Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Polemik Yaşam Tecavüz sonucu hamile kalan 15 yaşındaki kız, tecavüze uğrayan 15 yaşındaki kızın kürtaj olmasına izin

        IŞIL CİNMEN

        icinmen@haberturk.com

        HABERTURK.COM

        Kırmızı çizgi aşılalı çok oldu. Devletle her şeye rağmen yürüyen seviyeli birlikteliğimiz 30 Mayıs 2012’de zaten son bulmuştu.

        30 Mayıs 2012’de, Türkiye’de bir türlü kırılamayan şu seks tabumuz tersten kırılmıştı.

        Konu kürtajdı.

        Hatırlarsınız, o zamanlar tüm ülke oturmuş, anne, baba, anneanne demeden kürtaj, sezaryen, nekrofil konuşuyorduk.

        Tartışılan konu “tecavüz sonucu hamileliklerde kürtajın sözkonusu olup olmayacağı”na kadar varmıştı. Bu konuda AKP MYK üyeleri arasında henüz net bir görüş olmadığı açıklanmıştı.

        HÜKÜM: “DOĞURACAKSIN!”

        Dün bir haber, diğer “mühim” haberlerin arasında fazla öne çıkamadan geldi, geçti.

        30 Mayıs 2012’nin sonuçlarından biri...

        15 yaşındaki K.D’nin haberi…

        İstanbul Bahçelievler 80′inci Yıl Çocuk Yuvası’nda kalan K.D. faili bilinmeyen cinsel istismar sonucu hamile kaldı. Ve kürtaj talebi Gaziosmanpaşa 1′inci Sulh Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi. (Vatan)

        24 Ocak 2014′te dosyayı inceleyen hakim Sevil Zincir, yasada 15 yaşından küçük çocuklar için mahkeme kararı ile hamileliğini sonlandırılmasına ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmadığını belirtti.

        Yani mahkeme, “Bu çocuk, o çocuğu doğuracak!” hükmü verdi.

        9’DU…14 OLDU…

        Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, “Yurtta bir tecavüz söz konusu değil. Çocuk ailesiyle birlikte bize müracaat ediyor. Müracaat edildiğinde çocuk tecavüze uğramış ve hamile. Biz o şekilde alıyoruz. Ailenin müracaatından sonra biz korumaya alıyoruz" şeklinde bir açıklama yaptı.

        23 Aralık 2013′te K.D.’nin hamileliğinin sonlandırılması için çocuk yuvası avukatı Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı’na başvuru yaptı.

        O sırada K.D. 9 haftalık hamileydi.

        Mahkeme, bir çocuğun başka bir çocuğu doğurmasına ilişkin kararını verirken K.D, 14 haftalık hamileydi.

        Mahkeme süreci devam ederken K.D rahatsızlanarak bebeğini düşürmüş. Düşürmeseydi neler yaşacağını bilemeyiz. Ama şu ana kadar yaşadıklarının ne kadar acı verici olduğunu tahmin edebiliriz.

        KİMSE DOĞURMAYA ZORLANAMAZ

        Kürtaj bir haktır.

        Kimse kürtaja zorlanamayacağı gibi, kimse doğurmaya da zorlanamaz.

        Bir buçuk yıl önce, "Kürtaj cinayettir" tekrarlarıyla öyle bir damga vuruldu ki, en cüretkar kadınlar bile çocuğunu ne zaman doğuracağına karar verme hakkını savunmak için cinsel istismara uğrayanların, zorla evlendirilenlerin ya da şiddet gören kadınların arkasına sığınarak konuşmak zorunda kalmaya başlamıştı.

        Çünkü istismar nedeniyle hamile kalan bir kadının doğuma zorlanması, dünyanın geldiği noktada tartışma dahi kaldırmayacak bir konuydu.

        Böyle olmalıydı, aksi insanı delirtebilecek kadar gaddarcaydı.

        KİMSE NEDEN ONU UMURSAMIYOR?

        Şimdi karşımızda tecavüze uğramış biri var.

        Hem de 15 yaşında.

        O çocuk, mahkeme kararıyla bir çocuk dünyaya getirmeye zorlandı.

        Hikayesi bilinmiyor, acısı bilinmiyor.

        Tuhaftır ki kimse de bunları umursamıyor!

        İnsan denen varlık, devletin konusu, sorunu, birimi, istatistiği değildir.

        Hele ki 15 yaşında bir çocuğun zaten zor olan hayatına taşıyamayacağı bir yük daha bindirmek kimsenin haddi değildir.

        BAKABİLECEK OLAN 10 ÇOCUK DOĞURSUN

        Kürtaj kadının ve (kısmen) erkeğin tüm yaşamını etkileyecek önemli haklarından biridir.

        Kadın isterse ya da gerekirse kürtaj olur, "Neden?" diye sormak dahi kimseye düşmez. İki çocuktan fazlasını istemiyorsa sezaryenle doğurur, "Ama beş çocuk?" demek kimseye düşmez.

        İsteyen hayatını devlet politikalarının istediği şekilde biçimlendirebilir; isterse beş, bakabilecekse 10 çocuk doğurabilir.

        Buna kim karışabilir?

        Ancak kanunen çocuk sayılan bireyleri, mahkeme kararıyla doğurtmanın yükünün altında tüm toplumsal sistem kalır.

        DİKKAT KANUN VAR!

        Tüm mahkemelerin dikkatine:

        Çocuk, çocuktur.


        Çocuktan kadın olmaz.

        Çocuktan anne olmaz.

        Çocuktan gelin olmaz.

        Tecavüze uğrayan bir çocuğun mağduriyetine hukuk eliyle mağduriyet eklemek hiç olmaz.

        Ve 
Kanun şöyle der: “Daha erken yaşta ergin olsa bile, onsekiz yaşını doldurmamış kişiye çocuk denir.”