Geçen yıl olduğunu gibi yeni yılda da hem iç piyasalar hem dış piyasalar iyi gidiyordu. Ocak ortasında ABD-Çin birinci faz ticaret anlaşması imzalandı. Küresel ekonomi için önemli bir eşik geçilirken piyasalar için de önemli bir beklenti sona erdi.

PİYASALAR BEKLENTİSİZ  KALDI

-Davos’ta konuşan ABD Başkanı Trump Çin ile ticari görüşmelerin ikinci fazına kısa zamanda başlanacağını ve değersiz dolar istediğini bir kez daha yineledi. Konuşma risk iştahını destekledi ama ticaret anlaşması beklentisinin yerini alamadı.

-Çünkü ikinci faz görüşmeler başlasa bile kasım ayındaki ABD başkanlık seçimi öncesinde bir anlaşmaya varılması beklenmiyor.

-Sonuç alıcı asıl pazarlıkların ve görüşmelerini seçim sonrası olacağı tahmin ediliyor. Bunu da bugünden fiyatlamak zor.

-Bir anlamda küresel piyasalar beklentisiz ve başıboş kaldı.

DEVREYE VİRÜS GİRDİ

-Tam bu sırada Çin’den yeni bir virüs yayıldı. Daha önceki SARS ve MERS virüsleri gibi Çin’den başlayarak piyasaları da etkiledi.

-Çünkü hayatı da, ekonomiyi de etkiliyor. Çin’de 45 milyon kişinin yaşadığı 10 kent karantina altına alındı. Ölü sayısı 56’yı buldu. Çin devlet başkanı Xi Jinping “Çin ağır bir durumla karşı karşıya. Virüsün yayılması hızlanıyor. Savaşı muhakkak kazanacağız” dedi.

-Dünya Sağlık Örgütü ise henüz küresel alarm vermedi. Ancak virüsün çıkış yeri olan Vuhan’da 5 bin yatak kapasiteli iki hastane kuruluyor.

-Geçmişteki örneklerinde olduğu gibi, Cronavirüs olayı da, kısa vadede hayatı ve ekonomiyi olduğu kadar piyasaları da etkileyebilir.

KORKULDUĞU KADAR OLMUYOR

-2002’de SARS ve 2012’de MERS virüsleri gündeme geldiğinde korku ve panik buna eşlik etmişti. Ancak her iki virüs korkulduğu kadar etkili olmadı. SARS 8.098 kişiye bulaştı ve 774 ölüme yol açtı. MERS de 2.494 kişiye bulaştı ve 858 ölüme neden oldu.

-Cronavirüsün ise yaklaşık 4.000 kişiye bulaşmasına karşılık 56 ölümlü olay yarattı şimdiye kadar. Diğer ülkelerde de 31 olay görüldü.

GEÇMİŞTEN GELEN DENEYİM

-Tabidir ki virüsün bundan sonraki seyri devam edebilir ve rakamları daha artırabilir. Ancak ilk yayılma evresinden daha dengeli bir seyir ve daha az ölüm oranına yol açtığı tahminleri yapılıyor.

-Bir de cronavirüs, SARS ve MERS ile yüzde 75-80 benzerlik gösterdiğinden aynı ilaçların kullanılması tavsiye edildi. Bu durum, virüsü önlemede bir kolaylık yaratabilir.

-SARS virüsünde olay 3 ay kadar gizlenmişti. Bu da önlem alınmasını geciktirmiş ve virüsün rahat bir ortamda iyice yayılmasına yol açmıştı.

HAYAT DURDURULDU

-Bu kez ise Çin yönetimi benzer bir hatayı yapmadı. Önlemler baştan alındı gibi. Karantina altındaki kentlerde halk sokağa pek çıkmıyor.

-Bu nedenle AVM’ler, kafeler, eğlence merkezleri boş olduğu bildiriliyor. Canlı hayvan eti ve yaban hayvanı eti satışları yasaklandı. Ulaşım hatları büyük ölçüde durdu. En azından karantina altına alınan şehirlerde hayat durdu denilebilir.

-Virüsün yayılma aşamasının Çin tatiline denk gelmesi önlem açısından avantajlı bir durum yaratıyor. 30 Ocak’a kadar piyasalar da, resmi daireler de, okullar da kapalı. Ancak kapalı olma durumunu 30 Ocak sonrasına uzatan eyaletler de oluyor.

SIRA VİRÜSÜN DURDURULMASINDA

-İnsan mobilitesinin azaltılması ve hayatın belli bir süreyle durdurulmasının Çin’e elbette ekonomik bir maliyeti olacak.

-Ancak henüz ilaç veya aşı olmadığı için virüsün durdurulmasının tek yolu da bu. Çin yönetiminin en başarılı olduğu konulardan biri de, insanların kontrol altında tutulması. Hayat ne kadar durdurulursa istenen amaç o ölçüde gerçekleşmiş olacak.

-Çin dünyanın ikinci büyük ekonomisi. Çin ekonomisindeki kayıp, küresel ekonomiye ve piyasalara da elbette yansıyacak. Ancak işin üstesinden gelinebilecek olması, ekonomik kayıpları tam anlamıyla geri almasa da, yapacağı tahribat sınırlı ve geçici kalabilir.

-Dolayısıyla virüs akut haldeyken piyasaları kısa vadede negatif etkilese de, sonrasında bu etki kaybolabilir.

DEPREM EN ÖNEMLİ RİSKLERDEN BİRİ

-Yurt içinde ayrıca Elazığ-Malatya depremiyle sarsıldık. Orta şiddetli bir depremde ölü sayısı Pazar günü itibariyle 36’ya yükseldi. Ölü sayısındaki yükseklik, güvenli bina ve kaliteli inşaatları bir kez daha gündeme getiriyor.

-Türkiye dünyada deprem sayısı bakımından 6’ıncı sırada iken, deprem ölümlerinde 3’üncü sıraya çıkması bina kalitesiyle ilgili bir durum olsa gerek. Başka açıklanabilir bir nedeni yok gibi görünüyor.

-Elazığ depremi en önemli risklerimizden birini yeniden hatırlattı. Ülkenin en önemli ekonomik bölgesi deprem riski altında ve önlemler de yetersiz.

GÜÇLÜ DALGAYI BOZAR MI?

-Dışarıdaki virüsün içerideki deprem etkisiyle birleşmesi Türkiye’nin yakaladığı güçlü dalgayı bozabilir mi? Piyasalarda ters rüzgarların esmesine yol açar mı?

-Burada öncelik ve belirleyicilik küresel tarafta. Küresel piyasaların bozulması kayda değer boyutlara ulaşırsa bizi de etkiler. Dünyanın tersine gidebilecek güç bizde yok.

TÜRKİYE AYRIŞIRSA POZİTİF AYRIŞIR

-Ancak ekonominin normal büyüme oranına geri dönüyor olmasından ve diğer iç dinamiklerden dolayı küresel etkinin Türkiye’ye daha az yansıması beklenebilir.

-Üstelik küresel etki geçiciyse toparlanma aşaması Türkiye piyasalarına daha güçlü yansıyabilir.

-Kısaca her durumda dışarısına göre içerisi ayrışacaksa pozitif yönde ayrışması söz konusu olabilir.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!