Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Küresel piyasalarda hava yeniden bozuyor. Likidite tarihin en bol döneminde ve faiz oranları da en düşük düzeyinde. Dünya ekonomisi yüzde 3.5 daralmadan yüzde 5.5 büyümeye doğru gidiyor ama tehlikeler de açıkça ufukta görülüyor.

-Tehlikelerin biri enflasyonun emtia fiyat artışı yoluyla yeniden ortaya çıkmasıdır. Dünyada tarımsal emtiadan, sanayi ve enerji emtiasına kadar tüm hammadde ve ara malların talebi artıyor. Ekim sonunda 145 olan CRB Emtia Endeksi’nin değeri 19 Şubat’ta 189’a yükseldi. 4 aya varmayan bir vadede yüzde 30 arttı. Dünya hammadde fiyatları dolar bazında yüzde 30 arttı. Her aya neredeyse yüzde 10 artış düşüyor. Ürkütücü bir artış.

-Çünkü dünya aşılamaya paralel normale dönüyor. Küresel ekonomi yüzde 3.5 daralmadan bu yıl yüzde 5.5 büyümeye geçecek. Henüz yılın ikinci aydayız ve ilerleyen aylarda hem normalleşmenin hem büyümenin fiyatlar üzerinde artırıcı etkilerini daha baskın şekilde yaşayabiliriz.

-Duruma, “enflasyonun canlanması zaten isteniyordu, bu korku niye” diye yaklaşılabilir. Ama istenen enflasyon yüzde 2 veya en çok yüzde 2.5. Ya daha yüksek bir rakamla karşılaşırsak ne olacak?

TAHVİL FAİZLERİ YÜKSELİRSE…

-İşte dünya piyasalarına yön veren ABD tahvil piyasası da kendini buna göre ayarlıyor. 10 yıllık tahvil faizi yüzde 1.340’a, 30 yıllıklar yüzde 2.135’e yükseldi. Artış son hafta 13 baz puana, yıl başına göre de 50 baz puana vardı.

-Tahvil piyasası için ciddi bir yükseliş ve bu düzeyleriyle küresel salgın öncesine döndüler. Enflasyon beklentilerine paralel yükselişlerini sürdürmeleri halinde doların kuvvetlenmesi, altın fiyatlarının daha gerilemesi ve bir aşamadan sonra hisse senedi fiyatlarını düşürmesi beklenebilir.

-İkinci tehlike ise bol ve ucuz paranın yarattığı varlık enflasyonu ve balonudur. Finansal varlığı ya da finansal erişimi iyi olanlar, servetini daha büyütüyor ve gelir dağılımını daha bozucu etki yapıyorlar. Enflasyona talep yoluyla katkı da buradan gelmeye aday. Tüketimini artırabilecek kesim bu kesim.

-Finansal getirileri elde edemeyen reel kesim aktörleri ise gelirlerini veya sermayelerini fiyatlamalar yoluyla korumaya çalışıyor. Emtiada ortaya çıkan fiyat artışları, navlunlarda yükseliş, ekonomi açıldığında ve talep artmaya başladığında, diğer mal ve hizmet fiyatlarında benzer yükselişlere yol açabilir.

KRİPTOLAR OYUN BOZUYOR

-En çok varlık enflasyonuna yol açan veya balonlaşmayı büyüten kesim ise kripto varlıklar. Klasik para ve sermaye piyasalarında oynaklık bir ise burada 3-4, hatta 5-10 katı. Kazanç çok yüksek, karşılığında kayıp da fazla.

-Girişi çıkışı serbest, regule edilmemiş, dijital ortamda ve tamamen itibari bir değer atfedilmesiyle oluşan kripto paraların piyasası daha yeni oluşuyor ve oturuyor. ABD’nin bu piyasayı düzenlemek istediğini biliyoruz ve hazırlığını da yapıyor.

-Kripto piyasasında günlük dönen para ise artık 100’lerce milyar dolara vardı. Mesela dün 178 milyar dolarlık işlem yapıldı. Kripto paraların sayısı 8.532’ye ulaştı, toplam piyasa değeri de 1 trilyon 813 milyar dolara yükseldi.

-İçlerinde en büyüğü olan Bitcoin’in piyasa değeri ise 1 trilyon 89 milyar doları buldu. İkinci sırada Ethereum geliyor ve 223 milyar dolarlık piyasa hacmine sahip.

- Sektörün en büyüğü olan Bitcoin’in değeri ise dün 58.305 dolara kadar yükseldi. Son bir haftada yüzde 20, yıl başına görü yüzde 101 ve son bir yılda da yüzde 401 arttı.

