Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Kasım ayında dünya borsalarının ortalama performansı yüzde 12.2’yi buldu. 1988’e kadar giden veri tarihinin en iyi kasım ayı performansı olduğu belirtiliyor.

-Emtia fiyatları altın ve gümüş haricinde yükseliyor. CRB Emtia Endeksi’nin kasım ayı artışı yüzde 10.6’yı buldu.

-Petrol fiyatları da yüzde 27.0’ye yükseldi. Brent petrolün varil fiyatı kasım ayını 47.59 dolardan kapattı.

-Büyümeye duyarlı başka bir emtia bakırın fiyatı yüzde 13 arttı.

-Korku endeksi VIX de kasımda yüzde 46 geriledi ve pandemi sonrası ilk kez 20’nin altına indi. Yani korku azaldı.

-Dolar değer kaybediyor. Dolar Endeksi kasımda yüzde 2.3 geriledi. Gelişmekte olan ülke paralarının dolara karşı değer artışı da yüzde 4’e vardı.

-Küresel risk iştahı yüksek, sermaye hareketleri yeniden canlandı. Gelişmekte olan piyasalara kasımda 30 milyar dolarlık sermaye girişi oldu.

-Finansal piyasaların kasım ayı seyri sanki ekonomilerin zorlu kış aylarını yaşamadan, en kestirme yoldan canlanacağını fiyatlıyor. Olay merkez bankalarının parasal teşviklerinin ötesine geçmiş gibi.

-Aşıların daha hızlı devreye sokulmaya çalışılması da aynı yönde bir faaliyet. Mümkün olup olmadığını göreceğiz.

KURDA KONTROLLÜ SEYRİN ÖNEMİ

-Türkiye’de de bu yıl ilk kez iki hafta üst üste yüksek miktarlı sermaye girişi gerçekleşti. Hisse senedi ve tahvil piyasasında iki haftada gelen tutar 1.5 milyar dolar. Swap yoluyla da 5 milyar doları aşkın paranın geldiği belirtiliyor.

-6 Kasım’da ekonomi yönetimindeki değişmenin ardından ortaya konulan piyasa dostu yaklaşım, küresel piyasalardaki düzelmeyle çakıştı. Sermaye girişleri Türkiye’deki faiz artışıyla desteklendi.

-Sonuçta kasım ayında TL karşısında dolar yüzde 6.1, Euro da yüzde 3.9 geriledi. Kur sepetinin gerilemesi ise yüzde 5’i buldu. Temmuz, ağustos, eylül ve ekim aylarında süren yükselişlerin ardından kasımda döviz kuru TL karşısında geriledi.

-Kurda meydana gelen gerilemenin birkaç ay sürdürülmesi hayati önemde. ‘Kur kontrol altında, enflasyonu azdıramaz’ düşüncesi ne kadar taraftar toplarsa işler o ölçüde kolaylaşacak.

EN KRİTİK ENFLASYON

-Yoksa son günlerdeki gibi, kurlar da, piyasalar da korkuyla bıçak sırtı hareket eder. Ne de olsa kasım ayı enflasyonunun açıklanacağı 3 Aralık yaklaşıyor. Enflasyonda artmasına artacak da ne kadar?

-Diyelim ki kasım enflasyonu yüzde 1 çıktı, yıllık enflasyonu yüzde 12’nin üstüne atar. Ama bu artış bir şekilde hazmedilir. Çünkü politika faizi yüzde 15’tir.

-Fakat aylık enflasyonun yüzde 2’yi bulması veya üstüne çıkması, yıllık fiyat artışını da yüzde 13’ün üzerine atar. Bunun bir de aralık ayı olduğu hesaba katılmaya başlanır ve gözler yeniden Merkez Bankası’na çevrilir. “Bakalım faizi bir daha artırabilecek mi” tartışmaları başlar ki, beklentiler de bozulur.

-Enflasyonun kaç çıkacağı konusunda bir tahminim yok. Bildiğim kur artışından dolayı ağustos eylül ve ekimi kapsayan üç aylık dönemde üretici fiyatları birikimli olarak yüzde 8.8 arttığıdır. Temmuzda yüzde 8.33 olan ÜFE ekimde yüzde 18.2’ye yükseldi. Bu artışın tüketici fiyatlarına yansıması olabilir de, olmayabilir de. Ya da yansıma sınırlı kalabilir.

ÜRETİCİ FİYATLARI HIZ KESİYOR

-Ancak fiyat artışları büyük ölçüde kur kaynaklı ve kur artışı da kasımda kesildi. Dolayısıyla yansıma sınırlı kalabilir.

-Nitekim dün açıklanan sanayi üretiminin öncü verisi İSO Satınalma Yöneticileri Endeksi PMI ekimdeki 53.9 düzeyinden kasımda 51.4’e indi. Sanayi faaliyetler hala büyüme yönünde ama rakamdaki azalma da dikkat çekici. 50’nin altına inildiğinde sanayide daralma başlayacak.

-PMI Raporunda salgında ikinci dalganın başlamasıyla imalat sanayindeki toparlanmanın kasımda hız kaybettiği belirtildi. Aylardır kur artışının maliyetleri artırdığı ve bunun nihai ürün fiyatlarına yansıtıldığını belirten İSO PMI raporunda bu kez ifade değişti ve “enflasyon oranları ekim ayına göre hafif düşüş kaydetti” denildi.

EKSİK KALAN NEYDİ?

-Kurun seyri sakinleşerek devam edebilirse enflasyon baskısı da azalacak. Ancak o aşamaya gelinceye kadar birkaç aylığına enflasyonun yüksek çıkması karşısında piyasaların sakinleştirilmesi gerekecek ki, kur artmasın.

-Kurda yüksek tansiyon düşmesine düştü de, henüz normalleşme sağlanamadı.

-Bunun bir nedeni yüksek çıkması beklenen kasım enflasyonuysa diğer nedeni de yükselecek enflasyon karşısında Merkez Bankası’nın ikinci kez faizi artırıp artırmayacağının bilinmemesidir.

-O ifade var ya o ifade, faiz kararı metnine girmeliydi. Merkez Bankası “gerekirse faizi artırırım” demeliydi. Umarım böyle bir testten geçmeye gerek kalmaz

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00