Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Erkek egemen hip hop endüstrisi öteden beri kadın öğütücüdür; cinsiyetçilik eşyanın tabiatıdır. Sadece kadını aşağılayan şarkı sözleriyle değil, hayatın içinde de. Bir kadın şiddete, özellikle de cinsel saldırıya uğradıysa ve bunu ifşa ettiyse, suçlu kendisidir! Mesela, rapçi Kesha ile müzik yapımcısı Dr Luke arasında beş yıldır süren hukuk mücadelesi. Kadın tecavüze uğradığını söylüyor ama kanıtlayamadığı için davayı kaybettiği gibi, karşı taraf iftira iddiasıyla 50 milyon dolarlık tazminat davası açıyor.

        Rihanna’ya dayaktan sabıkalı Chris Brown bu sefer cinsel şiddet vakasıyla yine sahnede. Paris’te gözaltına alınıp bırakılıyor ve bu iki vaka arasında daha niceleri var. Şartlı tahliye kurallarını ihlalden hapse düşmeler, rehabilitasyonda olay çıkarmalar, diğer şarkıcılarla kavga gürültü, uyuşturucu problemleri, evinde bir kadını silahla alıkoymak, eski sevgilisi Karrueche Tran’ı tehditten uzaklaştırma cezası, yine evinde bir kadına tecavüz iddiası ve bir foto muhabirine yumruklu saldırıdan dava… Bütün bunlara rağmen, bir zamanlar “Yeni Michael Jackson” diye lanse edilen Chris Brown’ın sesi kısılamıyor.

        Chris Brown, susturulması gereken şarkıcılar listesinde.

        Ama zamanlar değişiyor. 2017 sonunda Hollywood’da patlak verip piyasayı tacizci erkeklerden temizlemeye başlayan “Time’s up” hareketi, maço dizaynı çok daha güçlü Amerikan müzik endüstrisinde ağır aksak da olsa uç veriyor. Hakkında yıllardır fiziksel-cinsel şiddet ve pedofili iddiaları dolaşan, çocuk pornografisinden yargılanıp beraat eden ve tüm baskılara rağmen sesi kısılmayan 51 yaşındaki R&B’ci R.Kelly nihayet hedefte. Altı bölümlük “Surviving R.Kelly” belgeselinin Lifetime TV kanalında yayınına başlanmasıyla birlikte “Bu adamı susturun” dalgası yeniden hareketlendi ve iklim gereği bu sefer işe yaradı.

        Şiddet gören eski eş dahil, cinsel saldırıya uğrayan sekiz mağdur kadının konuştuğu belgeselde, 10 yıl evli kaldığı Andrea Kelly’nin anlattıkları bile yeter. Profesyonel dansçı olan karısının bedenine şiddet uygulayarak sakatlamaya çalışması, bir işkenceci profilini ortaya koyuyor. 2001 yılında bir uçak kazasında çok genç yaşta hayatını kaybeden R&B sanatçısı Aaliyah ile henüz 15 yaşındayken yaptığı evlilik de zaten Kelly adına bir çocuk istismarı vakasıydı. Bu evlilik kızın ailesi tarafından iptal ettirilmişti.

        Yıllara yayılan ve şurada detayları yazılamayacak rezaletlerin belgeselde ortaya dökülmesiyle birlikte Sony’nin alt markası RCA, şarkıcıyla olan sözleşmesini iptal etti, adını internet sitesinden kaldırdı. Çoğunluğunu siyahların oluşturduğu kadın hakları örgütü Ultra Violet’nin baskısı, online kampanyada 100 bini aşkın imza toplanması ve sosyal medyadan yükselen itirazlar kadar bazı şöhretli isimlerin R.Kelly aleyhinde tavır alması da etkili oldu.

        Onun da zamanı geldi: "R.Kelly'yi susturun..."

        Belgeselde rol alıp “Seri tecavüzcü R.Kelly için de zaman geldi” diyen John Legend’in yanı sıra Lady Gaga, Chance The Rapper ve Phoenix, şarkıcıyla ortak çalışmaları nedeniyle özür dilediler. Lady Gaga “Bir cinsel saldırı mağduru olarak dehşet içindeyim. Bu kadınlara inanıyorum çünkü çektikleri acıyı biliyorum” diyerek, Kelly ile düet yaptığı “Do What U Want” şarkısını iTunes, Spotify ve Apple Music platformlarından geri çekti, YouTube kanalından da kaldırdı. Bazı radyo istasyonları Kelly’nin parçalarını çalma listelerinden çıkardı.

        #resim#588682#

        Lady Gaga, R.Kelly ile düet yaptığı için özür diledi.

        “ÇİRKİN SESLERİ” BLOKLAMAK

        Müzik piyasasında temizlik, Harvey Weinstein ve Kevin Spacey gibi güçlü isimlerin bile ekarte edilebildiği Hollywood ortamındaki kadar kolay değil; çünkü müzik piyasasında para daha fazla konuşuyor. Örneğin RCA/Sony, Kelly’nin albümlerini piyasadan çekmedi; dijital marketlerdeki satışlar da devam ediyor. New York Times’ın iddiasına göre Kelly, Sony markasıyla 32 milyon albüm satmış bugüne kadar.

        Kadınların, New York'taki Sony binası önünde R.Kelly protestosu.

        Spotify ise Kelly’nin şarkılarını sanatçı radyolarından çıkardı ama albümler platformda mevcut. Ayrıca hayran kitlesinin çapsız niteliği de “MeToo” temizliğini zorlaştıracak cinsten. Belgesel yayınlandıktan sonra listelerde yükseliyor şarkıcı; dijital indirme rakamları tırmanıyor.

        Ancak bazı çekingen adımlar da yok değil. Rolling Stone dergisinin haberine göre Spotify, sınırlı sayıda kullanıcıya, istediği şarkıcıyı bloklama seçeneğini getirmiş sessiz sedasız. Dolayısıyla, R.Kelly’yi susturma kampanyasıyla ilişkilendirildi bu adım. Müzik şirketlerinin şiddetli itirazı nedeniyle sürüncemede kalmıştı. Şimdi sanatçı sayfasındaki menüde yer alan “paylaş” ve “takip et” seçenekleri arasına “bu sanatçıyı çalma” seçeneği konulmuş. Böylece istenmeyen sanatçının müzikleri, kişisel kitaplıkla, haftalık keşif ve daily mix’lerle liste ve radyolarda otomatikman bloklanıyor, ancak o sanatçı platformdaki varlığını sürdürüyor.

        Bu seçenek sadece mobil uygulamanın son güncellemesinde, iOS üzerinde Beta Spotify kullanıcıları için mevcut. Ancak yaygınlaştırılacağı tahmin ediliyor. Şu an mobil uygulamada göründüğü kadarıyla sadece “kötü kullanımı bildir” seçeneği var ki, o da telif hakları ihlali, içerikteki müstehcenlik ve nefret söylemiyle ilgili şikayetlere dair.

        Bekliyoruz bloklama butonunu.

        Diğer Yazılar