Yeni Parti daha kurulurken eski CHP’nin hayaletinden kurtulamadığını ilan ediyor.
Üstelik bunu siyasi bir tartışmayla değil, adıyla yapıyor.
Binde iki kadar bile oy almamış bir partinin yaptığı isim benzerliği başvurusu nedeniyle Yeni Parti’nin adı Anayasa Mahkemesi’nin önüne geldi. AYM, Yenilik Partisi’nin başvurusu üzerine Yeni Parti’den savunma istedi. Henüz verilmiş bir “isim değiştirin” kararı yok. Ancak siyasi ironi çoktan tamamlandı:
Yeni Parti’nin “yeni” olup olmadığı teknik olarak bile tartışmalı.
Bu yalnızca bir isim benzerliği tartışması değil.
Yeni Parti’nin kuruluş iddiasını özetleyen bir sahne.
Bir partiden ayrılabilir, milletvekillerini ve örgüt kadrolarını yanınıza alabilirsiniz. Ancak siyasi hafızayı, insan kaynağını ve eski refleksleri de taşıyorsanız, ortaya yeni bir alan değil, eski mirasın yeni adresteki devamı çıkar.
Yeni Parti’nin temel sınavı bu.
YENİ ALAN İDDİASININ GEÇMİŞİ
Bu sınavın kökleri 2023 seçimlerine uzanıyor.
Kemal Kılıçdaroğlu döneminde CHP’nin temel iddiası, partiyi geleneksel sınırlarının dışına çıkarmaktı. Altılı Masa bu arayışın siyasi laboratuvarıydı. CHP; DEVA, Gelecek, Saadet ve Demokrat Parti ile aynı zeminde buluştu. Bu partiler kendi listeleriyle seçime girmek yerine CHP listelerinden aday gösterildi. Toplam 70 aday CHP listelerine girdi; bunların 31’i seçilme ihtimali yüksek sıralardaydı. Seçim sonunda bu dört partiden 39 kişi CHP listelerinden milletvekili seçildi.
Kılıçdaroğlu’nun hesabı açıktı: CHP kendi seçmen havuzunun dışına çıkacak, muhafazakâr ve liberal demokrat seçmene ulaşacak, farklı siyasi gelenekleri aynı çatı altında buluşturacaktı.
Bugün “dört eğilim” diye aranan modelin nüvesi o dönemde kurulmaya çalışılmıştı.
Ancak seçim sonrasında bu genişleme modeli CHP içinde ağır bir hesaplaşmaya dönüştü. Özgür Özel, Ağustos 2023’te CHP listelerinden seçilen 39 milletvekili tartışılırken,ortak listenin “götürüsünün getirisinden fazla” olduğunu söyledi.
Genel başkanlık adaylığını açıkladığında itirazını daha açık biçimde ifade etti:
“39 vekilin başka partilere verilmesi büyük yara açtı.”
ESKİ KADROLARLARLA NASIL BİR YENİ?
Ekrem İmamoğlu’nun kulislere yansıyan “Bütün arkadaşlar eski CHP’li, farklı bir isim yok” itirazı doğruysa, bu yalnızca bir kadro eleştirisi değil. Yeni Parti’nin kuruluş mantığına ilişkin temel bir uyarı.
Yeni Parti yalnızca CHP’den ayrılmış insanların oluşturduğu bir yapı olarak kalırsa, tabelası yeni olsa bile siyasi DNA’sı değişmez.
Yeni bir siyaset için farklı toplumsal kesimleri temsil eden bir kadro bileşimi gerekir: muhafazakâr demokratlar, liberaller, milliyetçi demokratlar, merkez sağ seçmenler ve CHP dışındaki siyasi geleneklerden gelen isimler.
Fakat mesele yalnızca farklı isimleri partiye almak değil. Bu isimlerin eski CHP’nin kadro hiyerarşisi içinde eritilmeden, kuruluş fikrinin asli unsurları haline gelmesi gerekir.
Aksi halde Yeni Parti, CHP’nin dışına çıkmış görünürken onun temsil sınırlarını yeniden üretir.
Bu nedenle eski CHP’den kurtulmak yalnızca Kılıçdaroğlu’ndan ayrılmak anlamına gelmiyor. CHP’nin kendi dışındaki siyasi geleneklere bakışından, “Bunlar bizim kadrolarımız değil” refleksinden ve farklı seçmen gruplarını geçici bir seçim aracı olarak görme alışkanlığından da uzaklaşmayı gerektiriyor.
TEK MİRAS, DÖRT YÖNELİM
Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi yeniden sahiplenmeye çalışması, Özgür Özel’in yeni bir siyasi merkez arayışı, İmamoğlu’nun bu merkezin eski CHP’den yeterince farklılaşmadığı yönündeki itirazı ve Mansur Yavaş’ın CHP’den istifa ederek Yeni Parti’ye katılmadan bağımsız kalmayı tercih etmesi, aynı mirasın farklı yönlere ayrıldığını gösteriyor.
Bu dört yönelim farklı çıkış yolları tarif ediyor:
Kılıçdaroğlu CHP’yi yeniden kurmaya çalışıyor.
Özel CHP’nin dışına çıkmayı deniyor.
İmamoğlu bu yapının gerçekten farklılaşmasını istiyor.
Yavaş ise CHP’den bağımsız bir alan açıyor.
Fakat tartışmaların merkezinde hâlâ CHP var.
Bir siyasi partiden kopmakla bir siyasi gelenekten kopmak aynı şey değildir.
Özgür Özel’in asıl sınavı da burada başlıyor. Kılıçdaroğlu’ndan ve CHP’den ayrılmak mümkün olabilir; ancak eski CHP’nin siyasi hafızasından, kadro alışkanlıklarından ve farklı siyasi geleneklere karşı geliştirdiği reflekslerden ayrılmak daha zor.
YENİ PARTİ' NİN GERÇEK SINAVI
2023 seçimlerinden sonra yaşanan 39 milletvekili tartışması bugün Yeni Parti’nin karşısına ironik biçimde yeniden çıkıyor.
Dün CHP’nin farklı siyasi geleneklere açılmasına itiraz eden refleks, bugün CHP’den kopmuş bir partinin yenilik iddiasının önündeki en büyük engellerden biri olabilir.
Çünkü yeni bir parti kurmak, eski partinin parçalarını başka bir tabelanın altında toplamak değildir. Farklı toplumsal kesimleri yalnızca seçim döneminde yan yana getirmek de yeterli değildir.
Gerçekten yeni bir siyasi alan için temsili sınırlandıran reflekslerden kopuş gerekir.
Yeni Parti bunu gerçekleştirebilirse CHP’den ayrılmış bir yapı olmanın ötesine geçebilir. Farklı siyasi gelenekleri eşit ortaklar olarak buluşturabilir, CHP’nin ulaşamadığı seçmenlere seslenebilir ve muhalefet içinde yeni bir merkez oluşturabilir.
Yeni Parti’nin adı üzerinden şu an AYM önünde yapılan tartışma boş bir suni gündem yaratma işidir.
Ama bu mesele ciddi.
Yeni olan yalnızca tabela mı, yoksa siyasi alanın kendisi mi?