR AVUÇ KÖMÜR IÇIN...
SOMA’da geçtiğimiz hafta 2 bin 831 madenci işten çıkarıldı. Madencilere işten çıkarıldıkları cep telefonlarına gönderilen mesajla bildirildi. Kimisi de Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) gittiğinde işten çıkarıldığını öğrenmiş. İşten çıkarılanlar soluğu İŞ-KUR’da almış. Kahvehanelerde bir araya gelen madenciler bir yandan işsizlik maaşı formu, bir yandan da iş başvurusu formlarını dolduruyor. Günleri neredeyse kahvehanelerde geçiriyor.
DERNEK KURDULAR
SOMA’daki maden faciasında hayatını kaybeden 301 kişiden 36’sı Balıkesir’in Savaştepe İlçesi’nden. Soma’ya 15 dakika mesafede olan Savaştepe’den tam bin 40 kişi madende çalışıyor. Facianın ardından ilçede yaşayan madenciler Savaştepe Madenciler Derneği’ni kurmuş. Dernekteki panoda, faciada hayatını kaybeden 36 kişinin fotoğrafları bulunuyor. “Bir avuç kömür için ömür verenler” ve “Yanan bizdik, siz kömür sandınız” diyen madencilerin büyük bir kısmı işsiz. Soma’da işten çıkarılan 2 bin 831 işçi arasında çok sayıda Savaştepeli madenci de bulunuyor. İlçede kahvehanelerde oturanların neredeyse tamamı işsiz madencilerden oluşuyor.
‘ARTIK ÇALIŞMAM’
DERNEĞIN kurucularından biri faciadan kurtulan Veli Kabak. İşten çıkarıldığını SGK’ya gittiğinde öğrenen Kabak, “Tazminatlar konusunda da hiçbir bilgi verilmedi. Devlet buna bir çözüm bulmalı” diyor. Bir daha madende, yer altında çalışmayı düşünmediğini söyleyen Kabak, 8 saat madende mahsur kaldığı 13 Mayıs günü yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Çıkışa doğru giderken yoğun duman geldiğini gördük. Maskelerimizi taktık. Geri döndük, A panosunun içerisine geldik. Oranın havası biraz daha temizdi. Panik yaşandı. Herkes dua edip çoluk çocuğunu düşünüyordu. Helalleşmeye başladık. Ölüm uykusuna yattık. Sonra ters hava verilmiş. Havanın geldiğini hissettim ama kıpırdayamıyordum. Kurtarma ekibi geldi. 23.15’te ocaktan çıkarıldım. Savaştepe’den 36 arkadaşımızı kaybettik. Çok zor. Dile getirmek bile çok zor.”
Soma faciasının kronolojisi
-13 Mayıs: 15.05’te patlama meydana geldi. Patlama sırasında madende 787 işçi bulunduğu ve 151 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.
-14 Mayıs: 3 günlük ulusal yas ilan edildi. Ölü sayısı 274’e yükseldi. 196 cenaze ailelerine teslim edilerek toprağa verildi.
-15 Mayıs: 10 kişinin daha cesedi çıkarıldı ve ölü sayısı 284’e yükseldi.
-17 Mayıs: İçeride kalan son 17 cenaze de çıkarıldı ve arama kurtarma çalışmaları sona erdi. 301 kişinin hayatını kaybettiği, 486 kişinin kurtulduğu açıklandı.
-18 Mayıs: Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan 25 kişiden 8’i tutuklandı.