Fikret Orman'ın Arena'sı!
Son ayların cazibe merkezi Vodafone Arena. Gazete sayfalarını Beşiktaş’ın yeni stadının haberleri, resimleri süslüyor. Stat hakkında yazılı basında sadece mart ayında çıkan haber sayısı bin 198. Televizyon ekranlarında hem statla ilgili hem de Dolmabahçe’nin tarihi ile ilgili haberler, belgeseller hazırlanıyor. Sponsor firmalar gazetelere sayfa sayfa ilan veriyor, televizyonlarda bu firmaların reklamları dönüyor. Açıkçası bu işten en karlı çıkanlardan biri Vodafone oldu. Bu kadarını öngördüler mi, Beşiktaş’ın böylesine sempati toplayacağını düşündüler mi, merak ediyorum. Vodafone mu Beşiktaş’ın sponsoru oldu, yoksa stat mı hem kulübün hem de Beşiktaş’ın sponsoru oldu, kestiremiyorum. Türkiye’de hiçbir kurumun böylesine reklamı yapılmamıştır.
Geçtim Vodafone’u, Beşiktaş’a çok daha küçük çaplı sponsorluk katkısında bulunanlar bile kendilerini televizyonlara reklam vermek zorunda hissettiler. Hem geri planda kalmak istemiyorlar hem de İstanbul’un bu yeni cazibe merkezinin nimetlerinden yararlanmak istiyorlar ki, haklılar. Basın deseniz stadı görüntülemek, başkanla orada röportaj yapmak için sıraya girmiş. Stat daha açılmadan nikah törenleri yapılıyor, pastalar kesiliyor. İstanbul’da böylesine ilgi çeken bir eser sanmıyorum ki bugüne kadar ortaya çıkarılmış, yıkımından yapımına anbean takip edilmiş olsun. Kısacası herkes kazandı bu işten.
STRESİ BAŞKAN YÜKLENDİ
Vodafone Arena tüm ihtişamıyla ortaya çıkarken eleştiriler de eksik olmuyor elbette. Arena, başkanın tapulu malı ya! Fikret Orman tüm enerjisini stada vermiş, takımla ilgilenmiyormuş, statla ilgili haberler takımın konsantrasyonunu bozuyormuş gibilerinden eleştiriler.
Sanırsınız Fikret Orman sahaya çıkıp oynayacak, sanırsınız stada o ilgiyi gösteren taraftarlar golleri atacak. Evet, Fikret Orman enerjisini Arena’ya verdi. Çünkü o stadı bir an önce açmak zorunda. Bu kulübün artık nakit akışına ihtiyacı var. Burada oynanacak 3 maçta kasaya girecek para, İnönü Stadı’ndan sezon boyu elde edilenle eş değer.
Hatta stada odaklanmakla iyi de yaptı başkan. Çok konuştuğu, sürekli röportajlar verdiği için eleştiriliyor da tepkiyi toplayan kendisi oluyor. Gündemde hep Fikret Orman var. Bugün takımdaki bir olumsuzluk, Ümraniye’deki bir olay değil, Fikret Orman konuşuluyor, Arena konuşuluyor. Örneğin Gökhan Töre’nin ne bitip tükenmek bilmeyen sakatlığı varmış, sorgulanmıyor. Takımın kaptanının, oynamayacak olsa bile Kasımpaşa maçı öncesi arkadaşlarıyla kampta olmak, aynı havayı solumak yerine gününü bir araba galerisinde geçirdiği iddiaları gündeme bile gelmiyor. Beşiktaş zaten stresi taşıyamayan, paniğe kapılan bir camia. Stresi başkan yüklendi, Şenol Güneş ve talebeleri stresten uzak bu noktaya kadar geldi. Bundan sonrasını da kaldıramazlarsa bir daha şampiyonluk yüzü de göremez bu kadro.
SPONSORLARA BAKIN FARKI ANLAYIN
‘Beşiktaş’ın reytingi yok’ deyip dururlar yıllardır. Beşiktaş’ın reytingi yoksa, Fenerbahçe, Galatasaray gibi tirajları patlatmıyorsa bu büyük firmalar, üstelik Türkiye’deki ortamdan bıkıp usanan, hatta kaçan sponsorlar ne oluyor da Beşiktaş’ı terk etmiyor, tercih ediyor. Bu kulüp sadece futbolda değil, diğer branşlarda da sponsor üzerine sponsor buluyor.
G.Saray’ın göğüs, sırt reklamına bakın; imkansızlıklar içindeki, yıllardır borç batağı içindeki Beşiktaş’ın aldığı sponsorluklara bakın, farkı anlayın. Birinin üzerinde bilinirliği az firmalar, birinin üzerinde dünyaca ünlü markalar.
Beşiktaş yönetimi pazarlamayı da reklamı da iyi yaptı doğrusu. Loca ve kombine satışlarında çok doğru, zamanlamaları harika adımlar attılar. 41.903 kapasiteli stadın tüm koltuklarını bugün satışa çıkarsalar iki gün içinde tükenir. Seneye İstanbul’da her maça, her finale, her konsere, her açılışa, her organizasyona bilet bulursunuz da, hele bu sezon şampiyon da olursa Arena’daki Beşiktaş maçlarına asla.