Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Dün önce Kulüpler Birliği’nin; “Hakemler, artık yeter. Bizim de gözümüz üstünüzde. Bundan sonra biz de bu işin içindeyiz” açıklamasını, sonra Kuddusi Müftüoğlu’nun sunumunu izledim. Her iki taraf da yıllardır söylediğim sorunlara parmak bastı. Aynen bana katıldılar ama farkında değiller. Sadece çözüm yollarımız farklı. Ben “Yabancı hakem şart” diyorum, onlar katılmıyor. O noktaya da gelecekler.

        Kısaca özetleyeyim, daha iyi anlaşılsın... Kulüpler Birliği adına Göksel Gümüşdağ dedi ki: “Hakemler çok hata yapıyorlar, eyyamcılar.. Baskı altında anlık karar verme yetenekleri yok. Biz bunun sebebi olarak ‘yeterli eğitim verilmediği’ görüşündeyiz. Jaap Uilenberg ile olmaz. Collina-Howard Webb gibi isimler getirilmeli, daha iyi eğitim verilmeli...”

        Kuddusi Müftüoğlu da dedi ki: “Sadece bizim dönemimizde hata olmuyor. Alın bizim dönemimizin hataları; işte geçen sezonun hataları. Bunları örneklerle gösterdi. Seneye Uilenberg yok. Sezon sonu 22 hakeme düşeceğiz...”

        İşte benim söylediğime geldiler. Sorun belli, Türk hakemliğinin en büyük sorunu Türk hakemleri. Bir kurum; “Daha iyi eğitilmeliler” diyor diğeri “Vallahi çalışıyoruz...” Hakikaten MHK çalışıyor. Ama bir arpa boyu yol gidilemiyor. Tıpkı bundan önceki 9 MHK Başkanı dönemindeki gibi.

        İşte sorun burada, malzeme bu. Bizim hakemlerimiz yeteneksiz-eyyamcı-idare-i maslahatçı... İsterseniz hem Collina hem Webb’i alın yine bir şey olmaz. Bu isimlere yatırım yapma dönemi bitmiştir. Bu ekip tam 9 MHK Başkanı yemiştir. Kuddusi’yi de yiyecekler buna emin olun. Artık bu isimler hakemlikten uzaklaştırılmazsa aynı yolda gidip geliriz. Sonuçta iki kurum da söyledi: Malzeme yetersiz... Ama çözüm eğitim değil, tasfiye. Gümüşdağ bir konuya daha değindi ve teknolojinin buraya dahil olması gerektiğini ifade etti. Ömrümüz yeterse en geç 5 yıl içinde futbolda masa hakemliğine benzer bir hakemlik sistemi göreceğiz. Kritik kararları o hakemler verecek. Sahadaki hakem orta alan mücadelelerine ve disipline odaklanacak. Çünkü artık futbol bir adamın kararı ile milyonların yer değiştirdiği bir alan olarak kalamaz. Dolayısıyla Kuddusi Müftüoğlu’nu son kez uyarıyorum; “En az 10-15 hakemin hakemliğini bitirmezsen onlar seni bitirecek.”

        Fırsat gelmişken tekrar söylüyorum: Yaklaşan devrimi görmek lazım.

        Teknolojik düzenleme gelmeden önce bugünkü tüm hakem camiasını baştan aşağı yenilemeliyiz. En az 15 hakemin hakemliğini bitirmeli; 2 yıl eğitim kampı açmalı, bu kamp süresince yeni isimler yetiştirmeli, bu 2 yıllık süreç içinde de yabancı hakem getirmeliyiz. Ahbap çavuş ilişkileriyle vıcık vıcık olmuş gözlemci ve temsilcilerin de yüzde 80’i temizlenecek elbette. Yoksa daha çook seminer yapılır!

        F.BAHÇE NE İSTİYOR?

        Hem diyorlar ki “basın bizi karıştırıyor...”

        Hem ‘yandaş’ basın yaratıyorlar...

        Hem diyorlar ki “Yalan yazıyorsunuz, siz nereden bu yanlış bilgileri alıyorsunuz?”

        Hem de basına kapıları tamamen kapatıyorlar. Mixed Zone’da (Maç sonu futbolcuların yayıncı kuruluş dışındaki medyaya konuşabileceği alan) bile oyuncuya konuşma yasağı koyuyorlar.

        Hem diyorlar ki “güzellikleri de yazsanıza...”

        Hem de RvP’ye bir tane bile röportaj verdirtmiyorlar.

        Hem diyorlar ki “Biz dünya kulübüyüz”

        Hem de takımı bırakın dünyaya, Türkiye’ye dahi tanıtacak programlara izin vermiyorlar.

        Hem diyorlar ki “Kurumsallaştık...”

        Hem hala röportaj-çekim için “Başkana bir soralım da...” diyorlar..

        Hem diyorlar ki “Demokratız...”

        Hızla komünist içe kapalı Kuzey Kore’ye benziyorlar..

        Hem diyorlar ki “Size ihtiyacımız yok...”

        Hem de hakemlere, TFF’ye, başka kurumlara çakacakları zaman muhabirleri çağırıyorlar...

        Ne istiyorlar? Artık hiçbir şeyleri anlaşılamıyor.

        Peki şaşırıyor muyuz?

        Diğer Yazılar