Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Üç değil, 5 değil,10 değil. Bu sezon neredeyse her maça hakem kararları damga vuruyor. Fenerbahçe’nin üst üste iki maçında da ön plana çıkan hakemler oldu. Böyle değerlendirilmesi doğaldır, hak da verilebilir.

        Ama başka bir yönden de bakabilirsiniz. Geçen hafta Eskişehir’de, dün Rize maçında tartışmalı penaltılar Fenerbahçe’nin işini kolaylaştırdı gibi gözükse de ortada net bir gerçek var. Ne Eskişehir’in ne de Rize’nin zaten puan alacak gücü yoktu. Dün ilk penaltı “ucuz”. İkincisi ise penaltı gibi penaltı değil ama kural penaltı diyor. Sercan Kaya’nın eli açıkta ve topa müdahalesi istemeyerek de olsa var. Rize’nin kazandığı ise çok açık penaltı.

        Rize hele hele ilk yarıda pas bile yapamamış, sahasından çıkamamış, hücumda hiç yok. Şutu yok, şut girişimi yok. İkinci yarıda biraz toparlanmış gibi gözükse de Kadıköy’den puan çıkarmak zaten zor. Topu topu bir pozisyon yakalayıp puan almak çok daha zor.

        Fenerbahçe’de ise pek değişen bir şey yok. Futboluyla büyülemese de, gol anlamındaki üretkenlik tatmin etmese de sonucu almayı biliyor. Rakibi kendi sahasından çıkarmasa da pozisyon anlamında karşılığını alamıyor. Dün aslında 2-0’ı da yakalayınca maçı çok daha kolaya çevirebilirdi. Ama Şener de Hasan Ali de ikinci yarıda beklenen bindirmeleri yeterince yapamadı. Volkan da Markoviç de son tercihlerini iyi kullanamadı. Özellikle Volkan beni hayretler içinde bırakıyor. Ne zaman oyuna sonradan girse şekli şemali değiştiriyor. Ne zaman 11’de başlasa şaşırtıyor. Nani’nin de yokluğunda fırsatı bulmuş ama sanki bal yapmayan arı. Gidiyor, gidiyor, sonunda takılıyor. Şaşırtan bir isim de Ozan. Özellikle bu isimler ve bir de Alper Fenerbahçe için çok önemli. Ancak üçü de yerinde sayıyor.

        Kanat bindirmeleri olmayınca haliyle Fernandao da Van Persie de istedikleri topları alamadı. Rize’de santrayla birlikte golü bulunca belki de biraz tedirginlik geldi takıma. Ama Fenerbahçe tedirgin olsa da panik yapmıyor. Bu da büyük avantaj. Hele hele Beşiktaş’a karşı. Çünkü Beşiktaş’ın da en büyük dezavantajı panik havası.

        Ligin ikinci yarısı start alırken yüzde 51’de olsa Beşiktaş’ın ufak bir avantajı vardı. Bence şimdi tersine döndü. Beşiktaş’ın iki maçı eksik de olsa Fenerbahçe’nin 5 puan önde olduğu bir gerçek. Bunun da psikolojik bir üstünlük sağlayacağı kesin. Ki Beşiktaş takımı bir aydır maç oynamıyor, şubat ayında da 6-7 maç oynamak zorunda kalacak. Biri de Kadıköy’de çıkacağı derbi. Şubat ayı Beşiktaş için dert ayı.

        Diğer Yazılar