Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’u öldüren Mevlüt Mert Altıntaş ile ilgili ayrıntılara HABERTÜRK ulaştı. Suikastçı Altıntaş ile 8 yaşına kadar birlikte büyüdüklerini söyleyen amcasının oğlu B.A., “Daha sonra amcamlar taşındı ve İzmir’den taşınınca fazla görüşemedik. Geçen yıl düğünüme amcam ve yengem geldi ama Mevlüt yoktu. İzmir’e polis okuluna geldiğinde yemeğe davet ettik ama her zamanki gibi ‘İşim var, okul izin vermiyor, geç oldu’ gibi mazeretler ileri sürdü. Polis okuluna başladığında Mevlüt’ün namaz kılmaya başladığını duyduk. Beşiktaş’taki, Kayseri’deki bombalı saldırılardan sonra onun için endişelendik, merak ettik. Telefonla aradık. Şehit olduğu haberinden korkuyorduk, vatan haini çıktı. Arayınca, ‘Kapat, işim var’ diye savuşturuyordu. Ben de yengeme ‘Mevlüt’e söyle, kendine dikkat etsin’ dedim.”

‘BİZLER ATATÜRKÇÜYÜZ’

Altıntaş’ın en son 8 Eylül’de kendisini arayıp evliliği için “Hayırlı olsun” dediğini ve bir daha görüşmediklerini söyleyen B.A., şöyle devam etti: “FETÖ’cü diyorlar. Bizim FETÖ ile işimiz olmaz. Ben 15 Temmuz gecesi sokaklara çıkıp hainlere karşı yürüyüş yapmış biriyim. Televizyonda saldırıyı duyunca şok oldum. Olaydan sonra amcamı ve yengemi arayıp sormadım; sormam da... Bizler Atatürkçü aileyiz. Babam, Mevlüt’ün yaptıklarını duyunca bana dönüp ‘Harbiden vatan haini çıktı p..’ dedi.

AİLESİ SERBEST KALDI

Altıntaş’ın babası İsrafil Altıntaş, annesi Hamidiye Altıntaş, üvey kız kardeşi Seher Altıntaş ile dayıları Hüseyin Furuncu, Hasan Furuncu ve yengesi Sevinç Furuncu, Aydın Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki sorgularının ardından serbest bırakıldı. Polis memurunun 2 gün boyunca gözaltında tutulan yakınlarının, telefon görüşmeleri, internet üzerindeki yazışmaları ile banka hesaplarının incelendiği öğrenildi. Yakınlarının ifadelerinde Altıntaş’ın herhangi bir örgütle bağlantısı olmadığını, kendi halinde biri olduğunu anlattıkları belirtildi.

TELEVİZYONDA GÖRÜP OĞLUNU ARAMIŞ

Saldırgan Altıntaş’ın Söke’deki yakınları, anne Altıntaş’ın oğlunun suikast yaptığını akrabalarının telefonu üzerine televizyondan öğrendiğini anlattı. Hamidiye Altıntaş’ın, “Bu benim oğlum. Ne yapmış? Nasıl olur, birini öldürebilir? Bunu ona kim yaptırdı?” dediği kaydedildi. Suikast sırasında anne Altıntaş’ın telefonla oğlunu aradığı ancak ulaşamadığı kayıtlarda tespit edildi. Annenin, gözaltı öncesi evin kapısının çalınması sırasında da “Galiba bizi almaya geldiler” dediği öğrenildi.

CENAZESİ İSTENMİYOR

Altıntaş’ın Söke’deki akrabaları, cenazeye sahip çıkmayacaklarını söyledi. Akrabaları, “Birileri bunu ‘Kahraman olursun’ diye kandırmış galiba. Ülkesine ihanet edenden kahraman olmaz. Vatanına ihanet eden bizlere ihanet etmiş sayılır. Anne ve babasının fikrini bilmiyoruz, ama onlarca akrabası olarak onun cenazesine katılmayacağız. Hainlerin cenaze namazı kılınmaz” diye konuştu.

