Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Önce ABD seçimleri geride kaldı. Sandıktan küresel piyasalar için iyi olan çıktı. Biden başkan, senato kıl payıyla Cumhuriyetçiler de. Seçim sonuçlarına Trump’ın itirazları ise dayanaksız ve sonucu değiştirici nitelikte değil. Seçim sonrası için belli bir belirsizlik oluşmasına karşılık kaos ortamı yok. Piyasalar da ilk gazı buradan aldı.

-Ardından iki Türkün Alman devleti ile ortak olduğu BioNTech şirketinin geliştirdiği ve ilaç devi Pfizer tarafından üretecek korona aşısının yüzde 90 koruma sağladığı açıklandı. Küresel piyasalar zaten pozitif yöndeyken gelen bu aşı haberi ile daha coştu.

-Aşı ile hayatın ve ekonominin normalleşeceği durum fiyatlanmaya başladı. Piyasalardaki makas değişikliği de bu aşamada geldi. Teknoloji şirketlerine ve altına satış gelirken, havayolu, ulaşım, turizm, banka, ilaç şirketlerine alım geldi.

KIŞ AYLARINDA AŞIYA TUTUNMAK

-Aşı konusunda ilk ciddi aşı haberi geldi. Başka aşı çalışmaları da yolda ve son safhada. Ancak onayların çıkması, seri üretim, dağıtım, aşıların yapılması belli bir zamanı gerektiriyor. İlkbahardan önce etkisini göstermesi zor. Hatta biz ona gelecek yılın ikinci yarısı diyelim. Yani aşı bulundu, bulunuyor ama somut sonuçlarının alınması bir bu kadar daha zamanı alabilir ve aşı işi bizi daha çok oyalar gibi.

-Piyasaların bundan sonra tutunacağı yeni dal böylece ortaya çıktı. Aşının aşamaları ve aşı haberleri. Salgın ve ekonomi açısından zor geçecek kış koşullarında tutunacak başka bir dal da henüz ortada yok. ABD’de başkanlık koltuğuna oturacak Joe Biden yeni bir rüzgar estirebilirse belki yeni yıldan itibaren ikinci bir dal daha olacak.

BÜYÜK RAHATLAMA

-Döviz rezervi ve dış kaynak açısından iyice sıkışmış olan Türkiye ise dünyadan bağımsız olarak yeni bir dalga yakaladı. Devamını getirebilirse bu zor koşullarda bir çıkış kapısına dönüşebilir.

-Yakalanan yeni dalganın, ABD seçim sonuçları ile ilişkisi olup olmadığını kararı veren bilir. Biz belki hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Ama seçimin hemen ertesine rastlaması dikkat çekici. Trump sonrası dönemde eğer üzerine gelinirse Türkiye’nin daha kolay karşılık vermesini ve kendini savunmasını sağlayabilir.

-Türkiye’de ekonomi yönetiminin değiştirilmesiyle yeni bir dalga yakalandı. Bu dalga Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde ilk ekonomi politikası değişimi rüzgarını başlattı, ekonomi politikaları değişiyor ve eskiye, başarılı günlere dönülüyor gibi bir algı oluştu. Algı ve rüzgar güçlü. Stres altındaki ekonomi yönetimi, bürokrasi, işadamları, medya ve siyaset dahil sistemde ciddi ve büyük rahatlama görülüyor.

SON YILLARIN EN İYİ HAFTASI

-Finansal piyasalara yansıyan büyük çaplı ve ciddi iyileşme sonuçlarında bu büyük rahatlamanın da, ABD seçimlerinin geride kalmasının da, aşının da etkisi var. Çoklu pozitif etkilerle Türkiye finansal piyasaları son yılların en iyi haftasını yaşadı.

-Bu nedenledir ki dolar temmuz ayının son haftasından itibaren her hafta yükselirken ilk kez geçen hafta düştü. Hem de yüzde 10 gibi çok yüksek bir oranda. 3.5 ayda yüzde 25 yükselen dolar bir haftada yüzde 10 düştü.

-Türkiye’nin iflas riskini gösteren CDS primi de yüzde 22 geriledi. Bir haftada 514 baz puandan 402 baz puana indi.

- İstanbul Borsası dolar bazındaki endekse 1.39’dan 1.68 dolara çıktı ve bir haftada yüzde 20 arttı. Eşdeğer gelişmekte olan borsaların haftalık artışı ise yüzde 1. Yabancı yatırımcılar yeniden Türkiye’ye döndü ve hisse senedi piyasasında boy göstermeye başlarılar.

-Merkez Bankası faizleri, mevduat ve kredi faizleri yükselmeye devam ederken, yabancıların ve piyasalardaki iyileşmenin etkisiyle Hazine faizleri geriledi. 2 yıllık gösterge tahvil faizi 1.37 puanla yüzde 13.93’e, 10 yıllık tahvil faizi de 1.79 puanla yüzde 12.33’e düştü.

YÖNETİM DEĞİŞİKLİĞİNİN GETİRDİĞİ İNANÇ

-Yakalanan dalganın, esen ruzgarın güçlü olmasında ekonomi yönetimi değişikliği en güçlü ikinci kişiye ve Cumhurbaşkanı’ndan sonra gelen iki numaralı ismineydi. Kabinede kendine en yakın ismi değiştirmesi, bizzat Cumhurbaşkanı’nın kararlılığına ve değişimdeki samimiyetine yorumlanabilir.

-Piyasalarca Cumhurbaşkanı’nın “Ekonomi, hukuk ve demokrasi de yepyeni bir seferberlik başlatıyoruz. Gerekirse acı reçete uygulayacağız. Merkez Bankası başkanının yanındayım” sözlerine büyük kredi açılmasının nedeni bu olabilir.

-Acı reçeteyi şimdilik faizlerin artırılacağı şeklinde yorumlayabiliriz. Yükselen ve daha yükselecek olan faizler zaten ekonomi için yeterince bir acı reçetedir. Pandemide ikinci dalganın etkisiyle yeniden eve kapanmanın gerekebileceği bir dönemde daha fazla acı ilaç uygulaması zaten zor.

SÖZ TAMAM, İCRAATI GÖRELİM

-Şimdiye kadar yapılan ekonomi yönetimindeki değişiklik ve devamında değişimin yönü hakkında açıklamalardı. Atamalar ve açıklamalarla piyasalarda iyi bir iyileşme sağlandı. Ama belli bir beklenti de yaratıldı. Bu beklentinin şöyle veya böyle kısmen de olsa karşılanması gerekecek.

-“Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” bizim atasözümüz. İlk icraat tarihi 19 Kasım Perşembe. Merkez Bankası’nın yeni yönetiminin faizleri ne oranda artırdığını, piyasa beklentilerini ne ölçüde karşıladığını, sadeleştirmeye gidip gitmeyeceğini, önümüzdeki döneme ilişkin net ve arkasında durabileceği mesajlar verip vermeyeceğini göreceğiz.

-Değişimin ilk fazı tamam, ikinci fazı Perşembe günkü uygulamalarla başlayacak. Beklentiler karşılanırsa ne ala, karşılanmazsa hayal kırıklığının fiyatlara yansımasını görebiliriz. Hukuk alanında yeni açılımın ilk örnekleri de pozitif yönlü şok yaratmaya adaydır.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • onderyesilcimen 19 gün önce Merhaba, Merkez faizleri 400 baz puan artırırsa; eurobaondların getirisi, dolar düşeceği varsayımıyla, azalır mı, devlet tahvilleri getirisi negatifi döner mi? Teşekkür ederim, saygılarımla.
    CEVAPLA
0:00 / 0:00