Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Eylül ayına küresel piyasaların karışık seyri ve kısmen kâr realizasyonları ile girdik. Pandemi sonrası hızlı bir toparlanma eğilimine giren küresel piyasalarda 2 Eylül’de en yüksek düzeyler görüldü. Ardından 3-4 Eylül’de en ileri giden, en çok prim yapanlardan ve ABD’den başlayarak sert satışlar yapıldı.

TOPARLANMA İÇİN KRİTİK HAFTA

-Rakamlara baktığımızda satışlara öncülük eden Nasdaq Borsası 23 Mart’taki dip seviyesi olan 6.631 puandan 2 Eylül’de 12.074 puana yükselerek yüzde 82 prim yaptı. İki gün içindeki kaybı ise yüzde 6.3 düzeyinde.

-Düşüş küresel gelişmiş borsalarda MSCI Endeksi'yle yüzde 3.8’e, gelişmekte olan piyasalarda ise yüzde 1.7’ye vardı. Gelişmiş ve gelişmekte olan tüm dünya borsalarının kaybı da yüzde 3.5 olarak gerçekleşti.

-Yine tüm dünya borsalarının ortalaması olarak son 5 ayda yüzde 54.6’ya varan primden sonra yüzde 3.5’luk kayıp küçük bir köpük alma gibi duruyor. Elbette fiyat düşüşleri burada durursa.

-ABD Başkanlık seçimlerine iki ayın kaldığı bir aşamada 5 aylık primin dolar bazında yüzde 55’i bulmasıyla da bu tür kar satışlarının olması gayet normal. Bu satışların sürüp sürmeyeceği açısından bu haftanın seyri önemli olacak.


KÂR SATIŞI HAZİRANIN TEKRARI MI?

-İlk iki günlük seyre bakınca eylül ayı kâr satışının, haziran ayındakine benzer şekilde geçebileceği söylenebilir. Sert ama kısa süreli olacak bir dalgalanma yaşayabiliriz. En sert bölümü de zaten geride kaldı. Ardından piyasaların toparlanıp yoluna devam etme ihtimali artıyor.

-Haziran ayındaki kâr realizasyonunda piyasalarda 8 Haziran’da başlayan satış 11 Haziran’da dip yapmış ve 26 Haziran’dan itibaren yeniden yükseliş eğilimine dönmüştü. MSCI gelişmiş dünya borsaları endeksiyle tepeden dibe düşüş yüzde 5.8 olmuştu.

-Eylül ayı kâr satışında da belli bir süre dalgalanmanın ardından benzer bir eğilim yaşanabilir.

SATIŞLAR KÂR REALİZASYONU AMAÇLI

-Ne zamana kadar sorusunun yanıtı ise piyasaların ABD başkanlık seçimini fiyatlamasına, hatta seçimlere kadar denilebilir. Hatta başkanlık seçimi önceden fiyatlanmayabilir de. Çünkü finansal piyasalar ABD’de başkanlık koltuğunun değişeceğine fazla ihtimal vermiyor.

-Eğer verilseydi, geçen haftanın son iki günündeki satışlar derinleşerek devam ederdi. Halbuki satışlar ve değer kayıpları hafifleyerek sürdü. Bu açıdan satışlar tipik bir kâr realizasyonuydu, seçim fiyatlaması değildi. Biden gelirse ekonomide yapacaklarıyla ilgili sektör veya şirket bazında bir satış veya alış yoktu.

-Ortaya çıkan bu satış dalgasında bile seçim fiyatlamasının izlerini göremediysek, bundan sonra da kolay kolay görmeyebiliriz.

SEÇİM NEDEN FİYATLANMIYOR?

-ABD’de anketler Demokrat aday Joe Biden’ın önde gittiğini gösteriyor. Ancak bu durum Başkan Yardımcısı adayı olarak Kamala Harris’i seçmesine, yani Ağustos ortasına kadardı. Sonrasında Biden’ın oylarında kayıp, Trump’ın oylarında ise toparlanma yaşanıyor. Aradaki 10 puanlık oy farkı son anketlerde 6 puana kadar indi. Trump oylarını 3 puan daha yükseltebilirse durumu eşitleyecek.

-Başkan Yardımcısı adayı olarak seçime girecek Kamala Harris’in siyahi oyları Demokratlara taşımada etkili olacağı umuluyordu. Ancak San Francisco ve California eyaletlerinde bölge baş savcısı ve Adalet Bakanı olarak görev yaptığı sırada, siyahi vatandaşların en çok tutuklandığı dönem olarak hatıralarda. Kısaca Demokratlar, Harris ile bir rüzgar yakalayamadı, hatta ivme kaybetti.

TRUMP LEHİNE GELİŞMELER

-Bunun yanında aceleyle de olsa korona aşısının dağıtımının seçim öncesine yetişmesi Trump’a puan kazandırabilir.

-Yine geçen hafta açıklanan tarım dışı istihdam verisi iyi geldi. Eylül ayı da iyi gelirse Trump’ın lehine bir gelişme olur.

-Bu nedenlerle tıpkı geçen dönemde Hillary Clinton’un başına geldiği gibi, Joe Biden’ın ülke genelinde çoğunluk oylarını almasına karşılık, seçici eyaletlerdeki delege oylarıyla seçimi kaybedebileceği tahminleri yapılıyor.

SEÇİME REKORLA GİRMEK

-ABD seçimi, mevcut başkanın kazanma ihtimaline göre önceden fiyatlanmayacaksa finansal piyasalardaki son kar realizasyonlarının altından pekala kalkılabilir. Para bol, faiz düşük ve yıllarca düşük kalacak. Pandemi sonrasındaki mevcut pozitif eğilimi iki ay daha sürdürmek mümkün.

-Borsaların yükselmeye devam etmesi başta Trump’ın işine gelir. Sık sık mesaj atarak borsaların rekor kırmasıyla övünmesi bundan. Yükselişin sürmesi halinde borsalar seçimi rekorla karşılamış olacaklar.

-Seçim sonrasında ise küresel gündem değişecek zaten. Şimdiden sürükleyici bir beklenti ufukta gözükmüyor.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00