Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Nisan ayı hem salgın hem de ekonominin kapanması açısından en kötü aydı. Hemen her şey dip yaptı. Mayısta dipten dönüşün işaretleri geldi, haziranda da toparlanma başladı.

-Toparlanmada yüksek oranlı negatif faizler ile kamu bankaları öncülüğünde kredi patlaması sürükleyici rol üstlendi.

-Hazirandan başlayarak temmuz ayında gayrimenkul, konut, otomobil ve benzeri piyasalarda büyük canlılık yaşandı.

-Ağustos başında kurda orta ölçekli bir şok yaşadık. Şok, faizleri artırmayı ve ekonominin gazından ayağı çekmeyi, frene dokunmayı gerektirdi. Canlılık temmuz ayındaki gibi sürdürülemese de, azalarak devam etti.

SANAYİDEN GELEN ÖNCÜ VERİ

-Dün açıklanan İSO ağustos ayı Türkiye İmalat Sanayi Satınalma Endeksi PMI de bunu doğrular nitelikte. Temmuz ayında 56.9’la rekora çıkan ve tüm zamanların en hızlı sıçramasını gösteren PMI sanayi faaliyetlerde nadir canlı aylardan birinin yaşandığına işaret etmişti.

-İşte bu endeks ağustos ayında 54.3 olarak açıklandı. Temmuzdaki kadar güçlü değil ama eşik değer 50’nin üzerinde, sanayide siparişlerin, üretimin, istihdamın, hammadde satın almaların ve toplamda faaliyetlerin genişlemekte ve büyümekte olduğunu gösteriyor.

ÜÇÜNCÜ ÇEYREKTE BÜYÜME

-PMI öncü verisinin önemi, içinde bulunduğumuz yılın üçüncü çeyreğinin ilk iki ayının sanayi faaliyetler yönüyle canlı geçtiğini göstermesi. Ağustos 56.9 ve temmuz 54.3 PMI düzeyleri, aylık yüksek oranlı sanayi üretimlerine işaret eder. Sanayi üretimi artmışsa bunun taşımaya ve ticarete de konu olması, sonuçta büyümeye yol açması normaldir.

-Makine ve teçhizat yatırımlarının ikinci çeyrekte bile pozitif seyrettiğini gördük. İnşaatta biraz daha iyi bir tablo ortaya çıktı. En azından yatırımların toplamının büyümeyi düşürücü etkisi üçüncü çeyrekte daha azalacak.

-Üstelik üçüncü çeyrekte tarımın hasat dönemi ve milli hasıla içindeki payının en yüksek olduğu dönem. Tarım bu yıl ilk çeyrekte yüzde 2.6 ve ikinci çeyrekte yüzde 4 olmak üzere büyüyor.

-GSYH, ilk çeyrekte 4.4 büyümenin, ikinci çeyrekte ise yüzde 9.9 daralmanın etkisiyle yılın ilk yarısında yüzde 3.1 daraldı. Bu açıdan üçüncü çeyrek yeniden pozitif büyümeye giden yolun köprüsünü kurdu.

ARTAN FAİZ, KISILAN KREDİ MUSLUKLARI

-Eylül ile birlikte üçüncü çeyreğin son ayına girdik. Bu ayda faiz artışından dolayı canlılığın giderek azalması bekleniyor. Kredi faizleri 4-5 puan yükseldi. Konut kredi faizleri aylık yüzde 1’in üzerine çıktı ve kullanıcıya göre cazibesi azaldı.

-Daha da önemlisi kredi muslukları aniden kısıldı. Kredilere dayalı olarak konut piyasası durulmaya, ticari ve sanayi faaliyetler azalmaya adaydır. Likidite sıkılıyor ve piyasa faizleri yükseliyor.

-Bankaların paraya ihtiyacını gösteren Merkez Bankası’ndan yaptıkları gecelik borçlanmalar, normal seviyesinin iki katını aşarak çeyrek trilyon lirayı buldu. Bütün bunlardan dolayı ekonomik aktivitenin eylülde durgunlaşması bekleniyor.

PLANLANAN CANLANMANIN İŞLEVİ

-Ancak canlı geçen temmuz ve ağustos aylarının sayesinde üçüncü çeyrek büyümesinin pozitif çıkması ve yüksek sayılacak bir oranda çıkması güçlü olasılıktır. Nasıl ki ikinci çeyrekte ilk iki ayın etkisiyle daralma yüzde 9.9’a çıktıysa, üçüncü çeyrekte de ilk iki ayın canlılığı büyümeyi yüksek bir orana taşıyabilir.

-Planlanan ve yakalanan ekonomik canlılıkla üçüncü çeyrek büyümesini kurtardık, üçüncü çeyrekle de yıllık daralmanın derin olmasını önledik.

SON ÇEYREĞİN BELİRLEYİCİLİĞİ

-Bu durumda yılın tamamında büyümenin kaç çıkacağını ise dördüncü çeyrek belirleyecek. Son çeyreğin ivme kaybederek de olsa pozitif çıkması halinde yılı yüzde 2 civarı gibi bir daralmayla tamamlayabiliriz.

-Böyle bir oran, IMF’nin dünya için beklediği yüzde 4.9’luk ve Türkiye için tahmin ettiği yüzde 5’lik yıllık daralmanın yarısı düzeyindedir.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00