Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BÜTÜN gariplikler, akla hayale gelmeyecek trajik vedalar hep Beşiktaş'ı bulmuştur. Daha doğrusu bunları Beşiktaş kendi elleriyle yaratır. Geçmiş yıllar bu tür örneklerle doludur.

        Beşiktaş'ın hele hele dün elenmesi mucizelere bağlıydı. Yine de kaşınmadı mı? Kaşınmasına kaşındı da. İlk 45 dakika bittiğinde her Beşiktaşlı'nın kafasında eminim ki 'Yine mi hüsran olacak?' sorusu vardı. Ama gerek Kiev'den art arda gelen sevindirici haberler, gerek İnönü'deki beraberlik golü ve Stoke City'nin 10 kişi kalması dengeleri değiştiriverdi. İlk yarıdaki futbol da Kiev'deki sonuç da iç açıcı değildi de 50. dakikada bir anda her şey Beşiktaş'ın lehine dönüverdi.

        İlk yarıyı bir kenara atıyorum. Bu yarıda etkisiz bir Beşiktaş vardı. Kontrol yine Beşiktaş'taydı, oyunu domine eden yine Beşiktaş'tı da rakip kaleciye resmen idman maçı yaptırdık. Stoke City'ye de çok fazla imkan tanıdık.

        Gerçek Beşiktaş ikinci yarıda sahnedeydi. Carvalhal'in Holosko'nun yerine Pektemek hamlesi elbette ciddi katkı yaptı ama başrolde Fernandes vardı. Quaresma ve Simao gibi iki usta yoktu belki ama bir başka futbol sanatçısı sahadaydı. Golde, pozisyonlarda, Beşiktaş'ın her atağında maestro rolündeydi. Çok ince işler yaptı. Beşiktaş forması altındaki en iyi maçlarından birini oynadı.

        Açıkçası ikinci yarı Beşiktaş harikalar diyarındaydı. Harika atmosfer, harika goller, harika sonuç. Beşiktaş ilk yarıda kaleci Begovic'i sahanın yıldızı yaptı, ikinci yarıda çaresiz bıraktı. Pektemek ile Edu'nun golleri parmak ısırttı, Fernandes'in penaltısı bile ustalık kokuyordu.

        Bu galibiyetin sevindirici yanlarından biri de 3-1 'lik zaferin 1 -0'lık mağlubiyetin ardından gelmesi. Beşiktaş'ın yıllardır golü yedikten sonraki paniklemesine, darmadağın olmasına alışmışız. Dün tam tersi bir görüntü vardı. Bırakın paniği, kendine güvenen bir takım görüntüsü maçın her dakikasında hissedildi. Bu zaferin getirisi çok. Örneğin haftalardır oynamayan, hakkında soru işaretleri oldukça fazla olan Edu'nun müthiş golü. Bu gol Edu'ya da özgüven kazandıracaktır.

        Örneğin grup liderliğinin önemi. Beşiktaş M.City, M.United gibi Şampiyonlar Ligi'nden gelecek çok ciddi rakiplerden kurtuldu. Kurada çok daha makul birtakım gelecek.

        İngiltere'de Beşiktaş'ın karşısında bir ragbi takımı vardı. Başta Rüştü tüm futbolcular sahada dayak yedi. İnönü'de tekme tokat futbola cesaret edemediler. Gruptan çıkmayı garantilemiş olmalarından mıdır nedir bilemem ama bu nasıl Premier Lig takımı dedirttiler. Düşünün bu takım bu sezon Avrupa kupalarında ilk yenilgisini dün aldı. Beşiktaş da sonuna kadar hakettiği bir zafer kazandı.

        Böylesine zorlu bir süreçte, üst üste gelen maç trafiğinde ligde zirveden kopmamak, Avrupa'da tepede olmak herkesin alkış tutması, federasyonun da artık bundan sonra daha anlayışlı davranması gereken bir başarı.

        Güzellikler bir yana Beşiktaş'ın şimdi çok daha ciddi bir sorunu var. Hoca kim olacak? Zor karar!

        Diğer Yazılar