Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın naaşı, incelemelerin ardından Adli Tıp Kurumu'ndan alındı. Özal'ın cenazesi, tekrar toprağa verilmek üzere Topkapı'daki anıt mezara götürüldü. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla mezardan çıkartılan 8. Cumhu

        AHT MUHABİRİ GÜNGÖR KARAKUŞ'UN HABERİ

        Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, ölümüyle ilgili iddialar üzerine yürüttüğü soruşturma kapsamında Anıt Mezar'daki kabrinden çıkartılan 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın cenazesi dün resmi törenle ikinci kez toprağa verildi. Semra Özal, 19 yıl sonra anıt mezarın merdivenlerinden indirilen eşinin tabutunu görünce uzun süre gözyaşı döktü. Cenazeye Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal ve kızı Zeynep Özal da katıldı.

        Adli Tıp Kurumu tarafından, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, ölümüyle ilgili iddialar üzerine yürüttüğü soruşturma kapsamında 2 Ekim Salı günü mezarından çıkarılan Özal'ın cenazesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü'nün cenaze aracıyla dün saban saat 09.40'da Adli Tıp Kurumu morgundan çıkartıldı. Bİr imam tarafından alınan cenaze polis eskortu eşliğinde saat 10.00'da Topkapı'daki Anıt Mezar'a getirildi.

        SEMRA ÖZAL TABUTU GÖRÜNCE GÖZYAŞLARINI TUTAMADI

        Cenazenin gelişini Semra Özal, oğlu Ahmet Özal ve kızı Zeynek Özal ile birlikte bekledi. Özal'ın Türk bayrağına sarılı tabutu tören mangası tarafından omuzlara alınarak, Anıt Mezar'a taşındı. Semra Özal, eşinin tabutu merdivenlerden indirilirken gözyaşlarını tutamadı. Tören mangası tarafından taşınan tabut, mezar kazılmadan önce sac levhalarla kapatılan bölüme getirildi. Ardından da İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran'ın okudğu dualar eşliğinde 3 gün önce çıkarıldığı mezara, ikinci kez defnedildi. Yaklaşık 45 dakika defin işleminin basın mensuplarınca görüntülenmesine izin verilmedi.

        SEMRA ÖZAL ENGELLİ ASANSÖRÜNE BİNDİ

        Tören öncesinde Özal ailesinin isteği üzerine, üzeri mermerle değil toprakla kapatılacak mezarın üzerine ekilmek için İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü tarafından çiçekler getirildi. Anıt mezarda bulunan 3 bayrak yenileriyle değiştirildi. Tören alanına gelen Semra Özal, makam arabasından indikten sonra anıt mezara inen yoldaki engelli asansörüne korumalarının eşliğinde bindi. Anıt mezarın giriş bölümüne geçen Semra, Ahmet ve Zeynep Özal, törene gelenleri karşıladı. Tören alanına alınmayan bazı vatandaşların ise dışarıda dua ettikleri dikkat çekti.

        TÖRENE BAŞBAKANI TEMSİLEN EGEMEN BAĞIŞ KATILDI

        Törene ayrıca Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile eşi Beyhan Bağış, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, 1.Ordu Komutanı Orgeneral Yalçın Ataman, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turhan Çolakkadı ve Adli Tıp Kurumu Başkanı Haluk İnce de katıldı.

        AHMET ÖZAL: "BABAMIN ÖLÜMÜNÜN NORMAL OLMADIĞINI BİLİYORUZ"

        Ahmet Özal, defin törenin ardından yaptığı açıklamada, babasının ölümünün "normal" olmadığını bildiklerini belirtti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kararı üzerine babasının mezarının açıldığını söyleyen Özal, "Çalışmalar zaman alacak. Açıklamaları herhalde zamanı gelince savcılık yapacaktır" dedi. Özal, mezarın şeklinin değiştiğini anlatarak, "Mezarın şekli biraz değişti. Üzerindeki mermerler kalktı. Toprak ve çiçekli bir şekilde bizim kültürümüze daha uygun yapıldı" diye konuştu. Ahmet Özal, 19 yıl önce yaşadıklarını, yeniden yaşadıklarını dile getirerek "Çok zor. Kolay bir şey değil. Allah kimsenin başına vermesin, böyle şeyler" ifadesini kullandı.