-Elbette artan sadece Bitcoin veya diğer büyükler değil. 200 kripto parayı izleyen CMC Kripto 200 Endeksi son bir haftada yüzde 19, 2020 sonuna görü yüzde 112.6 ve son bir yılda da yüzde 448 yükseldi.

TÜRKİYE’NİN YERİ NEREDE?

-Türkiye’de ise kripto paraların alınıp satıldığı 10 işlem platformu bulunuyor. Buralardaki günlük işlem hacmi dün itibariyle 2.2 milyar doları buldu. Yani neredeyse borsadaki hisse senedi işlem hacminin üçte ikilik kısmına yaklaştı. Borsada 2020 yılı günlük ortalama hisse senedi işlem hacmi 3.6 milyar dolardı.

-Zaten Dünya Ekonomik Forumu tarafından yapılan araştırma Türkiye’nin kripto paraları en çok kullanan ülkelerden biri olduğunu gösteriyor. Araştırmayı Statista ülkelerde bin ile 4 bin kişi arasında anket yoluyla 2020 yılında yaptı. Kişiler şimdi veya geçmişte kripto para sahibi olup olmadıklarının yanıtını verdi.

-Dünyanın büyük 74 ekonomisi içinde kripto para kullananlar sıralamasında Türkiye yüzde 16 ile 4.’üncü, Avrupa’da ise ilk sırada yer aldı. Listede Nijerya yüzde 32 ile birinci, Vietnam yüzde 21 ile ikinci, Filipinler yüzde 20 ile üçüncü geliyor. İsviçre, Çin, ABD, Almanya ve Japonya ilk 10’da yer alıyor.

-Araştırmanın ankete dayandığını, dolayısıyla belli bir marjla kabul edilmesi gerektiğini belirtelim. Araştırma sonuçlarına mesafeli yaklaşsam da Türkiye’de kripto kullanımının yaygın olduğuna inananlardanım.

TÜRKİYE’DE PARA NİYE GİZLENİR?

-Yeni, yüksek riskli, henüz kuralları yazılmamış ve yapısı ortaya çıkmamış dijital varlıklar ülkemizde neden bu kadar rağbet görür?

-En başta ekonomide kayıt dışılık yüzde 27-34 arasında ve yüksektir. Elbette kayıt dışı kazanç ve gelirler de fazladır.

-Bunun yanında ülke coğrafyasından da kaynaklanan gri, kayıt dışı veya kara para fazladır.

-Mülkiyet hakları sağlam kazığa bağlanmamıştır. Devlet kolay el koyar, alır; vergi salar, yine alır. Serveti kaybetme korkusu, onu gizlettirir.

-Toplum da genelde sermaye dostu değildir. Sermayelerin bir türlü büyümemesi bundandır. Sermaye yerine servetlerin büyümesi ve büyüyen servetlerin gizlenmesinin nedeni budur. Yurtiçi ve yurtdışı zulalar yaygındır.

-Kripto paralar ise gizlenmek istenen paralara iyi bir saklanma olanağı veriyor. Vergi dışı kalması, devletin gözetimi ve denetimi altında olmaması, düzenleme dışı kalması kriptoların çekiciliğinin başında geliyor.

YÜKSEK İLGİNİN DİĞER NEDENLERİ

-Kripto paraların neden Türkiye’de fazla kabul gördüğüne kendimce bir kaç neden daha sıralayabilirim.

-Öncelikle kriptolar oyun aracı olarak derya deniz gibi, ucu bucağı yok, sınırları belli değil. Belirsizliği çok yüksek. Üzerine her türlü hikaye yazılabilir. Spekülasyonlara, manipülasyonlara çok açık. Düzenlenmemiş ve çok şey de serbest.

-Biz de spekülasyonun alasını yapabileceğimizi geçmişte defalarca ispatladık. Yeteneklerimizi buna göre geliştirdik. Yüksek enflasyonla yüksek belirsizlikle ve yüksek oynaklıkla yaklaşık yarım asır geçirdik, iyi bir finansal tecrübe ve finansal okur yazarlık kazandık.

-Genelde insanımızda ne pahasına olursa olsun yüksek kazanca ulaşmak isteği baskındır. Hırsı ve finansal açgözlülüğü fazladır. Bunların etkisiyle riskler görmezden gelinirken, gözü kara davranış tarzı yaygındır.

-Kısa yoldan köşe dönmecilik de yaygındır. Bunun için en iyi araç yüksek getirileri ile kripto paralar görülüyor. Ortada bu kadar yüksek kazanç sağlayan başka araç da yok zaten.

-Genç nüfus kalabalıktır, cep telefonu ve sosyal medya kullanımı yaygındır. Sosyal medya, cep telefonu ve teknoloji kullanımına yatkınlık kripto para yatırımlarının en önemli gerekliliklerinden biridir.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00