2018’de yaşanan kur şokuyla enflasyonun sıçraması sonucu yurtiçi yerleşiklerin tasarrufları eriyor. Tasarruflardaki reel azalma yüzde 4.1, dolar bazındaki azalma ise yüzde 17.6. 500 milyardan 2018’de 412 milyar dolara inen finansal varlıklar son 10 yılın en düşüğünde.

Dün Türkiye’de yerleşiklerin finansal sistem içindeki toplam tasarruflarını işledik. 2018 yılı pek iyi geçmedi. Çünkü finansal varlıkların toplamı 1 trilyon 888 milyar liradan 2 trilyon 178 milyar liraya çıkabildi. Artış 290 milyar lira veya yüzde 15.3. Halbuki yıllık enflasyon yüzde 20.3. Gerçekte tasarruflar artmadı, aksine yüzde 4.1 azaldı. Üstelik bu reel azalış yıl içinde sağlanan faiz gelirine ve diğer gelirlere rağmen gerçekleşti.

- Bir başka gerçek ise döviz mevduatında dolar bazında dahi azalma meydana gelmesi. Banka ve katılım bankalarındaki döviz hesapları 2017 sonunda 165 milyar dolardan 2018 sonunda 161 milyar dolara indi. Ancak kurdaki yüzde 40 artış, Türk Lirası ile yapılan hesaplarda DTH’ları aynı oranda kabarttı.

SERVETLER 88 MİLYAR $ AZALDI

- Yerleşiklerin finansal varlıklarının yüzde 39’u dövizde olduğuna göre, bir hesap da dolar bazında yapalım. Hesabı dolar bazında yapınca geçmiş yıllarla karşılaştırması da kolay oluyor. Bitişikte bunun bir tablosu veriliyor.

 

2018’deki 2.178 milyar liralık toplam finansal varlık, yılın son günündeki 4 ayrı dolar kurunun (döviz alış, döviz satış, efektif alış, efektif satış) ortalaması olan 5.2868’e bölünce 412 milyar dolar çıkıyor. Türkiye’de yaşayanların ülke içindeki finansal varlıklarının toplamı 412 milyar dolara indi.

- Rakam 2017 yılında 500 milyar dolardı. 88 milyar dolarlık bir yıllık azalma yüzde 17.6’ye denk geliyor. Servetlerin yaklaşık altıda biri kayboldu. Ciddi bir kayıp. Kur şoku ile yükselen enflasyonun en başta finansal servetleri vurduğu bir kez daha ortaya çıkıyor.

KAYIP, KUR VE ENFLASYONDAN

- Bu kaybın başlıca nedeni de yaşanan devalüasyon ve enflasyon. Faizler sıçramasına karşılık 2018 yılında enflasyonu yenemedi. Hazine faizinin stopaj sonrası enflasyondan arındırılmış reel getirisi 2018’de yüzde -1.5, üç ay vadeli mevduat faizinin yüzde -4.4 oldu.

- 412 milyar dolara gerilemesiyle yurtiçinde yerleşiklerin finansal varlığı dolar bazında son 10 yılın en düşüğüne indi. Bundan önceki en düşük düzey 2009 yılındaki 404 milyar dolardı.

- 88 milyar dolarlık bir yıllık düşüş de son 10 yılın en büyük düşüşü oldu. Yine yüzde 17.6’lık azalma oran olarak son 10 yılın en büyük azalması. Daha önceki en yüksek azalma yüzde 10 ile 2011 yılındaydı. O yılda da Avrupa krizi nedeniyle kurda ciddi bir kayıp yaşanmıştı.

EKONOMİDE EN İYİ YIL

- Dolar bazında yerleşiklerin toplam finansal varlıklarına bakınca yarım trilyon dolar civarında dalgalandığı görülüyor. Bazı yıllar bu sınırın altında bazı yıllar üstünde karışık bir gidiş var. Yapılabilecek en önemli tespit, uzun vadede de yurtiçi yerleşiklerin tasarruflarının reel olarak artmadığıdır.

- Zaten GSYH da dolar bazında yerinde saymaktadır. Tıpkı büyümede ve pek çok ekonomik konuda olduğu gibi, finansal varlıkların da en iyi yılı 2013’tür. Yurtiçi yerleşiklerin finansal varlıkları 565 milyar dolarla en yüksek düzeyine bu yılda çıktı. Türkiye yatırım yapılabilir notu bu yılda aldı. Yine GSMH 950 milyar dolarla en yüksek düzeyine bu yılda ulaştı.

HER ŞEY TL’NİN DEĞERİNE BAĞLI

- Yapılabilecek ikinci önemli tespit de, TL’nin istikrarı yoksa toplam finansal tasarrufların da olmuyor. TL değer kaybettiği oranda finansal varlıklar da eriyor.

Nitekim geçmiş 10 yılın serisine bakınca TL’nin değerlendiği, döviz kurunun artmadığı ve reel olarak düştüğü yıllarda finansal varlıklar da büyüyor. En son örnek 2017’de 36 milyar dolar artan varlıklar ondan önce de 2009, 2010, 2012 ve 2013 yıllarında yükselmişti.

- Finansal varlıkların azalmasını ise yurtdışından gelen portföy yatırımlarının düşmesi, döviz kurunun artması, TL’nin değer kaybetmesi tetikliyor. Buna da örnek verilebilecek yıllar 2018, 2016, 2015, 2014 ve 2011.

5 YIL İYİ 5 YIL KÖTÜ

- Böylece son 10 yılın yarısında finansal varlıklar büyüdü, yarısında ise küçüldü. 5 yıl iyi 5 yıl kötü, sonuçta ise aynı yerdeyiz.

- Demek ki, enflasyonist ortamlar tasarruflara yaramıyor. Tasarruf artışı ve tasarruflarda istikrar için de, TL’de istikrar şart. Bunun yolu da her şeyden önce fiyat istikrarından geçiyor.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!