        "GÖVDESİ KOMPLE DURUYORMUŞ"

        Adlı Tıp Kurumu raporu sonuçlarına dair bir öngörüsü olup olmadığı sorulan Özal, "19 yıl sonra yapılan bir araştırma tabii ki öldüğü gün gibi otopsi yapılmış gibi olmaz. Mümkün değil. Yaptığım araştırmalara, aldığım bilgilere göre, bazı toksik maddelerin yok olacağı, bazılarının kalıcı olduğu yönünde. Ben yüzde 50 ihtimal veriyorum bulunabilme ihtimaline. Ama en azından mezar açıldığı zaman kendisinin vücut organlarının, iç organlarının olmasının hem bir mucize, hem de çok değerli bir veri olduğu adli tıp uzmanlarınca bana söylendi. Tahmin ediyorum, olanak artmıştır. Sadece kemik ve saç değil artık. Dokular, iç organlar, beyin ve karaciğerin de olduğu söyleniyor, gövde komple. Bunun için daha büyük bir imkan olacağı kanaatindeyim" şeklinde konuştu.

        "NAAŞI GÖRMEDİM"

        Özal, babasının naaşını görmediğini belirtti ve "Rapor ve soruşturma sizi ne kadar tatmin edecek?" sorusuna, "Bir çıksın da ondan sonra bakalım" yanıtını verdi.

        "BABAMIN MEZARDAN ÇIKARTILMASI BİZİM DEĞİL, ADALETİN KARARIYDI"

        Özal, "Babasının mezardan çıkarılışı sırasında aileden kimsenin bulunmadığının" hatırlatılması üzerine de "Çünkü biz istemedik aile olarak ama bu adaletin kararıydı. Onun için açıldı. Devlet Denetleme Kurulu raporu üzerine açıldı. Savcının verdiği kararla' 'dedi.

        EGEMEN BAĞIŞ: "TÜRK MİLLETİNİN BİR KEZ DAHA BAŞI SAĞOLSUN"

        Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış da Türk milletine bir kez daha başsağlığı diledi. Artık Türkiye'de hiçbir şeyin gizli kalmayacağını ümit ettiklerini belirten Bağış, "Artık rahmetli Özal'ın hayalini kurduğu gibi milletin değerleri ile devletin değerlerinin iç içe olduğu bir döneme girmiş olduğumuz inancıyla, yapılan işlemin de Türkiye'nin aydınlanmasına vesile olacağını ümit ediyoruz" dedi.

        "GÖNÜL İSTERDİKİ MEZAR AÇILMASIN AMA ŞARTLAR BUNU GEREKTİRDİ"

        Turgut Özal'ın bir kez daha ebedi istirahatgahına uğurlandığını belirten Bağış, kendisinin de hükümeti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen törene katıldığını söyledi. "Gönül isterdi ki kendisinin bu kabri açılmak durumunda kalmasaydı" diyen Bağış, şöyle devam etti:

        "Ama şartlar bunu gerektirdi. Ümit ediyoruz ki yapılan inceleme, birtakım bilgileri ortaya çıkaracaktır ve yapılan işlem rahmetli Özal'ın hayalini kurduğu, uğruna yıllarını verdiği, aydınlık, demokratik, şeffaf Türkiye Cumhuriyeti'nin yükselmesine vesile olacaktır. Artık Türkiye'de hiçbir şeyin gizli kalmayacağını, artık rahmetli Özal'ın hayalini kurduğu gibi milletin değerleri ile devletin değerlerinin iç içe olduğu bir döneme girmiş olduğumuz inancıyla, yapılan işlemin de Türkiye'nin aydınlanmasına vesile olacağını ümit ediyoruz. Milletçe hepimizin başı sağ olsun, İnşallah bir daha böyle şüphelerin, böyle endişelerin yaşandığı günleri milletçe görmeyiz. Allah ülkemizi güçlendirsin, korusun, her daim büyütsün."