Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bir dönem hazırlık maçı yapacak ülke bulamayan Türk Milli Takımı’nın ‘albenisi’ artıyor. Fransa 2016 öncesi en önemli hazırlık maçımız 22 Mayıs’ta Manchester’da İngiltere’yle. Bugüne kadar gol dahi atamadığımız İngilizler, turnuvanın şampiyon adaylarından biri olarak gösteriliyor. Bizde maçın tarihi ile ilgili tartışmalar yapılıyor daha çok. Eğer o tarihe kadar şampiyon belli olmamışsa TFF’nin 2 alternatifi var. Birincisi ve daha olası gözükeni 22 Mayıs’taki maçta F.Bahçe ve Beşiktaşlı futbolcuların çağrılmayacak olması. Ya da bir maç gününün hafta içine kaydırılması ve 22 Mayıs’a kadar sezonun tamamlanması. Bu ihtimal daha zayıf çünkü F.Bahçe’nin 3 hafta arka arkaya hafta içi maçı var (Erteleme G.Saray ve 2 Konya yarı final müsabakaları) Sonraki hafta içinde bir de lig maçı oynamak istemeyebilirler. Öte yandan içerideki tarih tartışmalarından bağımsız olarak İngiltere Federasyonu, TFF’ye bu maç için tüm masraflar artı 350 bin Euro önermiş. Yani Türk Milli Takımı hem kendini kuvvetli bir ekibe karşı test edebilecek hem de TFF, kasasına 350 bin Euro koyacak. Albeninin artması bu tür güzel sonuçlar doğuruyor.

        NEDEN BEŞİKTAŞ’I DAHA AVANTAJLI GÖRÜYORUM...

        Osmanlıspor’a içeride 2 puan kaptırılmasından sonra “Bence Beşiktaş yüzde 95 şampiyon olur” demiştim. Beşiktaş’ın Kasımpaşa’yı bir şekilde geçeceğini ve bu sonuçların ardından yüzde 95 şampiyon olacağını düşünmüştüm. Kısmen yanıldım. Beşiktaş, Kasımpaşa’ya yenildi. Psikolojik üstünlüğü tamamen ele geçirme fırsatını tepti. Ama tüm bu sonuçlara rağmen Beşiktaş’ın şampiyonluk yolunda çok daha avantajlı olduğunu düşünüyorum. Bunu da daha çok F.Bahçe’ye bakarak söylüyorum. Çünkü F.Bahçe’nin hocası seneye büyük ihtimalle takımın başında olmayacağını biliyor. Alves-Kadlec-Meireles-Diego ve Nani de öyle. Hatta yüksek ihtimal RvP de ayrılacak. Bu kadar çok ismin bağlılığı sorgulanır halde ise bu isimlerden çok yüksek performans beklenemez bu birincisi.

        İkincisi F.Bahçe’nin hocası, Porto ve Olympiakos’tan sonra burada da soyunma odasını kaybetmiş görünüyor. Taktik olarak kendisini çok fazla eleştiremiyorum çünkü adam bir türlü skorer isimlerden performans alamadı. Vitor’un en büyük problemi büyük takıma uygun mantalitesinin olmaması. Gol yediğiniz 12 maçın 5’inde puan kaybediyorsanız; geriden gelip kazandığınız maç yoksa; 6 beraberliğinizin yarısı skor olarak öndeyken geliyorsa büyük takım mantalitesini sorgulamanız gerekir.

        Öte yandan yönetim, Sow’un satışından hemen önce (Sow’un gideceği transfer penceresinin kapanmasından 1 hafta önce belli gibiydi) ama asıl devre arasında skorer bir 10 numara, ya da tam anlamıyla bir 9.5 numara almayarak büyük hata yaptı. 1 sene boyunca performans veremeyen Diego’nun sorunun İsmail Kartal ile alakalı olmadığı yarım sezonda görülmeliydi. Pas atarken poposunun üstüne düşen futbolcu olur mu? RvP’nin trip ve sümkürme istatistiği gol sayısının iki katıyken, her hafta en az 2 idmanda ‘özel olarak çalıştı’ haberleri gelirken; golcü kanat oyuncusu zaten yokken, yarı skorer Nani de 2. devre salmışken Vitor’a da haddinden fazla yüklenemeyiz.

        Özetle; tribal-sakat RvP ile; pehlivanlaşmış Fernandao ile; çoktan Çin’e gitmiş Nani ile zaten gol atma becerisi olmayan Şen- Alper kanatları ile ‘bitik oğlu bitik’ Diego ile F.Bahçe bundan sonra skor üretmekte hep zorlanır. Savunma ile ayakta kalır ve yarışa devam eder.

        Beşiktaş’ın ise skor üretme kapasitesinde aksamalar yaşansa da savunmasının daha sağlam hale getirmesi daha kolay gözüküyor. Bu nedenle hala yarışta Beşiktaş’ın daha avantajlı olduğunu düşünüyorum. Tabii Şenol Güneş ve oyuncuları şampiyonluk stresi yüzünden ölümcül hatalar yapmazlarsa.

        Diğer Yazılar