Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Mart ayında sanayi istihdamı yüzde 8.4 artarak 6 milyon 177 bine çıkmıştı. Bir ayda mevsimlik etkilerden arındırılmış 480 bin kişilik istihdam artışı sanayide ilk kez gerçekleşti. Pandeminin tam ortasında ve üçüncü dalganın en şiddetli aşamasında ihracat artışı sanayi canlanmasının temel nedeni.

Dün açıklanan mart ayı sanayi üretimi önceki günkü istihdam ve ihracat rakamlarını tamamlar nitelikteydi. Mart ayında sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 16.6, imalat sanayi üretimi yüzde 17.2 arttı. Sanayi üretimindeki artış son 10 yılın en yükseği. En son Ağustos 2011’de aynı düzeyde artış meydana gelmişti. Türkiye ekonomisi de aynı yıl yüzde 11.1 büyümüştü.

Yılın ilk çeyreğinde de sanayi üretim artışı ortalama bazda yüzde 12.3 gerçekleşti.

REKOR ÜRETİMİ NE GETİRECEK?

-Normalde sanayi üretimi ile büyüme paralel gider. Ancak pandemi koşullarından dolayı hizmetler sektörü çok zayıf. Bu nedenle sanayi üretimi ile büyüme ilişkisi son çeyreklerde azaldı.

-Buna karşılık yılın ilk çeyreği için yüzde 5.5-6.0 arasında büyüme bekleniyordu. Açıklanan ve beklenmedik şekilde yüksek çıkan mart ayı sanayi büyümesinin ardından büyüme tahminlerini de yukarı yönde revize etmek gerekecek. Hizmetlerin zayıf seyrine rağmen yüzde 7-8 arası bir büyüme pekala mümkün gibi görünüyor.

-Yılın ikinci çeyreğinde ise daha yüksek sanayi üretimi ve daha yüksek bir büyümeyle karşılaşabiliriz. Bu yıl ekonominin geneli olmasa da, üretim tarafı canlı. Geçen yıl aynı dönemde ise pandeminin ilk şoku ve tam karantina uygulaması nedeniyle üretim tarafı tamamen çökmüştü. Bu yılki rekor sanayi büyümesine yol açacak temel etken de burada yatıyor.

-Mart ayındaki yüzde 16.6’lık üretim artışı da geçen yılki aynı aya ait yüzde 1.6 azalmanın üzerine geldi. Çok sınırlı bir gerilemenin üzerine yüksek bir artış gerçekleşti. Yani üretim artışı güçlü.

-Üretim geçen yılın nisan ayında yüzde 31.4, mayıs ayında yüzde 18.9 daralmıştı. Alaattin Aktaş’ın bir süre önce yazdığı gibi bu daralmaların üzerine yüzde 15 civarında seyreden pozitif büyüme geldiğinde ortaya yüzde 30-40’lık üretim artışları pekala çıkabilir. Bu da nispeten düşük enflasyon dönemi diye tanımlayabileceğimiz 2000’li yıların en yüksek üretim artışı olacak.

SORUN OLUR MU?

-Sanayi üretiminin altında gerçekleşecek bir büyümeden hareket etsek bile, yılın ikinci çeyreğinde karşımıza çift haneli büyüme çıkabilir. Bu oran da yüzde 15-20 arasında bir yerde çıkabilir.

-İlk çeyrek için yüzde 7.5-8, ikinci çeyreği ise bunun iki katı büyümeyi sonuçta yılın ilk yarısında çift haneli büyümeyi beraberinde getirebilir.

-Yılın ikinci yarısında dünya talebinin devam etmesi ve iç pazarın açılması beklenir. Yanında turizm sektörünün katkısı da söz konusu.

-Baz etkisi ise ikinci yarıda büyüme oranlarını artırıcı yönde olmayacak. Buradan hareketle ikinci yarı için yüzde 5 büyüme oranı baz alınsa bile yılın tamamında yüzde 7-8 civarında bir oran ortaya çıkabilir.

-Canlı ihracat, canlı sanayi üretimi ile galiba yüksek büyüme bizi bekliyor. İhracat öncülüğünde olacağından bu büyüme dış açığı büyütücü olmayabilir ve sorun yaratmayabilir. Ya da ihracatın öncülük edeceği büyüme cari açığı büyütücü olmayabilir.

-Sorun ise yüksek enflasyonda, işsizlikte ve gelir dağılımının bozulmasında.

İyi bir bayram ve sağlıklı günler dilerim.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00