Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        TUR maçlarını oynamak zordur.

        Sahaya farklı duygular içinde çıkarsınız, farklı heyecanlar yaşarsınız. Bir an önce sonuca gitmek, tribünlerle kucaklaşmak istersiniz. Böyle maçlarda kendinizi pek futbola veremezsiniz. F.BahçeÇaykur

        Rize maçına da bu gözle baktım. Diğer maçlarda dolmayan tribünlere, Fenerbahçe’nin cezalı maçında 50 bini aşkın futbol aşıklısı gelmişti. Hem de erkekler yokken. Bu sevgiyi de dünyada ölçecek aletler henüz bulunmadı. Fenerbahçe’nin Rizespor karşısındaki telaşı, heyecanı ve futbolsuzluğu da kimsenin umrunda değildi. Çünkü sahadaki takım, en zor yılında en büyük başarılara imza atmıştı. Belki de tarihinin en anlamlı şampiyonluklarından birini yakalamıştı. Ersun Yanal Fenerbahçe’yi şampiyon yapan 3. Türk teknik adamdı. Bu şampiyonluktaki katkısı inkar edilemeyecek kadar çoktu. Onun ifadesiyle bu; bir 11’in değil, formayı giymeye hak kazanmış tüm kadronun zaferiydi.

        Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve arkasındakilere de ayrı bir sayfa açmak lazım. Seversiniz, sevmezsiniz orasını bilemem ama ama Aziz Yıldırım, Fenerbahçe tarihine geçecek en önemli başkanlardan biri olmuştur. Onun yerinde taş olsa çatlardı. En büyük alkışlar da başkan ve arkadaşlarına...

        Final yine de çok keyifli değil. Şampiyon Fenerbahçe, belki de en çok istediği yıl Avrupa’ya gidemeyecek.

        Başkan Aziz Yıldırım’ın durumu ise taraftarı kahrediyor. Dün gece takımlarına avazları çıktığı kadar bağıranlar, avuçları çatlayıncaya kadar alkışlayanlar bu yüzden buruk bir sevinç yaşadılar. Sarı-Lacivertli taraftarlar evlerinin yollarını da böyle buruk bir sevinçle tuttu.

        Diğer Yazılar