Avantaj hala Fenerbahçe'de
10 puanlık fark Fenerbahçe’yi iyice cesaretlendirmiş. Neden mi? Sarı-Lacivertli ekibin geçmiş dış saha maçlarını hatırlayan bizler, dün gece gibi oyunu önde kabul eden ve tamamen ofansif futbolu düşünen bir takım pek seyretmedik. Hem de rakip, ligin en iyi pas yapan takımlarından Eskişehirspor olduğu halde. Maça, rakibe baskı yaparak giren Fenerbahçe, savunma tedbirlerini de pek ön plana çıkarmadığı bir ilk yarı oynadı. İyi top yapan, rakibin üstüne şuursuzca gitmeyen ev sahibi de Fenerbahçe’nin oyun içinde hata yapmasını bekledi. Nitekim Bruno Alves‘in ilk hatasında Bienvenü’nün golü geldi. Baroni’nin olmadığı, Holmen’in forma şansı bulduğu maçta Fenerbahçe orta sahası sahaya ağırlığını koyamadı. Webo’nun beklenmeyen sakatlığı sonunda sahaya sürülen Emre Belözoğlu, bu alanı daha derli toplu hale getirdi ama bu defa takımın hücum gücü düştü. Fenerbahçe’yi şüphesiz son maçlarda olduğu gibi dün gece de sürükleyen oyuncu Caner Erkin’di.
Ben son zamanlarda sürekli çıkış içinde olan bir başka futbolcu görmedim. Eskişehirspor hem transfer mağduru hem de kupa yorgunuydu. Eşitlikle biten ilk yarı sonunda, ikinci bölümde de maç iki taraf için de gitti geldi. Bu yarının başlarında Kuyt’ın boş kale yerine topu dışarı atması maçın belki de kırılma anıydı. Gol atmasına rağmen sahanın kötülerinden Kuyt’ın 90 dakika oyunda kalmasını da yine anlayamadık. Ertuğrul Sağlam’ın Kamara ve Necati’yi oyuna alması maçın gidişhatını da değiştirdi. Kırmızı-Siyahlılar bu değişiklik sonrası hücumda daha etkili oldu. Sonunda da Erkan Zengin’in mükemmel golü ile maçı noktaladılar. Takım olarak iyi oynayan Eskişehirspor, dün gece galibiyeti haketti. Fenerbahçe ise ağır bir darbe aldı. Futbolu ciddiye almadığınız sürece başınız hep ağırır. Emenike’nin yokluğuna bir de Webo eklenirse krediler de çabuk biter. Eskişehirspor’un dün geceki galibiyeti zirveye şimdilik heyecan getirdi. Ama unutmayalım ki avantaj hala Fenerbahçe’de...