Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        EMENİKE ve Webo’suz F.Bahçe’nin Sivas deplasmanında hücumda zorlanacağını düşünerek maçı izlemeye başladım. Sahaya çıkan takımda maçın gidişatını değiştirecek Alper Potuk ve Baroni yok, uzun zamandır forma giymeyen Kadlec vardı. Ofansif futbolu seven Sivasspor’un oyunu geride kabul edişi ile F.Bahçe maça hızlı bir giriş yaptı. Kadlec’in takıma sürpriz girişi ile sol önde görev yapan Caner’in ofansif futbola katkısıyla F.Bahçe rakip kale önünde fazla gözükmeye ve pozisyon bulmaya başladı. İlk 10 dakika dolmuştu ki Sow’un havalandırdığı topa, Kadir ceza sahası içinde elle müdahale etti. Taraflı tarafsız her gözün gördüğünü Yunus Yıldırım ve Murat Türker görmeyince maçın şekli şemali gidişatı değişiverdi. F.Bahçe’nin penaltısı güme gitmişti. Sinirlenen Caner sarı kart gördü, cezalı duruma düştü. Yetmedi, Egemen kırmızı kart gördü, takımı 10 kişi kaldı. Caner’in sarı kartına sözüm yok. Ama Egemen’e çıkartılana söz çok. Rakibe temas etti mi? Etmedi mi? Tartışılır. Sarı kart neyse. Kırmızı kart neyin nesi kardeşim? Egemen’in atılması ile sahada 10 kişi kalan F.Bahçe’nin ilk yarım saatten sonra oyun planı da sinir sistemi de tamamen bozuldu. Maçın gerisinde kalan futbolu fazlaca konuşmak gereksiz. Sahada adaletsiz kararlar olunca, insan futboldan soğuyor. Moralsiz ve gardı düşmüş F.Bahçe, yine de sahada iyi mücadele etti. Sivasspor karşısında böyle bir rakip bulunca da işini çabuk bitirip zor alacağı 3 puanı kolayca cebe indirdi. Dünkü maç ile ilgili yine çeşitli senaryolar okuyacağız ve duyacağız... Benim diyeceğim şu: SarıLacivertliler dünkü 90 dakikaya lig maçı gözüyle değil, Yunus Yıldırım ve arkadaşlarının jübilesi diye baksınlar. Unutmadan, avantajın hala F.Bahçe’de olduğunu da hatırlatalım.

        Diğer Yazılar