Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Vergi gelirlerindeki yüksek artış eylül ayının canlı bir ekonomik ortamda geçtiğini gösteriyor. Dün açıklanan eylül bütçe verilerinde vergi gelirleri yüzde 29.9 düzeyinde arttı. Vergi gelirleri geçen yılın eylül ayında 52.6 milyar lira iken, bu yılın eylülünde 68.3 milyar liraya yükseldi.

Üstelik toplam vergi gelirleri, Gelir ve Kurumlar Vergisi’nin düşmesine rağmen, dolaylı vergilerin artmasıyla yüzde 30’luk büyümeye ulaştı.

VERGİ GELİRLERİNDE YÜKSEK ARTIŞ

-Öncelikle dahilde alınan KDV’de yüzde 33.6 artış var. Demek ki tüketim talebi oldukça yüksek.

-Özel tüketim vergisinin yüzde 30 yükselmesi, dayanıklı ve yarı dayanıklı ürünlere, otomobile yüksek talebin sürmekte olduğunun işareti.

-İthalde alınan KDV de yüzde 57.1 arttı. Nitekim ithalatın eylülde yüzde 23.3 arttığını Ticaret Bakanlığı verilerinden biliyoruz.

-Damga vergisi, harçlar ve diğer vergiler de yüzde 20-57 arasında büyüdü. Hepsi ekonomik aktiviteyle bağlantılı vergiler.

-Üçüncü çeyrekte güçlü bir büyüme elde edeceğiz. Muhtemelen yüzde 5’i geçen bir orana ulaşacağız.

-Son çeyreğe yüksek hızla giren ekonominin keskin bir şekilde durmasını beklememek gerekiyor. Çünkü fren yapılmasına yapıldı ama öyle sert bir şekilde değil. Kurun yükselmesi karşısında faizlerin kademeli artışına gidildi. Önden yüklemeli ve toplu bir faiz artışı tercih edilmedi.

-Bankaların verdiği krediler hız kesmesine kesti ama hala büyümeye devam ediyor. Finans kesimi dışına verilen yurtiçi krediler 9 Ekim haftasında 26 milyar dolar daha arttı ve 3 trilyon 405 milyar liraya ulaştı.

GELİRLER İLE AÇIK TERS ORANTILI MI?

-Vergi gelirlerinin yüzde 29.9 arttığı bir ayda nasıl oldu da bütçe 29.7 milyar lira açık verdi?

-Bunun yanıtı elbette harcamalardaki yüksek artışta yatıyor. Faiz dışı giderler 68 milyardan 92 milyara çıktı ve yüzde 34.5 arttı.

-Faiz dışı harcamaların en büyük kalemini cari transferler ve bunun içinde yer alan sosyal güvenlik transferleri oluşturuyor. Yüzde 37.8 artan cari transferler 32 milyar liradan 45 milyar liraya yükseldi. Sermaye giderleri, mal ve hizmet alımları da yüzde 50 ve üzerinde büyüyen bütçe kalemlerinden.

-Faiz giderleri ise eylül ayında yüzde 33.3 artarak 12 milyar liradan 16 milyar liraya yükseldi. Faiz giderlerinin bundan sonra da artmaya devam edeceğini söylemek gerekiyor.

-Eylül ayı rakamları yanında 9 aylık dönemdeki bütçe açığı da 140.6 milyar liraya yükseldi. Yeni Ekonomi Programı’nda yıl sonu için 239 milyar liralık bir açık öngörüldü. Bunun için ekim ve kasımda 30’ar, aralıkta 40 milyar lira civarında açıkta kalınması lazım. Ancak bu durumda bütçe açığının GSYH’ya oranı yüzde 4.9’da olabiliyor.

-Sonraki yıllarda açık hemen düşmeyecek. Yeni Ekonomi Programına göre 2023 için baz alınan bütçe açığının milli gelire oranı ancak yüzde 3.5’e inecek.

İKİSİNDEN BİRİNİ KONTROL ETMELİYİZ

-Açıklar elbette borçlanma ve son yılda gördüğümüz gibi Merkez Bankası kaynaklarıyla finanse edilecek. Kamu borçlanmasındaki sıçrama özel sektörü kredi piyasasından dışlayıcı etki gösterecek. Kaynaklar daha fazla kamu kesimine akacak.

-Merkez Bankası kaynaklarına başvurmak da parasal sıkılaştırmayı baltalayacak. Döviz kuru üzerine baskı yapacak ve enflasyonu yükseltici etki yapacak.

-Bu kısır döngüden çıkmanın yollarından biri, güven artırıcı önlemlerle büyümeyi artırarak bütçe gelirlerini güçlü tutmaktan geçiyor.

-Diğer çıkış yolu da, kamu kesiminin harcamalarını azaltmasından ve kamunun daralmasından geçiyor.

-Cari açık veya bütçe açığından birini kontrol etmeliyiz ki, ikiz açıkla devam ederken, günün birinde yol kazası yapmayalım.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00