Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Polemik Ekonomi Plajlarda güvenliği sağlamak zor mu?

        ÖZLEM YILMAZ - GAZETE HABERTURK

        Sahillerimizde yaşanan ve çoğu ölümle biten kazalar, hem tatilcileri hem de turizmcileri kaygılandırıyor. Muğla’nın Ortaca İlçesi’nde tekneye bağlanarak çekilen şişme botun bir başka tekneye çarpması sonucu 2 turistten biri öldü, diğeriyse ağır yaralandı. Selen Kahyaoğlu’nun Bodrum’da kıyıda yüzerken “banana” çeken bir sürat teknesinin çarpması sonucu hayatını kaybetmesiyle gözler tatil cennetlerindeki plajlara çevirdi. Akıllara ise “Plajlarda güvenliği sağlamak zor mu” sorusu geldi.

        'Bu kadar uzun sahil şeridinde güvenliğin sağlanması çok zor'

        Turistik Otelciler Birliği Başkan Yardımcısı Faruk BOYACI:

        "Güvenlik anlamında bir turizmci olarak bu olayları tasvip etmek, su sporları nasıl olursa olsun yapılsın demek mümkün değil. Kayıplardan derin üzüntü duyuyoruz. Sahillerde güvenliğin sağlanması son derece zor. Çok kısıtlı imkanlarla su sporları yapılıyor. İnsanların kendi iç disipliniyle olaylara sahip çıkması son derece önemli. Su sporu yapanların güvenlik tedbirlerini alması, cezaların çok daha caydırıcı olması lazım. Birilerinin keyfi için birilerinin güvenliği tehlikeye atılıyorsa buna karşı çıkılır. Bu kadar uzun bir sahil şeridinde kısıtlı bir sahil güvenlik elemanıyla güvenliğin sağlanması çok zor. Teknolojiyle bir takım takipler yapılabilir."

        'Denizdeki magandalara 'dur' denmeli"

        Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Başkanı Başaran ULUSOY:

        "Plajlarda güvenliğin oteller tarafından sağlanması lazım. Sağlamayanların da belgelerinin iptal edilmesi gerekiyor. Kimsenin cefa çekmemesi, böyle bir olayla karşı karşıya kalmaması lazım. Biz denizin temizliğine, binaya, mutfağa dikkat ediyoruz, ancak insana dikkat etmiyoruz, önce insan. Otel tedbirini alacak. Artık deniz magandalarına dur denmesi lazım. Ruhsatı olmayan bu işi yapmamalı."

        'Milli emlak fiyatları yükseldi, kalite düştü'

        Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı Osman AYIK:

        "Geçmişte bu tür olaylar fazla yaşanmıyordu. İşletmeler kendi önlerindeki plajlarda su sporlarını kendileri işletiyorlardı. Ancak sahiller Milli Emlak tarafından kaymakamlık eliyle, ihaleyle işletmelere verilince dışardan insanlar gelmeye başladı. Fiyatlar çok arttırıldı. İşletmeyi yapanlar ister istemez daha bıçak sırtı çalışmaya başladılar. Milli Emlak fiyatları yükseltince işletmeler kaliteyi düşürdü. Sahillere sadece para kazanılacak yerler olarak bakmamak lazım."

        "Sahillerde güvenliği sağlamak çok da zor değil"

        Bodrum Turistik Otelciler Derneği Başkanı Halil ÖZYURT:

        "Kültür Turizm Bakanlığı bu tür denetimleri yapıyor. Su sporlarıyla ilgili bir komisyon var. Sahil güvenlik, liman başkanlığı, otelciler bölge dernekleri, il ve ilçe turizm müdürlüğü ve kaymakamlık başkanlığında bir su sporları komisyonu var. Her yıl denetimlere gidilir. Bodrum'da her tür önlemler alınıyor. Ama bir sürü koy var. Bu koylarda yüzme sınırlarını belirleyen parkurlar var. Gümbet'teki olayda misafirimiz yüzme sınırları dışında dalmaya devam etmiş, bu arada görülmemiş. Dubalarda büyük uyarıcı levhalar olmalı. Sahillerde güvenliği sağlamak çok da zor değil."

        'Denetimler yeterli, ama kurallara uyulmuyor'

        Bodrum Cankurtarma ve Su Sporları Derneği Başkanı Arif YILMAZ:

        "Artık denizin trafiği kalabalıklaştı. Herkesin kurallara uyması gerekiyor. Yüzme kulvarlarının dışında yüzen yüzücüler var. İkazda bulunduk. 'Ben tehlikeyi seviyorum' diyenler oldu. Motorlu sporların yapıldığı alanlar, ikaz levhalarıyla ayrılıyor. Genel olarak güvenlikli alanlardan dışarı çıkmamak ve orada dalış yapmamak lazım. İster plajda ister kıyıda olsun yapılan sporlar mutlaka 200 metre açıkta olmalı. Kurallara uyulduğu taktirde kaza oranı düşecektir. Tüm önlemler alındığı taktirde güvenliği sağlamak kolay. Dalan da, yüzen de, tekne kullanan da kurallara uymalı."