Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün akşam katıldığı bir televizyon programında seçim sonrası internet için yeni önlemler alacaklarını belirterek, "Dünya ne der, şu ne der, bu ne der? Bu milleti Facebook'a Youtube'a yediremeyiz. Atılması gereken adımları atacağız, kapatılmaları da dahil" dedi. Açıklamanın ardından vatandaşlara, özellikle gençlere "Youtube ve Facebook kapatılırsa ne yaparsınız?" diye sorduk. Kimi Facebook'u "Ekmek, su gibi ihtiyaç" diye tanımlarken, kimisi ise "Bu sosyal paylaşım siteleri gençlerin yoldan çıkmasına neden oluyor" diyerek Başbakan Erdoğan'a destek verdi. 

"FACEBOOK EKMEK, SU GİBİDİR"
Diyarbakır'da grafiker olarak çalışan Dilara Koyun (21): 

"8. sınıftan bu yana ailem ve arkadaşlarımla sohbet amaçlı kullanıyorum. Görüntülü sohbet sayesinde özlem gideriyorum. Mutluluk anlarımıza dair fotoğraflarımızı paylaşıyoruz. Sosyal ağlar sayesinde farklı çevrelerden arkadaşlık edindim. Bu güne kadar zararını görmedim. Rahatsız edenler olsa dahi engelleme şansımız var. Facebook günlük hayatımızın parçası haline geldi. Ekmek, su gibi bir ihtiyaç olarak kullanıyorum. Ailem AK Parti'ye oy veriyor, kapanırsa oy tercihimin rengini değiştirecektir."

"GENÇLERİN YOLDAN ÇIKMASINA NEDEN OLUYOR" 
Trabzon'da büfe işletmecisi Selim Karagüzel (28): 

"Bende ara sıra Facebook kullanıyorum. Başbakan Erdoğan'ın bu konudaki düşüncesine katılıyorum. Bu sosyal paylaşım siteleri özellikle gençlerin yoldan çıkmasına, kötü örnekler almasına neden oluyor. Bu siteler yüzünden yaşananlar gazetelerin 3. sayfasına manşet oluyor. Bunları görüyoruz. İnsanlar bu site aracılığıyla birbirlerine gaz veriyorlar. Etrafımda da var, görüyorum, kimin eli kimin cebinde belli değil. Çocuklar sokak oyunlarını bıraktı, okuldan, işten arta kalan zamanlarını bilgisayar başında veya elindeki telefon ile Facebook, Youtube'a girerek geçiriyor. Baba oğluyla, kızıyla sohbet edemiyor. Bunların yasaklanması belki aile içinde ve dışındaki bu ilişkileri biraz olsun düzeltir kanısındayım. Bu nedenle Başbakan Erdoğan'ı bu düşüncesine katılıyorum." 

"ARKADAŞ DİYALOGUMUZ KESİLMESİN"
Diyarbakır'da kuaförlük yapan Murat Kara (23): 

"Arkadaşlık, güncel olay ve duyuruları Facebook ve Youtube'da takip ediyorum. Sosyal ağlar, farklı kültürlerle tanışmamı, sosyalleşmemi sağladı. Çocukluk arkadaşlarımın çoğunu Facebook sayesinde buldum. Herhangi bir zararını görmedim. Kapanmasını saçma buluyorum. Şayet kapanırsa arkadaşlarımız ile diyalogumuz sekteye uğrayacak."

"AB YOLUNDAKİ TÜRKİYE'DE BU YASAK DÜŞÜNDÜRÜCÜ"
Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Seda Kenanoğlu (19)

"Başbakan Erdoğan'ın böyle bir düşüncesi son derece yanlış bir düşünce. AB'ye girme yolunda olan bir Türkiye'de özgürlük alanlarının genişletilmesi gerekirken, insanların sosyal ortamda paylaşımlarına yasak getirmesi düşündürücüdür. Bunlar son dönemlerde başta Gezi Parkı ve buna benzer eylemlerde insanların bu siteler aracılığıyla toplanmaları ve özgür düşüncelerini dile getirmesinden kaynaklandığını sanıyorum. Mısır'da Tunus'da da insanlar bu şekilde haberleşerek, birleşerek, toplanarak özgür düşüncelerini meydanlarda haykırdılar. Bunda korkacak ne var? Son dönemlerde Türkiye'de olanları gördükten sonra Başbakan Erdoğan, bu düşüncesini hayata geçirirse de şaşırmam."

"ÖZEL HAYATA DOLAYLI DARBE"
Bursa'da yaşayan tiyatrocu Melih Kurtarıcı (25): 

"Sosyal medyadan vazgeçilmesi, Facebook ve Youtube'u sadece kendini savunma adına toplumun fikrini almadan kapatmaya çalışmak insanların özel hayatına dolaylı yoldan darbe yapmaktır bence. Bu gereksiz müdahalenin aile kavramının korunmasına ve çocukların gelişimine hiçbir katkısının olmayacağını düşünüyorum. Umarım hükümetin ve Sayın Başbakan'ın alacağı bu karar söylemden öte geçmez."

"GÜNDEMİ FACEBOOK'TAN TAKİP EDİYORUZ" 
Bursa'da yaşayan öğrenci Pınar Tuzcu (18): 

"Kesinlikle kapatılmasın. Sonuçta bu portallar insanların bilgi ve eğlence kaynağı. Televizyon izlemiyoruz. Dolayısıyla gündemi ve haberleri Facebook, pek çok görüntüyü de Youtube'dan takip ediyoruz. Doğru bir karar değil."

