Havalı Fenerbahçe
Akhisar Belediyespor sempatik bir takım. Sahaya futbol oynamak, oyunu güzelleştirmek için çıkıyorlar. Kadroları ve kapasiteleri belli. Son haftalarda sürekli kazanan Fenerbahçe'nin rakibi karşısında mutlak favori olduğunu söylemek de yanlış bir yorum olmazdı. Ancak maçın ilk bölümünde çok koşan, yardımlaşmayı bilen ve yenilgiyi düşünmeyen Akhisar, güçlü rakibiyle oyunu başa baş götürdü. Caner Erkin'siz Fenerbahçe'nin hücumda çok etkisiz kalışı da düşündürücüydü. Hasan Ali defans yapıyor, ofansif oyuna katılmıyordu. Orta sahada Baroni ve Alper de etkisiz ve isteksiz olunca Fenerbahçe pozisyon üretmekte zorlandı.
Fenerbahçe'nin maçlarında mutlaka kırılma anları yaşanıyor. Dün gece yine böyle bir kırılma anı yaşadık. Oyun dengede giderken Sonko'nun eline çarpan ve de tartışılacak bir pozisyon sonrasında maçın gidişatı da değişiverdi. Kırmızı kart ve rakibin 10 kişi kalması yanında Kuyt'ın kaçırdığı penaltıya rağmen Fenerbahçe panik yaşamadı. Akhisar'ın kısıtlı ve tecrübesiz kadrosu eksik de kalınca Fenerbahçe ile baş edecek direnci gösteremedi. Devre biterken gelen Emenike golü Sarı-Lacivertlileri soyunma odasına çok rahat götürdü.
Ersun Yanal ikinci yarıya hamle yaparak başladı. Alper çıktı Webo girdi ve Fenerbahçe forveti dörtledi. Eksik rakip bu kadar çok silahı olan bir takıma nasıl dayanırdı? Zaten de dayanamadı... Sow'un 2. golünden sonra Akhisar'ın gardı tamamen düştü ve oyun tek kale maça dönüştü. Maç tek kale olunca da goller arka arkaya geldi.
Yazımızı 2 notla bitirelim... Birincisi; kaleciler genelde topa elle oyuna sokarlar. Penaltı dahil birçok başarılı kurtarış yapan kaleci Evren, ilk gol öncesi topu oyuna garanti soksa belki de takımının sahadaki direnci daha uzun olacaktı. Bir diğer not ise Sarı-Lacivertli futbolculara... Arka arkaya gelen galibiyetler sizi biraz havalandırmış. Dün gece rakip, sahada eksik kalmasaydı maçı bu kadar kolay ve farklı kazanabilir miydiniz? Bir düşünün...