Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Disiplin Kurulu, F.Bahçe taraftarından sonra Beşiktaş taraftarını üst üste ikinci kez paket yaptı. Yine 300-500 kişinin küfür ettiği iddia edilen (ki orası da tartışmalı) bir maçta 13 bin kişinin kombinesini bloke etti. Haftaya bu 13 bin Beşiktaşlı stada giremeyecek. Böylesine bir ceza kesmek için istisnasız tüm stadın tempolu şekilde uzun süre küfürlü tezahürat yapmış olması lazım. Şahit olan pek yok ama temsilci duymuş. Yeterli! Artık bizler bıktık usandık bunları dile getirmekten. Tamam, talimata göre hareket ediyorsunuz da hiç mi vicdanınız sızlamıyor? Cezalandırdığınız o 13 bin kişinin en azından yüzde 90’ı masum. İnsanlar futbol seyretmek istiyor, Beşiktaş havayı yakalamış, o havayı yerinde teneffüs etmek istiyor. O ana tanıklık etmek istiyor. Babalar-oğullar, aileler geliyor, tribünler renkleniyor. Niye engelliyorsunuz? Artık bıktırdınız. Öyleyse raporları da açıklayın. Hangi tribünde kaç kişilik grup, ahlak dışı hangi tezahüratı kaç saniye süreyle yapmış?

        Madem dürüstsünüz, madem adaletlisiniz, madem ayrımcılık yok, peki Trabzon’a verilen cezalar ne?

        Hakemi, “Ayaklarına sıkarım. Seni dışarıda döverim. Vuracağım seni!” sözleriyle tehdit etmenin karşılığı 3 maç mıdır? Ne kadar kötü yönetim gösterirse göstersin hakemin onurunu ayaklar altına alan hareketin karşılığı 3 maç mıdır? Kulüp başkanının kibar ifadelerle de olsa ince ince gözdağı vermesinin hiç mi cezası olmaz?

        Yeri geliyor durumdan vazife çıkarıyorsunuz, yeri geliyor kuralı, talimatı işinize geldiği gibi yorumluyorsunuz. Aziz Yıldırım, Mahmut Uslu konuştu mu sorgusuz sualsiz infaz yapıyorsunuz, baktınız ki ortalık zaten karışmış, Trabzon başkanının sözlerini hoşgörüyle karşılıyorsunuz. Olmuyor beyler, olmuyor.

        RİVA’DA AYRI BİR DÜNYA

        Yıldırım Demirören sözde basın toplantısı yaptı. Soru alınmayan basın toplantısı mı olur? Yazılı açıklamayla da derdini anlatabilirdi. Saatlerce trafikte sürünüp Riva’ya gidenlere yazık. Ama futbolu yönetenlerin umurunda mı? Telefonları açmazlar, geri dönmezler. Çok yoğundurlar! Toplantı saatini 11.00’den 17.00’ye alırlar, değişikliği gece 22.00’de mail yoluyla bildirirler. Herkes 24 saat mailleri kontrol etmek zorunda ya!

        Nasıl olsa keyifler yerinde. Karargah Riva’da. Orada kendilerine ayrı bir dünya yaratmışlar. O gün ben de Riva’ya uğradım. Otopark dolmuş taşmış. Federasyon yönetimi değil de sanırsınız olağanüstü Bakanlar Kurulu toplantısı var! Siyah Mercedesler sıra sıra dizilmiş. Ya basın açıklaması. Neymiş? MHK’yi artık delegeler seçecekmiş. Diyelim ki doğru yol bu. Diyelim ki UEFA da onay verdi. Bunu icat eden siz değilsiniz ki. Projenin mimarı Fatih Terim. Aylardır konuşması beklenen ama konuşmayan ya da konuşturulmayan Fatih Terim. Orası da ayrı bir muamma.

        Böyle bir yöntem sunduğunuza göre de mevcut MHK’den siz de memnun değilsiniz. Kaldı ki bu yöntem gelecek sezon için düşünülüyor. Peki bu sezonun kalan haftaları ne olacak?

        HAKEMLERİ ÖZGÜR BIRAKIN

        MHK deseniz ayrı komedi. Hakemler için geçtim eleştiriyi, yancı diyorlar, yalancı diyorlar, yalaka diyorlar, onun bunun adamı diyorlar. Deniz Ateş Bitnel’i neredeyse bahis mafyasının üyesi yaptık; çıkıp da isyan eden, cevap veren yok. Hakemini koruyup kollayan yok. MHK Başkanı ara sıra iki laf ediyor da inanan yok, gülen çok.

        Kapatmışlar hakemleri bir cam fanus içine, saklıyorlar. Maçını yönetsin diye hafta sonları iki gün izin veriyorlar, sonra geri dön fanusa! Herkes konuşuyor, hakemler susturuluyor. Bırakın konuşsunlar, bırakın dertlerini anlatsınlar. Bırakın Türkiye onları yakından tanısın. Biliyorum ki aralarında kulüp yöneticilerimizden kaliteli, değil maçı futbolumuzu yönetecek kapasitede onlarca isim var. Gereği neyse yaparlar.

        Diğer Yazılar