Hüseyin ŞENTÜRK-Neşet DİŞKAYA-Mehmet İNMEZ / GAZETE HABERTÜRK

Rusya Büyükelçisi Andrey Karlov’a suikast düzenleyen Mevlüt Mert Altıntaş’ın babası İsrafil Altıntaş, oğlunun Ankara’daki ev arkadaşı Sercan B. ile yakınlaştıktan sonra davranışlarında değişiklik yaşandığını söyledi. Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde ifade veren ve olay günü oğluyla konuştuğunu ifade eden Altıntaş, “Çalışıyor musun diye sorduğumda bana izinli olduğunu, çarşıda gezdiğini, yemek yiyeceğini söyledi. Konuşmasında anormal bir durum söz konusu değildi. Benim oğlumun böyle bir olayı yapması aklımın ucundan bile geçmez” dedi.

Oğlunun İzmir Rüştü Ünsal Polis Meslek Yüksekokulu’nu kazandıktan sonra Sercan B. isimli öğrenciyle samimiyet kurduğunu dile getiren baba Altıntaş, “Benim bildiğim kadarıyla herhangi bir terör örgütüne, bir cemaate veya dini gruba mensup değildir. Ancak polis olduktan sonra ibadetlerine daha düşkün olmaya, içine kapanmaya ve sessizleşmeye başladı. İzmir’de polis okulunda okuduğu esnada en samimi arkadaşı Sercan B. isimli şahıstı. Hatta mezun olunca İzmir’de kalmasını söylememe rağmen Sercan’ın Ankara’ya gitmesinden dolayı Ankara’yı seçmiş, bu şahısla Ankara’da aynı evde kalmışlardır” şeklinde ifade verdi. Anne Hamidiye Altıntaş da saldırının olduğu gün saat 16.30 sıralarında oğlunun aradığını belirterek, ifadesini şöyle sürdürdü:

‘DERSHANEYE GİTMEDİ’

“Misafirlikteydim. ‘Anne ne yapıyorsun?’ diye sordu. Ben de misafirlikte olduğumu, müsait olunca kendisini arayacağımı söyledim. ‘Tamam anne, Allah’a emanet ol, hakkını helal et’ diyerek telefonu kapattı. Eve gelince aradığımda telefonuna ulaşılamıyordu. Ankara’da oğlumun daha önceki evde birlikte kaldığı, Çevik Kuvvet’te polis memuru olan Sercan B.’yi aradım ancak telefon çalmasına rağmen cevap vermedi.”

İfadesinde, “Çocuğum içine kapanık, sessiz sakin bir çocuktu” diyen anne Altıntaş, oğlunun polislik sınavlarına hazırlanırken herhangi bir dershaneye gitmediğini de kaydetti.

GAZETE HABERTÜRK

Rus Büyükelçi Andrey Karlov suikastına ilişkin soruşturmada gözler, saldırgan Mevlüt Mert Altıntaş’ın telefonuna çevrildi. iPhone model telefona ait 4 haneli şifre, Rusya’nın desteğiyle kırılmaya çalışılacak. Uzmanlar, Türkiye’de şifrenin neden kırılamadığını ve şifre kırma sistemlerini HABERTÜRK’e değerlendirdi. Adli bilişim uzmanı Halil Öztürkci, şifre kırma işlemlerinin telefonun modeli ve sürümüne göre değiştiğini belirterek, “Android telefonlarda bu işlem daha kolay olurken, iPhone’da sıkıntı yaşanıyor. iPhone’larda İOS versiyonu dahi önem taşıyor. Bir kısmı çözülüyor, bir kısmı çözülemiyor. 4S modeli büyük ihtimalle kırılabilir” dedi. Öztürkci, Android model telefonlarda şifreyi kırmadan dahi telefonun içindeki bilgilere erişilebildiğini söyledi.

‘ŞİFRE KIRMADA İYİLER’

Öztürkci, telefon şifrelerini kırmak için istihbarat örgütleri ve devletlerin elinde yazılım ve donanımlar bulunduğunu belirtirken, “Bu sistemlerle şifre bypass ediliyor. Bunlar çok özel satılan ürünler. Devletlere satılıyor. Türkiye’nin elinde var mı bilmiyorum. Başka devlet ve şirketlerin elinde var. Rusya’nın da şifre kırmada iyi olduğunu biliyoruz” diye konuştu. Öztürkci, şifre kırıcı sistemlerin, İsrail Rus ve İtalyan firmaların elinde olduğunu kaydederken, bu sistemlerin sadece devletlere satıldığına ve hükümetlerle kontrat yapıldığına dikkat çekti. Öztürkci, FBI’ın da daha önce Apple şifresini İsrailli bir firmaya kırdırdığını anımsattı.

 

Deniz ÇİÇEK / GAZETE HABERTÜRK