Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Bereket ve insanlık için açılan eller...

        Balçiçek İLTER / HABERTÜRK

        “Ne acayip bir hayat’’ diye düşünmeden geçemiyor insan. Expo 2015 Türkiye pavyonunun önündeyim. Gezegeni beslemek, yaşam için enerji diye yola çıkılmıştı... Nar kıyafetinde bir adam karşımda... Nar, bereket demektir... Tarımdaki zenginliği temsil eder. Nar hem “tek” hem “çok”tur derler... Bolluk getirir. İnsanlık tarihi boyunca pek çok kültür ve dinde kendine yer bulmuş bu kıpkırmızı gülümseyen figüre baktıkça “Ne acayip” diye tekrarladım.

        Memleketim yangın yeri ve aslında biz, Türkiye, çok ama çok başka yerlerde olmalıyız. İtalya, Milano da o lokasyonlardan bir tanesi...

        Türkiye Expo 2015’de 4170 metrekare alana yayılmış. Hem de ne yayılma... 3 ana ve 7 yarı açık bölüme neredeyse bütün tarihimiz sığdırılmaya çalışılmış. Tema “geleceğin gıdası için tarihin irdelenmesi’’ olarak belirlenmiş. Açık alan olması büyük avantaj çünkü diğer ülke pavyonlarının giriş kapısında başı sonu görünmez kuyrukları görünce insanların hem meraktan hem de nefes almak için Türkiye’yi seçmesi hiç de şaşırtıcı değil. Pavyonun yaratılmasına büyük emeği geçen DDF Arhan Kayar ve Esra Ekmekçi anlattı: “Pavyonun ana girişi, üzerinde ‘Selçuklu Yıldızı’nın modern bir yorumu ile tasarlanmış olan, çelikten yarı açık bir çatının yer aldığı açık alan kısmında. Şadırvan, doğal taşlar, dünyaca ünlü Türk evi, Türk cam sanatının eşsiz şaheseri ‘Çeşm-i Bülbül’ ve Türk kültürüne ait özel tasarım ve işlemelerle geçmişten günümüze bizi var eden bütün değerlerimiz mimari tasarımın tamamında işlensin hayat bulsun istedik. Bereket, berekete olan inanç ve paylaşım çıkış noktamız oldu. Gıda ‘Hayat’tır ve ‘Hayat’ bizim topraklarımızda 12.000 yıl öncesine dayanır.”

        Türk pavyonunda Mezopotamya’dan Çatalhöyük’e, Göbeklitepe’den Yenikapı Amforaları’na, Saray Mutfağı’ndan özgün yöresel mutfaklarımıza, geçmişten bugüne tarımsal ürünler, yemek pişirme teknikleri, gıda saklama yöntemleri, yemek araç ve gereçleri sergileniyor. En çok ilgi çeken yemeklerin başında çocuklu ailelerin tercihi, kanımca çok pratik olduğu için, döner dürüm, çocuksuzlar için ise tandır kebap, beğendi, humus... Türk seramik grubunun kaleidoskopu ise “Fotoğraf çektirmeden geçilmeyen lokasyonlar” arasına girmiş. En çok sevdiğim bölümlerden bir tanesi ise paylaşmak temalı “eller” oldu...

        Peki Türkiye Expo tarafından gündeme getirilen, “İnsanoğlu için doğru şartlar nasıl yaratılır, nasıl yeterli ve sağlıklı gıda sürdürülebilirliği sağlanır? İnsan, toprak, su ve hava arasında nasıl ince bir denge sağlanır?” sorularına cevap verebiliyor mu? (Hatırlarsanız Expo açılışında büyük protestolar yaşanmış, hayli olaylar çıkmıştı.)

        Bu sorunun cevabına kocaman bir “Evet” demek isterdim ama hadi gelin bardağın dolu tarafını görelim ve “Gayret ediyoruz” diyelim Çünkü resmi ağızlarda “Türkiye gıda ve enerji sorunlarına çözüm bulabilmek için üzerine düşeni yapmaya hazırdır” cümlesinin dışında pek de doyurucu bir açıklama yok. Gıda güvenliği ve ekolojik denge konusunda çok önemli adımlar atılması gerekiyor. Türkiye’nin içinde bulunduğu “Uluslararası Kış Buğdayı Geliştirme Programı (IWWIP)” projesi bunlardan bir tanesi örneğin.

        “Tarım” dedim ama bu işin hayvancılığı, balıkçılığı, mobil sulama tekniği vs de var. Expo 2015 sadece yeme içme gezme değil, ülkeler arası bilginin paylaşılmasında ve yenilikçi teknolojinin ilerlemesi için de önemli bir mecra. Yoksulluk, açlık, mülteci krizi derken bu dünyanın sorunlarına çözüm arayışı sürerken, sizi fazla bunaltmadan Expo 2105 Türkiye pavyonunun o güzel kareleriyle baş başa bırakayım da bir nefes alın. Hepimizin en çok nefese ihtiyacı var bugünlerde...