'Hâkimler vicdanlarının sesini dinlemeli'
Dağdaki oğluna kazak gönderen anne mahkûm edilebilir mi?
Serdar KULAKSIZ-Şefik DİNÇ / AHT
PKK'ya katılan oğluna kendi resmini, ördüğü kazağı ve bir miktar da erzak gönderdiği gerekçesiyle "Örgüte yardım yataklık" suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası alan ve evinde elektronik kelepçe takılan 77 yaşındaki Nazife Babayiğit'e verilen cezayı hukukçular değerlendirdi.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı Şebnem Korur FİNCANCI:
OLAYA hukuki yönünden çok insani boyutuyla bakmak gerekiyor. İnsan hakları savunucusu olarak değerlendirdiğimde bu kararın kabul edilebilir bir tarafı yoktur. Bir annenin çocuğuna kazak göndermesi suç olarak değerlendirilmemeli. Hukuken de bu suç olmamalıdır. 77 yaşındaki bir kadına böyle bir ceza verip ayağına da kelepçe takarsanız o kişi toplum içerisinde de ayrımcılığa uğrayabilir. Hâkimlerin kendilerini biraz geliştirmeleri ve vicdanlarının sesini dinlemeleri gerekiyor. Ayrıca barışın konuşulduğu bir süreçte bu tür olaylar yaşanıyorsa karşılıklı güven nasıl sağlanacak? Samimiyetten uzaklaşmamak ve samimiyeti de göstermek gerekir.
Avukat Zeynel ÖZTÜRK:
‘Annelik duygularıyla yapılmış, suç değildir’
ÖRGÜTE yardım yataklık olmaz. Bu eşyaları suç işleme kastı ile göndermiyor. Annelik duyguları ile ördüğü bir kazak ve gönderdiği yiyecek örgüte yardım olarak kabul edilemez. Bunun suç olarak kabul edilebilmesi için örgütün amaçlarına ve eylemlerine yönelik, onları destekleyecek bir hareket olması gerekir. Bu ko nu da suç kastı yoktur. Sadece annenin göremediği oğluna, yaşa dığını hissetirmek ve onun yaşadığını bilmek amacıyla gönderilmiş yiyecek ve eşya vardır. Bu suç değildir.
Avukat Ergin CİNMEN:
‘Karar ne hukukla ne insanlıkla bağdaşır’
ORTADA yardım yataklık söz konusu değil. Bu annedir. Suç işleme kastının olması lazım. Bir kasıt yoksa kimseye ceza verilemez. Bu, hukukun dışında insanlıkla da bağdaşmayacak bir durumdur. İnsanların özgürlüğünü elinden almak doğru değildir. Kabul edilmesi mümkün olamayan bir karardır. Karar, ne hukuka ne de insan vicdanına uyuyor.
Avukat Emin CANACANKATAN:
‘Anne, baba, çocuk aleyhte tanıklığa bile zorlanamaz’
BİRİNCİ kuşak anne baba, çocuk, birbirleri aleyhine tanıklığa bile zorlanamaz. Bir suç olabilmesi için örgüte isteyerek, bilerek yardımda bulunma iradesinin oluşması lazım. Sevgisini ifade etmeye çalışan üstelik 77 yaşındaki kadın... Belki örgütün ne olduğunu bilmiyor. Bu karar adalet duygusunu temelinden rencide eder. En üst düzeyde barış görüşmeleri yapılırken 77 yaşındaki bir kadının bu şekilde mahkûm edilmesi adalet duygularına uygun mudur? Bozulması gereken bir karardır. Bu kararı hukukçu olarak kabullenemem.
‘Önemli olan demir parmaklıklara atılmamasıdır’
Ceza Hukuku Uzmanı Avukat Prof. Dr. Vahit BIÇAK: Ceza Hukuku Uzmanı Avukat Prof. Dr. Vahit BIÇAK:
OLAYI iki yönlü değerlendirmek gerekiyor. Birincisi bu eylemin suç olup olmadığına bakmak gerekiyor. Eğer annenin örgütle başka bir bağı yoksa ve sadece örgüt üyesi olan oğluna kazak, fotoğraf ve yiyecek bir şeyler gönder mişse bu suç olarak değerlendirilemez. Örgüte yardım ve yataklık suçu kapsamına da girmez. İkincisi de infaz kapsamında değerlendirmek gerekir. Eğer mahkeme bu eylemi suç olarak değerlendirip ceza vermişse bu şekilde infazına karar vermesi yanlış değil. Hâkim takdir hakkını kullan mış ve cezayı evin de elek tronik bilezik takarak çekmesi ne karar vermiş. Burada önemli olan sanığın demir parmaklıklar arkasına gönderilmemiş olmasıdır. Bu uygulama vicdanları yaralayan değil, aksine daha insancıl bir ceza uygulamasıdır.
Av. Ali Rıza DİZDAR:
Bıçak sırtında bir karar, kasıt önemli’
BIÇAK sırtında bir karar. Ancak buradaki kasıt unsuru çok önemli. Bir anne çocuğunu merak ediyor. Kendi resmini gönderiyor. Burada örgüte yardım etmek yok. Bir annenin nerede olursa olsun ister hapiste olsun ister dağda olsun çocuğuna kazak göndermesi gibi bir içten duygunun mahkûm edilmesi mümkün değildir. Annelik duygusunu yasalar tarif edemez. Bu bakımdan ben örgüte yardım suçundan beraat edeceğine inanıyorum.
Av. Ömer KAVİLLİ:
‘Sadece bir karardır, adalet değildir’
İNSANI insan yapan, bir ananın doğurduğu evladına karşı güçlü ve insani duygu olan analık duygusuyla, kötü bir insan bile olsa sahip çıkmasına hukuk sistemimiz ceza öngörmez. Anne, baba için suç oluşsa bile ceza verilmez. Hukuka uygunluk sebebidir. Bu nedenle anne babaya evladı aleyhine tanıklık yaptırılamaz. Ceza verilmesi hukukun temel ilkelerini ve insanlığın en temel duygularını gözardı eden ilginç bir karardır. An cak sadece bir karardır. Adalet değildir. Verilen ceza adaletli bir karar değildir.
Av. Abdullah DANIŞMAZ:
‘Hâkim hukuku kendi yaratma yetkisine sahiptir’
5237 Sayılı Ceza Kanunu’nda en önemli unsurlarından birisi de kasıt unsurudur. Bu olayda örgüte yardım ve yataklık yap ma kastının olmasının mümkün ol madığını düşünüyorum. Yar gıç ka nu nu da göz önünde bulundurarak hukuku kendi yaratma yetkisine sahiptir. 77 yaşındaki bir kadının oğluna yiyecek giyecek göndermiş olmasının örgüte yardım ve yataklık olarak algılanmasını doğru bulmuyorum. Bence yargılamanın beraatle sonuçlanması gerekirdi.
Avukat Hüseyin ERSÖZ:
‘Yorum özgürlükleri destekler bir mahiyette olmalı’
BURADA suçun unsurlarının oluşmadığını söyleyebilirim. Öyle ki Türkiye’de ki uygulamada sadece görüşme ve ya konuşmaya dayalı olarak kişilere yardım yataklık suçun dan ceza verilebilir hale gelmiştir. Bukonudaki yo rum, özgürlükleri destekler bir mahiyette olmalıdır. Karar suçun unsurları yanında kamu vicdanı noktasında da ciddi sakıncalar barındırı yor. Çocuğuna manevi destek olarak ördüğü bir kazağı ve resmi göndermesi nasıl bir örgüte yardım yataklık olarak algılanıyor bunu aklım almıyor.