Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Nato Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan-Başkan Biden görüşmesi beklendiği gibi sonuçlandı. Her iki taraf yapıcı ve verimli bir görüşme yaptıklarını belirtti.

Ancak bu görüşme, iki yıl önce Japonya’daki G20 Zirvesi’nde Trump ile yapılan görüşmede olduğu gibi, pozitif yönde şaşırtıcı değildi.

28 Haziran 2019’daki görüşmede Trump beklenmedik şekilde S400’leri almasında Türkiye’nin haklı olduğunu net biçimde açıklamıştı. ABD’den yaptırım geleceği korkusuyla baskı altında kalan finansal piyasalar ile reel ekonomik faaliyetler o tarihten itibaren rahatladı ve harekete geçti.

DİYALOG YENİDEN BAŞLADI

-Bu görüşmeden ise beklendiği şekilde somut sonuç çıkmadı. Sadece Trump döneminde başkanlar düzeyinde süren ve Biden’ın işbaşına gelmesiyle duran Türkiye-ABD diyaloğu yeniden başladı. Görüşmeyle elde edilen kazanım diyalog kapısının açılması oldu.

-Bundan sonra diyalogun devamının getirilmesi, kurumlar düzeyine indirilmesi gerekiyor ki, iki ülke arasındaki sorunların sayısı azalabilsin. Denilebilir ki, altı aylık durgunluk döneminden sonra ABD ile ilişkiler hareketlenecek ve daha fazla gündeme gelecek.

İHRACAT YÜZDE 45 ARTTI

-Siyasi sorunlara karşılık ABD ile ekonomik ilişkiler iyi gidiyor. Bu ilişkiler tam da en çok ihtiyaç duyduğumuz ihracat alanında gelişiyor. ABD 2019’da Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı 5’inci ülkeydi. 2020 yılında 3’üncü sıraya, bu yılın ilk dört ayında da 2’inci sıraya yükseldi.

-Almanya 6.3 milyar dolarlık ihracatla ilk sırayı alırken, ABD 4.3 milyar dolarla İngiltere’yi geçerek 2’inci sıraya yükseldi. Toplam ihracat artışı yüzde 33 iken, ABD’ye ihracat bu yıl yüzde 45 arttı.

-Aynı dönemde ABD’den ithalat yüzde 18’lik gerilemeyle 3.7 milyar dolara indi. Bu rakam 4.3 milyar dolarlık ihracatın altında kalınca ilk kez ABD’ye karşı dış ticarette fazla verir hale geldik.

ÇİN, PANDEMİ, BÜYÜME DOPİNGİ

-İhracatta iki yılda beşinci sıradan ikinci sıraya yükselmede ABD’nin Çin’e karşı başlattığı ticaret savaşının belirgin bir rolü olabilir. Be çerçevede ABD, Çin’den yapılan ithalatı Türkiye ile ikame etmek için, 2019’da toplamda 100 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmayı hedefledi.

-Buna göre Türkiye tarafından ABD’ye olan 10 milyar dolarlık ihracatın yaklaşık 5 kat artması gerekiyordu. Dönemin ABD Ticaret Bakanı satın alınabilecek ürünleri belirlemek amacıyla Türkiye’ye geldi ve 5 gün süreyle incelemelerde bulundu.

-2019’daki bu hazırlığın üzerine 2020’de koronavirüs salgını ile küresel tedarik zinciri bozulması geldi. Virüsle Çin’in ikamesi daha baskın bir hal aldı. Türkiye de tedarik merkezleri arasında alternatiflerden biriydi.

-Bu yıl ABD’nin yüzde 6.4 ve AB’nin yüzde 4.4 büyümesi ithalat talebini artırdı. Asya’dan tedarik ve taşımada sorun yaşanması ise Türkiye ihracatını artırmasına fırsat yarattı.

52 ÜRÜNDE REKABET ÜSTÜNLÜĞÜ

-ABD’yle siyasi ve jeopolitik önemli sorunlar yaşamamıza karşılık ihracat en iyi dönemini yaşıyor. Burada hem Çin’i ikame etme isteği hem de ABD ekonomisinde güçlü canlanmanın etkisi büyük.

-Dolayısıyla ihracat artışını konjonktürel ve geçici nedenlere bağlamak mümkün. Ancak bu geçici ihracat artışını kalıcı hale getirmek pekala mümkün. Hem G7 toplantısında hem de 10 yıllık yol haritasının çizildiği Nato Zirvesi’nde Çin karşıtlığı temel hedef olarak gösterildi.

-2019’da yapılan bir çalışma Türkiye’nin ABD pazarında 52 üründe rekabet üstünlüğü bulunduğunu belirledi. Bu ürünleri en çok Çin’den ithal ediyor. Pekala küçük dokunuşlarla Türkiye’den de ithal edilebilir.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00