Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Milli takımla yeni bir hava yakaladığımız gerçek. Hocasıyla, futbolcusuyla, taraftarıyla, hatta uzun yıllar sonra basınıyla beraber. EURO 2016’nın heyecanını aylar öncesinden yaşamaya başladık. Bizleri bu havaya sokan da Fatih Terim’den başkası değil. Hocanın eylemleri, söylemleri, yenilikleri, inatçılığı, isteği, arzusu, oyun anlayışı, hatta oyuncu tercihleri, forma seçimi bile ülkeye renk getirdi, heyecan getirdi.

        Oyuncu tercihleri derken de en önemli isimlerden biri Volkan Demirel. Son açıklaması işleri iyice karıştırsa da birçok kişinin aksine krizin yine de çözülebileceğine, çözülmesi gerektiğine inanıyorum. Tabii ki Fatih Terim kendisine ihtiyaç duyuyorsa..

        BİLİYORSANIZ AÇIKLAYIN

        Evet, Volkan’ın sözleri de biraz ağır kaçtı. Keşke yapıcı davransaydı, biraz alttan alsaydı. Fakat en azından mesaj yoluyla değil, kulaktan kulağa üflemelerle değil direkt söyledi. Madem ki bu şampiyona bizim için çok önemli, madem bir çıkış yakaladık, madem 2008’i tekrarlamak istiyoruz, inatlaşmanın gereği yok. Bu herkes için geçerli.

        Özür dilemeyi bir kenara koyuyorum, bu kadar düşmanı varken Volkan’dan tüm kamuoyunu ikna etmesini beklemenin, daha da ileri gidip sahayı terk ederken kimin talimatıyla hareket ettiğini açıklamasını istemenin alemi yok. Bunu bekleyenler bir şeyler biliyorlarsa önce kendileri bir zahmet açıklama yapsın. Böylece basın üzerinden mesajlar iletmelerine de gerek kalmaz. Aslında hedefleri belli de sanırım kendi ağızlarından dile getirecek yürekleri yok. Hedefleri aslında Aziz Yıldırım. Evet, talimat veren Aziz Yıldırım. Ama verdiği talimat ‘stada geri dön’ talimatı.

        DÜŞMANLIK KÖRÜKLENİYOR

        Bu ülkede hiç de azımsanmayacak bir kesim zaten Volkan düşmanı. Eşine, çoluk çocuğuna edilen küfürleri konuşan, adamın ruh ralini düşünen yok. Olay bir maçlık olay değil. Ne kadar profesyonel olursanız olun herkesin bir dayanma noktası var. Peygamber sabrı olsa dayanamazsın. Maalesef spor dünyasında da bazıları bu düşmanlığa çanak tutuyor, körüklüyor. O düşmanlık öyle boyutlara gelmiş ki, Avusturya’nın Türk kalecisi Ramazan’ın açıklaması bile çarpıtılıyor. Yeter ki Volkan Demirel’i yesinler, bitirsinler. Kusura bakmasınlar ben böyle algılıyorum. Ramazan’ın, Volkan Babacan için kullandığı “Bence harika ve de boylu poslu bir kaleci” ifadesi öne çıkarılıyor da “Ama benden Volkan Demirel ile kıyaslamamı beklemeyin” sözleri görmezden geliniyor. Volkan Babacan’dan Allah razı olsun. Bu takım bugünlere geldiyse başrollerden biri O’nun. Terim de yarı yolda adam satmaz. Ama Volkan Demirel kalitesinde, tecrübesinde bir isim de o kadrodaki 3 kaleciden biri olur, olmalıdır.

        TERİM İSTİYORSA ÇÖZER

        Bir örnek vereyim. İtalyanlar’ın ünlü golcüsü Paolo Rossi şike suçlamasıyla üç yıl ceza aldı, futboldan men edildi. Cezasının ikinci yılında affedilip, 1982 Dünya Kupası için İtalya Milli Takımı’na çağrıldı. Cezalı olduğu süreçte İtalya Ligi’nde ve Avrupa’da tek bir maçta bile forma giyemedi. Çıktı Dünya Kupası’nda gol kralı oldu, ülkesini Dünya Şampiyonu yaptı. Efsane Hoca Enzo Bearzot bütün İtalyan basını üzerine gelmesine rağmen, şikeci damgası yemiş Rossi’yi bir kenara atıp, dışlamadı. Kazanan İtalya oldu.

        Evet Volkan da bir hata yaptı. Ama sadece hata yaptı, kimilerinin lanse ettiği gibi vatan hainliği değil. Ki bizim hocamız da aynı milli takımda silahlar konuşmasına rağmen krizi çözdü. Bu takımın bu arkadaşlık ortamını yakalaması kolay olmadı. Ne yaptıysa da Türkiye için yaptı hoca.

        Aynı Terim, Galatasaray’dayken de takım arkadaşını evire çevire döven Melo’yu affetti. Ne uğruna affetti: Şampiyonluk uğruna. Melo da Galatasaray’ın o yıl kazandığı şampiyonlukta en önemli iki üç isimden biri oldu.

        Hoca bu krizi de çözerdi. İstiyorsa yine çözer.

        Diğer Yazılar