"AİLEMLE SEVDİKLERİMLE GÖRÜŞME ŞANSI BULUYORUM"
Gaziantep'te güvenlik görevlisi Bülent Güneş (36): 

"Ailemle, sevdiklerimle ve özellikle de uzaklarda olan ve çok sık görüşemediğim dostlarımla sosyal paylaşım sitesi aracılığı ile görüşüyorum. Bazı gerçekleri de bu siteden öğreniyorum. Bunun yanı sıra bazı sosyal aktivitelerden faydalanıyorum. Kesinlikle kapatılması taraftarı değilim. Eğer böyle bir şey olursa herkes buna tepki vermelidir." 

"GERÇEKLERİ ORALARDAN ÖĞRENİYORUM"
Gaziantep'te idareci Taşkın Elma (42): 

"Youtube ve Facebook'un kapatılması en başta insanların iletişim özgürlüğüne müdahaledir. Ben kesinlikle bu sitelerin kapatılmasına karşıyım. Birçok gerçeği bu siteler aracılığıyla öğrendik. Ayrıca, insanlar sevdikleriyle, özellikle yurt dışında olan akrabaları ve sevdikleriyle Facebook sayesinde görüşme ve bazı şeyleri paylaşma şansı buluyorlar. Herşeyi telefonla görüşme şansımız yok ya d dostlarımızı, uzakta olan dostlarımızı devamlı ziyaret etme şansımız yok. Ancak bu sayede görüşüp konuşabiliyoruz." 

"NİYE KAPITALACAK ANLAMIŞ DEĞİLİM"
Gaziantep'te erkek kuaförü Muzaffer Birelli (31): 

"Dünyada, Türkiye'de ne olup bittiğini Facebook ve diğer sosyal paylaşım sitelerinden öğrenme şansı buluyorum. Ayrıca, sevdiklerimle, dostlarımla bu sayede daha rahat görüşebiliyorum. Haberleri takip ediyorum, gerçekleri görebiliyorum. Niye kapatılacak anlamış değilim. İnsanların bilmediklerini öğrenmeleri, göremediklerini buralardan görmelerinin ne zararı var."

"İNTERNET OLMAZSA GENÇ NESİL CAHİLLEŞİR"
İstanbul'da güzellik uzmanı Ezginihan Çiçekdal (26):

"Başbakanımızın bu söylemlerle asıl gündemi değiştirmeye çalıştığını düşünüyorum. Başka ses kayıtları ortaya çıkmaması için bütün sosyal ağları kullanıma kapatabilir. Ancak internet ağını tamamen kapatmadığı sürece insanlar bilgisayarlarının DNS ayarlarını değiştirerek sosyal ağları kullanmaya devam edecektir. Teknoloji çağında yaşadığımız için genç toplum cehaletten fazlasıyla uzak. Başbakanımızın sosyal ağları yasaklaması genç nesili cahilleştirir." 

ÖZEL HAYATA MÜDAHALEDİR
İstanbul Bilgi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümü öğrencisi Ayşegül Sarıtaş (21):

"Başbakanımızın Youtube ve Facebook kullanımına kadar karışması özel hayata saygı göstermediği anlamına gelir. Böyle bir karar alınması özel hayata ve ifade özgürlüğüne müdahaledir."

"DİKTATÖRCE BİR ADIM OLUR"
İstanbul Üniversitesi Radyo Televizyon Sinema Bölümü öğrencisi Hilal Satıcı:

"Başbakanımızın böyle bir karar alması diktatörce bir adım olur ve biz gençlerden büyük tepki alır. Ayrıca gençlik sadece sosyal ağ ortamlarında değil her yerdedir. Bu ülkede gençler fikir ve düşüncelerini her platformda belirtebilmelidir. Bunun engellenmesi sansür anlamına gelir."

"İLKELLİK OLUR" 
İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Sanatları Bölümü öğrencisi Alptuğ Uslu: 

"Başbakanımızın böyle bir karar alması ilkellik olur. Globalleşen dünyaya entegre olmak yerine kendi keyfi çıkarları uğruna dünyanın gerisinden gitmek anlamını taşır."

"SES KAYITLARI BİTTİKTEN SONRA KAPATILSIN"
Adana'da internet editörü Deniz Gök (25) 

"Başbakan Erdoğan'ın bu konuyu, tam da ülkeyi idare edenlerin kirli ilişkilerini konu alan ses kayıtlarının ortaya çıktığı dönemde gündeme taşıması da oldukça manidardır. En azından ses kayıtları bittikten sonra kapatmasını istiyorum. Sosyal medya mecralarına erişimin kapatılması veyahut kısıtlanması her ne kadar temel hak ve özgürlüklerin gerekleriyle bağdaşmasa da güvenilirliğinin olmaması, dezenformasyona müsait olması ve genelde niteliksiz zaman geçirme aracı olarak kullanıldığı için olumlu yaklaştığım düşüncelerdir. Gezi sürecinde eylemcilere destek veren birisi olarak, sahte hesaplarla, başka zaman ve mekanlara ait fotoğrafların dezenformasyon amacıyla nasıl kullanıldığını gördükten ve insanların kolaylıkla manipüle edildiğine şahit olduktan sonra kapatılması yönündeki düşüncelerim iyice pekişmiştir."

BAKMADAN GEÇME