Son sözü: "Kurtar beni Ahmet'im"
Sendika Başkanı Ulukan'ın ölümüne ilişkin detaylar ortaya çıktı. AHT
Adana İncirlik Hava Üssü'ndeki şirket tarafından işten çıkarılan İbrahim Kasapan tarafından makamında tabancayla öldürülen Ulukan'ın ölmeden önceki son sözünün, odacısı Ahmet'e seslenerek, "Kurtar beni Ahmet'im" olduğu öğrenildi. Olay sırasında odada bulunan Şube Genel Sekreteri Osman Acet ise cinayet zanlısı Kasapan'ın üzerine atladığını ancak ateş etmesine engel olamadığını söyledi.
Neşet KARADAĞ / ADANA (AHT)
Hüseyin Ulukan'ın öldürüldüğü sırada olay yerinde olan Türk Harb-İş Adana Şubesi Genel Sekreteri Osman Acet, o gün rahatsız olduğu için hizmetli arkadaşıyla hastaneye gidip sendikaya geldiğinde katil zanlısı İbrahim Kasapan ile arkadaşı Mustafa Kurt'un kendi odasında oturduğunu ifade etti.
''ODAYA GİRİP ÇIKANLARI TAKİP EDİYORLARDI''
Kasapan ve Kurt'un, Ulukan'ın odasına girip çıkanları takip ettiklerini anlatan Acet, ikilinin oda boşalınca içeri girdiklerini aktardı. Kurt ve Kasapan'ın işten çıkarılmış olmaları nedeniyle Ulukan'ı yalnız bırakmak istemediğini dile getiren Acet, kendisinin de içeri girip Ulukan'ın karşısına oturduğunu, Mustafa Kurt'un yanına, İbrahim Kasapan'ın da Ulukan'ın tam karşısında bulunan üçlü koltuğa oturduğunu söyledi.
''İŞE NE ZAMAN ALINACAKLARINI SORDULAR''
Kasapan ile Kurt'un ne zaman işe alınacakları yönündeki soruları çerçevesinde konuşmaların gerçekleştiğini anlatan Acet, Hüseyin Ulukan'ın her zamanki sakin üslubuyla Kasapan ile Kurt'u sakinleştirmeye çalıştığını belirtti. Acet, sendika Başkanı Ulukan'ın öldürülme anını, "Konuşmalar hararetlendiği sırada bir arkadaşımız içeri girince konuşmalar duruldu. Arkadaşımız herkesle selamlaşıp tokalaştıktan sonra Başkan Ulukan'a 'Özelse çıkayım' dedi. Başkan da 'Arkadaşlar biraz müsaade edin' deyip o arkadaşı çıkardı. Bana da 'Osman sen de rahatsızsın iyi görünmüyorsun. Sen de git. Ahmet seni bıraksın' dedi. Ben de 'Yok, oturacağım' dedim. Sonra konuşmalar yeniden başladı. O sırada yanımda oturan (Mustafa Kurt) arkadaş ayağa kalkarak hiddetli bir şekilde Başkan'a 'Sen yalan söylüyorsun. Sen bizim hiçbir zaman bizim işimizi yapmayacaksın. Bundan sonra da yapmayacaksın. Bizi mahkemeden geri çektirdin' diyerek ayağa kalktı. O esnada (İbrahim Kasapan) o malum arkadaş da ayağa kalktığında elinde silah duruyordu. Ben silahı görür görmez hemen üzerine atladım ama o esnada sıkmış oldu" şeklinde konuştu.
''ATEŞ ETMESİNİ ENGELLEYEMEDİM''
Kasapan'ın üzerine atladığını ancak iki el ateş etmesini engelleyemediğini belirten Osman Acet, o sırada sendikada çalışan odacı Ahmet İdigut'un da içeri girerek Mustafa Kurt ile mücadele etmeye başladığını söyledi.
"KURTAR BENİ AHMET'İM"
Acet, "İki el sıktı ama başkana isabet edip etmediğini görmüyordum. Çünkü, devamlı diğer tarafa bakıyordum. O sırada ben boğuşurken Ahmet İdigut içeri girdi. O da Mustafa Kurt ile mücadele etmeye başladı. Başkan Ulukan, Ahmet'e 'Kurtar beni Ahmet'im. Ahmet'im bırak onu ambulans çağır' dedi. Biz, İbrahim ile boğuşurken Ahmet ambulans çağırmaya gitti. Ben o anda silahı bize de doğrultmasın, bir daha sıkmasın diye mücadele ediyordum. Kapıdan çıkarken elimden kolunu çekti ve silahı bu sefer bana çevirdi. Ben de koridordan odalarımızın bulunduğu diğer tarafa doğru kaçtım. Kaçınca sıkmadı. Peşimden de gelmedi. İçeri girip kapıyı kapattım" dedi.
''YARDIM ÇAĞIRIN DEDİKTEN SONRA DÜŞTÜ''
Ulukan'ın vurulduktan sonra kapıya doğru yöneldiğini ve "Yardım çağırın" dedikten sonra yere çömeldiğini ve sonrasında da yüzükoyun uzandığını anlatan Acet, olayın ardından orada bulunanların şuurunu kaybettiğini ve yaşananları hatırlamadığını vurguladı. Silah seslerini duyarak odaya giren ve Mustafa Kurt ile mücadele eden sendikada görevli Ahmet İdigut da Ulukan'ın kendisine "Kurtar beni Ahmet'im" dedikten sonra yere yığıldığını ve sonrasında bilincini kaybettiğini anlattı.