Suriye harekatının ilk haftasını şok bir etki yerine sınırlı bir bozulmayla geçirdik. İkinci haftaya başlarken durum daha zor. Çünkü askeri hareket bölgesinde ne olup bittiği konusunda karışıklık var. Suriye ordusu YPG’nin daveti üzerine Kuzey sınırına hareket etti. İki ordunun karşı karşıya gelmesi düşük ihtimal ancak gelindiğinde yaratacağı etki ve doğuracağı tehlike çok büyük.

TÜRKİYE ÜZERİNDEN TRUMP’I VURMAK

-Uluslararası kamuoyu ve özellikle ABD medyasında destekleyenimiz az. Başkan Trump’ın net ve kararlı bir şekilde Türkiye’nin yanında durması giderek zorlaşıyor.

-Hesapta olmayan belki de Trump’ın azledilmesine kadar gidecek bir sürecin başlamasıydı. Bu durum ABD başkanını zayıflattı ve kendisine karşı yapılacak siyasi ataklara Türkiye’nin yanında yer alması da eklendi. Yani karşıtları Trump’a Türkiye üzerinden yükleniyor.

SOSYAL MEDYASIZ OLMAZ

-ABD Başkanı Trump da baskılara karşı Türkiye’ye yaptırımları gündemde tutuyor. Bunu da twitter mesajlarıyla ve gittikçe artan bir dozda yapıyor.

-Sosyal medya mesajlarının önemli bir özelliği sıcağı sıcağına gerçekleşmesi, arada herhangi aktarım mekanizması olmaması, profesyonel yorumuna ve süzgecine tabi tutulmamasıdır. Deyim yerindeyse sosyal medyanın gaza getirme özelliği yüksektir.

-Türkiye de harekatla birlikte hem sosyal medya üzerinden mesajlarını iletmeyi ihmal etti, hem de İşid’le mücadeleye uluslararası kamuoyunun verdiği önemi göremedi. Bu konuya yeterli vurguyu yapamadı.

PİYASALARI VURAN GELİŞME

-İşte dün piyasaları özellikle “Türkiye’ye büyük yaptırımlar geliyor” mesajı bozdu. Bu mesajı finansal piyasalarda görenin yapacağı ilk şey satıştır. Önce satıp sonra düşünmektir.

-Nitekim öyle de oldu. Geçen haftayı 5.8957’den kapatan dolar kuru 5.9375’i gördü ve son 4.5 ayın en yükseğine çıktı. Faizler ve CDS’ler yükseldi. Borsa ise son yılların en büyük düşüşünü yaşadı. Borsa Endeksi gün içinde yüzde 5.7’ye varan bir değer kaybı yaşadı.

EN KÖTÜSÜ DEVRE DIŞI

-Trump son twitinde bir yandan Türkiye'ye yaptırımların gelmekte olduğunu belirtirken, diğer yandan "İnsanlar gerçekten bizim NATO ülkesi Türkiye ile savaşacağımızı mı düşünüyorlardı" diyor.

-Trump savaş yanlısı değil, Ortadoğu’dan çekilmek istiyor. Türkiye’ye yaptırım uygulamayı da tercih etmiyor. Ticari ilişkileri daha da geliştirmek ve mümkünse 5 katına çıkarmak istiyor.

Bu ifadesi ile en kötü seçeneğin gündem dışında kaldığını hesap edebiliriz.

-Geriye ekonomik yaptırımlar kalıyor. Bunlardan biri, Başkan Trump’ın yetki verdiği ABD Hazinesi’nin yaptırımları ki, S400’lerin alımında Kongre’nin kararlaştırdığı yaptırımlardır. Hazine Bakanı dün bu yaptırımları şimdilik yürürlüğe koymayacaklarını açıkladı.

YAPTIRIM BELLİ BİR ZAMANI ALIR

-İkincisi ve “daha büyüğü geliyor” denilen yaptırımlar ise henüz Kongre’ye yeni sunuldu. Senatodan ve Temsilciler Meclisi’nden geçmesi ve son olarak Trump’ın onaylaması lazım ki, yürürlüğe girsin.

-Trump’ın veto yetkisi var ama bunu yapar mı bilinmez, biraz da ortama bağlı diyebiliriz. Vetoyu aşmak da üçte iki çoğunlukla yasalaşması sağlamaktan geçiyor. Bunun için her iki partiden de güçlü destek verilmesi lazım. Süreci dikkate alınca yaptırımın belli bir zamanda ancak yürürlüğe girebileceği anlaşılıyor. Finansal piyasaları etkilemesine rağmen şok etkisi yaratmaması bundan.

RUSYA İLE KARŞI KARŞIYA GELME RİSKİ

-Suriye’de Türkiye ile Rusya’nın karşı karşıya gelmesi de zor. Rusya’nın güvenlik koridoru harekatına göz yummasının gerisinde NATO’yu karıştırarak Türkiye’yi Batı yanlısı kamptan kopartmak ve kendi tarafına çekmek yatıyorsa Türkiye ile karşı karşıya gelmemeye özen gösterecektir.

-Sıcak gelişmelerin etkisinde ortalık toz bulutuna boğulmuşken, gelişmelere bir de bu açıdan bakın. 

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
1881 -
1938